<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038</id><updated>2012-01-26T21:59:58.966+02:00</updated><category term='bakliyat'/><category term='laf olsun'/><category term='balık'/><category term='hamur işleri'/><category term='zeytinyağlılar'/><category term='salata'/><category term='çorbalarımız'/><category term='kahvaltı'/><category term='tatil'/><category term='tatlı'/><category term='dolma'/><category term='et yemekleri'/><category term='sebze yemekleri'/><category term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>babiş'e yemekler</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>171</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8964972132744601765</id><published>2012-01-25T15:18:00.002+02:00</published><updated>2012-01-25T15:23:23.239+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakliyat'/><title type='text'>nohutla bulgur pilavı</title><content type='html'>yaşamın adına, ‘çocuk’ dediği kısmı zor. hani adam demiş ya, ‘okullar olmasa maarifi ne güzel idare ederdim!’ diye… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizimki de o hesap. çocuk olmasa babalık ne güzel. oh yan gel yat! adın ‘baba’ ama çocuğun yanında yok!’ yani var ama sen uzaktan seviyorsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak gelin görün ki, eğer ‘iyi’ eğer ‘kötü’ bir insanın gerçekten ‘baba’ olabilmesi için bir çocuğa ihtiyaç var ve de daim yanında olacak. yoksa ‘baba’ demiyorlar adama. en azından biz böylelerine ‘baba’ demiyoruz kendi hesabımıza…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani kaç yaşında olursan ol, istersen ‘koca adam’ mertebesine ulaş, ‘baba’ olman için bir çocuk olacak, o da yanında olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’tan bizde bir çocuk var, üstelik her an yanı başımızda… Allah eksikliğini vermesin, adı da babiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak kızımız diye söylemiyoruz, güzel kızdır hoş kızdır da az biraz sözünde durmaz bu babiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘daha acıkmadım’ der, der demez acıkır, iki ayağımızı bir pabuca sokar dar zamanlarda; ‘yerim yerim’ der, yemez! koca koca tencereler yememiz için yolumuzu gözler, boğazımıza kalır ve üstelik bu durum ne birdir ne iki daha çok fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayıptır söylemesi dün akşam işten biraz erkencene çıktık. niyetimiz eve gidip babiş’e yardım etmek, ‘odasına boya badana yaptırdı, döşemek, yerleştirme işi başından aşkın yardım etmek kim olursa olsun sevaptır’ düşüncesiyle hayır işlemek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle de yaptık, işlerin ucundan tuttuk, babiş’in deyişiyle de ‘bayağı işe yaradık!’ sadece en büyük işin üstesinden gelemedik, karyolasını sökmeyi beceremedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘olsun zarar yok!’ dedi babiş, biz de bu hoşgörü üstüne mutfağa yöneldik bir gece önceden ıslattığımız, babiş’in ‘garanti’ verdiği nohut yeme eyleminin pişirme kısmını kotarmaya giriştik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;giriştik girişmesine de biz daha tencereye bolca tereyağı koyup, kuru soğan eklemiş, pembeleşmelerini &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-o6Pt9BH0zYo/TyAA9uRKEjI/AAAAAAAADeM/Ns1meYUfxbs/s1600/nohut.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" gda="true" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-o6Pt9BH0zYo/TyAA9uRKEjI/AAAAAAAADeM/Ns1meYUfxbs/s400/nohut.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;beklerken, babiş ‘karnım acıktı’ diye söylenmeye ardından da tacirin eline düşüp de aç susuz kalmış köleler gibi görüntü sergilemeye başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çaresiz, tencerenin altını söndürüp ‘zaten yeni yatağa yeni yastık da lazım’ düşüncesinden yola çıkarak babiş’le birlikte sokağa vurduk kendimizi ki niyetimiz, yolda yemeğe kadar az bi atıştırmalıkla açlığını bastırsın dönüp geldiğimizde baba-kız nohula bulgur pilavının başına, turşu ve de kuru soğanla birlikte oturalım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş’e önce yastık alındı ardında da hemen karşı sıradaki sarıyer börekçisine atıştırmalık için girildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada şunu unutmamak gerekir ki ‘hiçbir erkek hele ki yanında bir kadın varsa bir börekçide asla az börek ısmarlanmasına müsaade etmez. dolayısıyla babiş’in bir porsiyon peynirli kol böreği talebine itiraz etmedik, kendimiz ‘kıymalı az kol böreği’ ile yetindik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla babiş karnını tıka basa doldurdu, böreğin yanında çayını da içti, bize de hala söz vermeye devam edip, ‘yerim yerim valla nohut da yerim akşama’ dedi, baba-kız evimizin yolunu tuttuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş; dün akşam nohutla bulgur pilavının yanına tek başımıza oturduk, akşam işin yoksa seni de bekleriz daha bir tencere nohut var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8964972132744601765?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8964972132744601765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2012/01/nohutla-bulgur-pilav.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8964972132744601765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8964972132744601765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2012/01/nohutla-bulgur-pilav.html' title='nohutla bulgur pilavı'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-o6Pt9BH0zYo/TyAA9uRKEjI/AAAAAAAADeM/Ns1meYUfxbs/s72-c/nohut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5557080724727119439</id><published>2012-01-04T14:17:00.001+02:00</published><updated>2012-01-04T14:18:22.085+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>yılbaşı hindisi kakulesiz olur mu?</title><content type='html'>yılbaşı konuğumuz geçen yıl olduğu gibi bu yıl da babiş’ti. elimizden geldiği kadar ağırladık. ağırladık ama ‘memnun kaldı mı?’ orasını pek anlayamadık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayıptır söylemesi peynircimizden üç çeşit peynir aldık, ‘gravyer’i sevmezmiş’ yemedi. biz de sevmediğimizden ‘canım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gravyer’in sofrada yüzüne bakan olmadı, kaldı peynir tabağında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-VQ_E2Tql-So/TwRCbPn8ZhI/AAAAAAAADFA/_CbIRspBjLQ/s1600/YEM.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" rea="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-VQ_E2Tql-So/TwRCbPn8ZhI/AAAAAAAADFA/_CbIRspBjLQ/s400/YEM.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş patlıcan satatası istemişti, yaptık. ‘tuz koymayı unutmuşsun’ dedi, bir çatal aldı bıraktı, marketten aldığı çerkez tavuğunu ise pek sevdi, yaladı yuttu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arada da yine kendisinin marketten aldığı, ‘altı tanesi on liralık’ mercimek köftesini ağzına attı, çevirme zeytinimizi fazla kavruk buldu, salata yemeği yemeğin sonuna bıraktığını açıklayıp,&amp;nbsp;‘bu yıl yılbaşı sofran pek doyurucu değil’ dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Pq3KY0jL0oo/TwRClmt3VGI/AAAAAAAADFM/VTCdacXH2Lo/s1600/YEM3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" rea="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-Pq3KY0jL0oo/TwRClmt3VGI/AAAAAAAADFM/VTCdacXH2Lo/s400/YEM3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;güzel bir şarap almış, ‘yılbaşı akşamı baba kız tadına bakarız’ demiştik, babiş istemedi kırmızıyı, bu yıl pembe şarap içmeyi sevdiğinden pembe aldı, ondan da bir fırt çekip, bundan böyle içmeyi bırakacağını açıkladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sıra geldi gecenin en önemli anına, hindi buduna…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-3e8usrk7Pec/TwRCzHcoJkI/AAAAAAAADFY/Nv1KTbVB0LM/s1600/YEM2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="206" rea="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-3e8usrk7Pec/TwRCzHcoJkI/AAAAAAAADFY/Nv1KTbVB0LM/s400/YEM2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;efendim yılbaşından bir gün önce ‘bize yeter de artar’ diye bir but aldık çarşıdan, eve gelince de domates salçası, biber salçası, birkaç diş sarımsak, karabiber, kakule ve zeytinyağı ile marine ettik, alüminyum folyo ile sarıp sarmaladık, dolaba kaldırdık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yılbaşı akşamı çıkardık yerinden, sargısını söküp bu kez sağına soluna tereyağı sürüp pişirme kağıdına sardık, yanına da pişirme torbasına doldurduğumuz patates kattık, 200 derecelik fırında bir saat pişirdik ikisini. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sofraya getirdiğimizde babiş önce görüntüsünü beğendi, sonra gözüne kestirdiği yerden iyi bir parçayı tabağına aldı, ilk çataldan sonra da ‘süperr. sen bu işin ustasısın, pamuk gibi olmuş. biftek bıçağına bile gerek yok’ dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz sonra da en bildiğimiz edasıyla, ‘keşke kakulesini fazla koysaydın’ dedi de başka da laf etmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5557080724727119439?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5557080724727119439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2012/01/ylbas-hindisi-kakulesiz-olur-mu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5557080724727119439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5557080724727119439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2012/01/ylbas-hindisi-kakulesiz-olur-mu.html' title='yılbaşı hindisi kakulesiz olur mu?'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-VQ_E2Tql-So/TwRCbPn8ZhI/AAAAAAAADFA/_CbIRspBjLQ/s72-c/YEM.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2604461110646959473</id><published>2011-12-30T16:15:00.002+02:00</published><updated>2011-12-30T16:16:17.655+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>mUTLU yILLAR</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yrSP0b6pJJo/Tv3Gv-uhSBI/AAAAAAAADBA/_D_W2DjMl4o/s1600/KED%25C4%25B0LER.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="327" rea="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-yrSP0b6pJJo/Tv3Gv-uhSBI/AAAAAAAADBA/_D_W2DjMl4o/s400/KED%25C4%25B0LER.gif" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş; yarın akşama bildik konuk var. en iyisi erken kaçmak buralardan. yazarız sana. mutlu, en önemlisi sağlıklı yıllar. ayağın taşa değmesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgiler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2604461110646959473?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2604461110646959473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/mutlu-yillar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2604461110646959473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2604461110646959473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/mutlu-yillar.html' title='mUTLU yILLAR'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-yrSP0b6pJJo/Tv3Gv-uhSBI/AAAAAAAADBA/_D_W2DjMl4o/s72-c/KED%25C4%25B0LER.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8029519123505188401</id><published>2011-12-29T14:57:00.001+02:00</published><updated>2011-12-29T14:58:10.856+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>meyhane pilavı</title><content type='html'>babiş’ten bugünlerde çok çekiyoruz! elinden şaşırmış bir haldeyiz. ne pişireceğimizi ne yiyeceğimizi bilmez bilmez dolanıp duruyoruz ortalıkta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyüdü ‘adam’ oldu ya, ya ‘geliyorum’ deyip, yemeğe gelmiyor ya ‘yemeyeceğim’ deyip biraz sonra ‘karnımmm acıkkkkkktııııı açım aççç’ deyip evin her yerinden sesinin en yüksek perdesiyle ses veriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızımız olmasa yapacağımızı biliriz ama ne çare ki sonunda babiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen akşam, ‘dışarıda meyveli yoğurt yedim, midem bulandı, canım bir şey istemiyor, sana biftek çıkardım akşama’ dedi. ‘iyi’ dedik, kendimizi biftek ve salata sofrasına fikren hazırladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak gelin görün ki, akşam eve vardığımızda bir yandan ders çalışıyor bir yandan sosyal medyadaki hareketliliğe katkıda bulunuyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam bifteği demir tavamıza atacaktık ki, içimize bir kurt düştü, seslendik salona, ‘babişşş meyhane pilavı yapsam yer misin?’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘yerim’ demez mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siz olsanız ne yaparsınız? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii ki önce meyhane pilavı teklifini götürmez, hadi diyelim ki götürdünüz, ‘yerim’ yanıtına ‘zıkkımın kökünü ye’ karşılığını verirdiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz bir şey diyemedik tabii. kız sizin değil bizim kızımız. aç uyumasına gönlümüz razı gelmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-3cYlexMizao/TvxjiRv3gtI/AAAAAAAAC_4/YtLVCLECYoA/s1600/pilav.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="202" rea="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-3cYlexMizao/TvxjiRv3gtI/AAAAAAAAC_4/YtLVCLECYoA/s320/pilav.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;başladık meyhane pilavının hazırlığına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- iki biftek dilimini önce boylamasına üçe dörde şerit şerit kestik,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sonra küp küp doğradık dilimleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- etlerin dökme tenceremizde önce suyunu çektirdik,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sonra bol tereyağı ile kavurduk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- küp doğranmış bir baş soğanı ekledik üstlerine hepsini birlikte kavurduk,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- yarım yemek kaşığı ev salçası ekledik üstlerine,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ardından da yıkanmış pirinç ekleyip,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sıcak su çektik üstlerine,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- en son da pişmeye yakın meyhane pilavımız, toz tarçın ve iki çimdik tuz ilave edip,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 10 dk dinlenmeye bıraktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş pilavları yoğurtlu yer, dolayısıyla bir tabak dolusu meyhane pilavını salona yoğurtla tepsi içinde servis ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de pilavımızı mutfakta her zamanki yerimizde, yeşil soğan, turp ve de ayran eşliğinde yedik bitirdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekledik ki içeriden hiç olmazsa, ‘eline sağlık babiş’ teşekkürü gelsin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii ki bizimki ‘nafile’ bekleyişiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş o kadar sms, tweet, eposta arasında ne yediğini niçin yediğini biraz önce aç mıydı tok muydu nereden hatırlayacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8029519123505188401?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8029519123505188401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/dunun-biftegi-aksam-meyhane-pilav-olur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8029519123505188401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8029519123505188401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/dunun-biftegi-aksam-meyhane-pilav-olur.html' title='meyhane pilavı'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-3cYlexMizao/TvxjiRv3gtI/AAAAAAAAC_4/YtLVCLECYoA/s72-c/pilav.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8954702678020828831</id><published>2011-12-26T16:29:00.000+02:00</published><updated>2011-12-27T12:33:39.959+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>bu da bize ders olsun!</title><content type='html'>sokakta yemek yemek pahalı hem de çok pahalı. hele ki bizim gibi hem sultanahmet’te otel odası tutacaksın hem balıkçı sabahattin’de boy gösterip hem de ‘iki de tek atarım’ diyeceksen, yandın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’tan o gece bize ’yoldaşlık’ eden arkadaşımız aklı başında biriydi de mezelerin, balıkların ve de tatlıların altından girip üstünden çıkmadık, gayetle sade, ‘aklı başında’ bir yemek yedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kere hemen oturur oturmaz tepemize dikilen tepsiyi neredeyse tümden reddettik, sadece midyeli pilav ve de fava ile yetindik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balıklardan arkadaşa karadeniz barbunu bize ise ‘gerçek’ olduğuna garanti verilen deniz levreği söyledik, yanlarına da sadece yeşil olanlar doğranmış ince kıyım salata.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Zvw-oC6XkVQ/TviEX4LpWrI/AAAAAAAAC7M/P5eiMip1l5o/s1600/kelle3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" rea="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Zvw-oC6XkVQ/TviEX4LpWrI/AAAAAAAAC7M/P5eiMip1l5o/s400/kelle3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;balıklar iyi, salata da tam istediğimiz gibiydi. karnımız da gözümüz de doydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldik tatlı ve meyvelere. ikisi de ‘müesseseden’ geldi. meyveyi geri çevirdik, tatlı sevmesek bile dondurmalı irmik ile dondurmalı kaysının tadına baktık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hx6jdbgTESI/TviEPpfgeqI/AAAAAAAAC7A/Jqq9bjBe34Y/s1600/kelle4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" rea="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-hx6jdbgTESI/TviEPpfgeqI/AAAAAAAAC7A/Jqq9bjBe34Y/s400/kelle4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu arada bizi sokağa atan babiş’in kulaklarını çınlattık, şerefine kadeh kaldırıp, ‘olsaydı silip süpürmüştü mezeleri, tatlıları’ dedik, dertlendik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda hesabı istedik çok da yüklü gelmeyince geceyi arkadaş kahveyle, biz yolluk bir birayla kapattık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşımızı karısına, kendimizi otele yollayıp geceyi ünlü bir yazarımızın adı verilmiş odamızda sonlandırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_6KHDbm9F0w/TviD_JZfCEI/AAAAAAAAC60/PA8_ZoR8msw/s1600/P1130125.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" rea="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-_6KHDbm9F0w/TviD_JZfCEI/AAAAAAAAC60/PA8_ZoR8msw/s400/P1130125.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;günün sabahına ise ‘kulağımıza küpe olmuş’ çınlamayla uyandık. hani temel’i idama götürüyorlarmış, ‘son arzun nedir?’ diye sormuşlar ya o da ‘bu bana ders olsun’ demiş ya ‘bu sokağa atılma da bize ders olsun, ikinci atılmada bedelini babiş’in harçlığından kesmek lazım’ dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8954702678020828831?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8954702678020828831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/bu-da-bize-ders-olsun.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8954702678020828831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8954702678020828831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/bu-da-bize-ders-olsun.html' title='bu da bize ders olsun!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-Zvw-oC6XkVQ/TviEX4LpWrI/AAAAAAAAC7M/P5eiMip1l5o/s72-c/kelle3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1363434656112570686</id><published>2011-12-26T12:42:00.000+02:00</published><updated>2011-12-26T15:24:28.902+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>palatium magnum</title><content type='html'>insan babasını sokağa atar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;atmaz tabii ama söz konusu arkadaşsa, babiş bunu yapar hem de gözünü kırpmadan yapar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neymiş efendim ‘evde pijama partisi verecekmiş. gelenler de doğal olarak evde yatıya kalacakmış, gecenin o saatinde arkadaşlarını sokağa mı atsaymış?’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doğru. insan arkadaşlarını sokağa atacağına, babasını kapının önüne koyar daha iyi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim hafta sonu babiş gözünü kırpmadan bize sokağı gösterdi. kalıverdik o karda kışta, o ‘pek soğuk mu soğuk cuma günü’ ortalıkta. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sokağa atılmak ilk defa başımıza geldiğinden çaresizliğimizi anlatmakta kelimeler kısa kalır, ancak yaşayan bilir. Allah kimsenin başına vermesin böyle bir şeyi hele hele çocuğu tarafından kapının önüne konulmayı göstermesin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki gidecek yeri olmayan insan ne yapar? ilk defa sokakta kaldığımız için bilmiyoruz tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla bilmediğimiz soruları sorduğumuz yere sorduk, ‘nerede kalınır?’ diye yazdık google’a, enter tuşuna bastık ki, 700’den fazla noktada, 5 binden fazla kalınacak yer varmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani sokağa atılmak o kadar da dert değilmiş, dert olan bu kadar çok seçenek karşısında seçenek yaratmakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dpHLeQFA_5Y/Tvh1ccptN9I/AAAAAAAAC6o/YOj0IFFL9PM/s1600/kelle2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" rea="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-dpHLeQFA_5Y/Tvh1ccptN9I/AAAAAAAAC6o/YOj0IFFL9PM/s400/kelle2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Allah’tan ki aklımızın bir köşesinde öteden beri ‘sultanahmet’te bir gece’ fikri asılı dururdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çekip indirdik bu fikri yere, ayakları üstüne bastı, gerçek oldu. online satışla bir oda tuttuk kendimize ve macera başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam işten çıktık. önce servisle metroya geldik, binip indik metrodan, ardından kendimizi fanikülere attık, ondan sonra da tramvaya…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada biz sanıyoruz ki bir tek biz sokağa atılmışız koca dünyada, oysa bir arkadaşımız da kızı tarafından olmasa da karısı tarafından sokağa atılmış ancak gece yarısına kadar. sonrası eve gelecek demek. yani insanın bir karısı olursa ancak gece yarısına kadar sokağa atılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buluştuk arkadaşımızla. buluştuk ama arkadaşımız üstte yok başta yok atılmış sokağa bir poları var sırtında, tir tir titrer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi tramvayda insan kalabalığından biraz ısında ama yine de aklımız kaldı sağlığında. iner inmez bir şemsiyenin altına sığınınca rahatladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada bilen bilir ki sultanahmet hele de cankurtaran son yıllarda bir başka güzelleşti bir başka canlılığa büründü. her yan cafe her yan lokanta, teraslar ise seyirlik. istanbul’un en güzel manzaraları en üst katlarda gelecekleri bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-D3qku2mO-a8/TvhOV-vW0HI/AAAAAAAAC6Q/2sspLqJDuTw/s1600/kelle1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="263" rea="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-D3qku2mO-a8/TvhOV-vW0HI/AAAAAAAAC6Q/2sspLqJDuTw/s400/kelle1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ancak tahmin edersiniz ki biz yerin üstü yerine yerin altını tercih ettik, öteden beri görmek için can attığımız bizans’ın ünlü büyük saray’ı (palatium magnum)’u yılın en soğuk akşamında arkadaşımızın rehberliğinde dolaştık ve tabii ki hayran kaldık, ilk fırsatta uzun uzun gezmek için kendimize söz verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada sokakta kalan insanların bir sorunu da karınlarını doyurmaktır. aç karnına sokak gezilmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak şansa bakın ki cankurtaran’da neredeyse bizden başka insan yoktu sokaklarda, dolayısıyla bütün cafe ve lokantalar boş olduğundan ‘gel gelciler’ kapılarda kimi yakalasalar içeri almak için atak yaptıklarından hiç birine yakalanmamak için o sokak senin bu sokak derken kendimizi balıkçı sabahattin’in dükkanında bulduk, aç karnımızı doyurduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş; yediklerimiz içtiklerimiz yarına kalsın olur mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1363434656112570686?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1363434656112570686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/palatium-magnum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1363434656112570686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1363434656112570686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/palatium-magnum.html' title='palatium magnum'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-dpHLeQFA_5Y/Tvh1ccptN9I/AAAAAAAAC6o/YOj0IFFL9PM/s72-c/kelle2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6135504495753162876</id><published>2011-12-23T12:41:00.001+02:00</published><updated>2011-12-23T12:41:49.450+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>babiş bizi sokağa attı!</title><content type='html'>hamiş; babiş kızlarla evde 'pijama partisi' yapacakmış. bizi evden attı. dışarıda, kar altındayız yani. yazarız sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6135504495753162876?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6135504495753162876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/babis-bizi-sokaga-att.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6135504495753162876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6135504495753162876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/babis-bizi-sokaga-att.html' title='babiş bizi sokağa attı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2899295917052316991</id><published>2011-12-16T15:40:00.003+02:00</published><updated>2011-12-16T15:45:25.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>tarçınlı tavuk</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;daha önce yazmıştık. tavuk yemiyoruz. daha doğrusu ‘serbest dolaşan tavuk’ olmadıkça yemiyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;o da ‘ha’ deyince her yerde bulunmuyor. kırk yılda bir kadıköy pazarında rastlayınca kendilerine, alıp eve getirip son damlasına kadar suyunu çıkarıp, çorba, pilav, tereyağında salçalı tavuk yapıp afiyetle mideye indiriyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde bir tv programında bir kadın yemek yazarı öylesine kolay bir tavuk tarifi verdi ki, ‘bir gün babiş’e kağıtta levrek yerine kağıtta tavuk yapıp yutturmaya çalışırız’ dedik tarifi bir kenara yazdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte tarifi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bir tavuk göğsünü dövdür biraz,&lt;br /&gt;- yay bir alüminyum kağıdın üstüne,&lt;br /&gt;- onun üstüne de biraz karabiber biraz pul biber, bir iki dal biberiye ya da kekik ekle, en üste de iki dilim limon dilimleyip koy,&lt;br /&gt;- hatta yağ bile gerekmez,&lt;br /&gt;- sonra da alüminyum kağıdı kapa üstlerine bohça yap,&lt;br /&gt;- doğru 180 derecelik fırına,&lt;br /&gt;- en fazla 20 dk sonra yemeğin hazır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-judEDR5gdvc/Tus-1d6wDTI/AAAAAAAACsA/teOckVHmrI4/s1600/TAVUK.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-judEDR5gdvc/Tus-1d6wDTI/AAAAAAAACsA/teOckVHmrI4/s400/TAVUK.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;biz de bu tariften esinlenip birkaç parça tavuk göğsü alıp dolaba koymuştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;koymuştuk ama babiş’i bul bulabilirsen. bu aralar babiş’ten şikayetçiyiz, bunu da buradan duyuralım ki sanmasın olan bitenden haberdar değiliz. bizi iyice boşladı. artık neredeyse o divanda, biz mutfakta da olsa birlikte yemek yiyemiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nedeni de ‘arkadaşla yenen yemek babayla yenen yemekten daha tatlıdır’ tespiti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hal böyle olunca tespit doğru olunca, babiş’in yüzünü gören cennetlik oldu. dolayısıyla ‘dalga geçelim sürpriz yapalım’ derken tavuklar elde kaldı. kalınca da ‘zaten tavuklar tavuk değil bir de derine kaldırıp daha da tatsız hale getirmeyelim’ diye tavuğu pişirmeye niyetlendik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;niyetlendik ama niyetimiz kağıtta tavuk değil son günlerin favori baharatımız tarçınla pişirip az biraz sulu bırakıp hazır babiş de yokken ekmeği suyuna banıp doya doya tarçınlı tavuk yemek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim tarçınlı tavuğun tarifi kolay;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- parçala böl tavuğu, kuşbaşı olsun,&lt;br /&gt;- tencerede önce suyunu salsın sonra az biraz çevir,&lt;br /&gt;- sonra tereyağı ile kavur, salça ekle, &lt;br /&gt;- üstlerine su çek,&lt;br /&gt;- toz tarçın ekle,&lt;br /&gt;- en son yemeği indirirken tuzunu koy.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş; tarçınlı tavuk güzel oldu hele ki salça ve tarçın bir araya gelince. yalnız ekmeği fazla banmamak lazım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2899295917052316991?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2899295917052316991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/tarcnl-tavuk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2899295917052316991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2899295917052316991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/tarcnl-tavuk.html' title='tarçınlı tavuk'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-judEDR5gdvc/Tus-1d6wDTI/AAAAAAAACsA/teOckVHmrI4/s72-c/TAVUK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8516964990077780513</id><published>2011-12-13T15:02:00.000+02:00</published><updated>2011-12-13T15:03:16.479+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>çilingir sofrası</title><content type='html'>çilingir sofrası nedir? hangi sofraya çilingir sofrası denir, bilir misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş’e sorduk biliyormuş. mutlaka siz de biliyorsunuzdur. onun için bu yazıyı ‘bilmeyenler’ için yazdık, haberiniz ola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten biz de bir zamanlar bu ‘bilmeyenler’in içindeydik, ‘hadi bir çilingir sofrası kuralım’ denilince biz rakı sofrasını hatırlayanlardandık. ancak insan okuyunca her şeyin doğrusunu öğreniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;reşat ekrem koçu’nun eski istanbul meyhaneleri kitabında rastladık ki çilingir sofrası bizim bildiğimiz rakı sofrası değilmiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peki neymiş çilingir sofrası?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim, hırsız ya da hırsızlar bir eve girdiklerinde bir yandan işlerini yapar bir yandan da mutfakta ne bulurlarsa ortaya döker, rakı da bulurlarsa bir de tek atar acele acele atıştırıp çıkar giderlermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu ortaya dökülen ne var ne yok ve rakıdan oluşan sofraya da çilingir sofrası denirmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hırsız ve çilingir ikilisi hoş değil mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada niye hırsız sofrası değil de çilingir sofrası demişler bu sofraya? onu yazmıyor reşat ekrem koçu. ‘her halde çilingir lafı, açmaktan çıkarmaktan gelse gerek’ diyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-w_PrfjEsFag/TudMKClzapI/AAAAAAAACrQ/qd7J_sSGihA/s1600/P1110993.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" oda="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-w_PrfjEsFag/TudMKClzapI/AAAAAAAACrQ/qd7J_sSGihA/s400/P1110993.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde biz de kendimize bir çilingir sofrası kurduk, mutfakta dolapta ne varsa masanın üstüne yığdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dünden kalan bir parça palamut ızgara, midye dolma, turşu, süzme yoğurt, salatalık, acı kırmızı biber, arpacık soğan, turp, antep peyniri, çevirme zeytin, kavurma, pide ve de bir duble rakı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oturduk başlarına, bir yandan rakımızı yudumladık bir yandan bir ondan bir bundan çimlendik, arada da babiş’e ‘hele anlat şu çilingir sofrasını’ dedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş anlatmaya başladı ki bildiği, bizim eski bildiğimizmiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8516964990077780513?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8516964990077780513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/cilingir-sofras.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8516964990077780513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8516964990077780513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/cilingir-sofras.html' title='çilingir sofrası'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-w_PrfjEsFag/TudMKClzapI/AAAAAAAACrQ/qd7J_sSGihA/s72-c/P1110993.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7817964270430702559</id><published>2011-12-05T16:47:00.001+02:00</published><updated>2011-12-05T16:50:42.368+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>çevirme zeytin</title><content type='html'>biz baba-kız zeytin hastasıyız. ancak her zeytinin değil. o irili ufaklı kapkara, tuzlu zeytinlerin hele hiç değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim zeytinimiz ya antep-urfa ya da antakya zeytini olmalı ki yiyebilelim yoksa diğerlerini ‘yenmez’ ilan edip bir kenara bırakıyor babiş, tabii ki ‘haram olmasın’ diye tüketmesi bize düşüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim bayramda cunda’dan büyük bir hevesle aldığımız, ilk defa tattığımız çevirme zeytin, ‘fazla tuzlu’ diye yenmedi, tuzsever bir arkadaşa verildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak bu çevirme zeytinin daha çok çevirme kısmı hoşumuza gittiğinden, denemek için zeytin hasadını dört gözle bekledik ve kasım sonu zeytinler toplandı, çarşı pazarda baş gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim yeni keşfettiğimiz, eski salıpazarının kenarında bir dükkanımız var. antep’ten gelmiş peynir, zeytin, fıstık, bulgur, mercimek, pirinç, taze acı biber, gerçek nar ekşisi aklınıza ne gelirse satılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen yıl bir bidon antep zeytini alıp baba-kız bütün bir kış tüketmiştik. bu kez hem salamuraya yatırılmış bidon bidon zeytin hem de yeni dalından koparılmış antep zeytini bulduk. tercihimizi işlenmemiş zeytinden yana kullanıp üç kilo zeytin alıp evin yolunu tuttuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zeytin işlenmemişse çeşit çeşit yöntemle zeytini tatlı hale getirip istediğiniz gibi tüketebilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-PKNKFTHCeG8/TtzZgfCAfvI/AAAAAAAACpI/k6lZS0J-q7U/s1600/zeytin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" dda="true" height="317" src="http://2.bp.blogspot.com/-PKNKFTHCeG8/TtzZgfCAfvI/AAAAAAAACpI/k6lZS0J-q7U/s400/zeytin.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;nitekim biz üç çeşit zeytin kurduk; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bir kavanozu zeytin doldurup üstüne sadece su çektik, ne tuz koyduk ne de limon yani salamuraya niyetlenmedik, kavanozu bir kenara kaldırdık, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- unutmayın bu tür zeytinin suyunu ne kadar çok sıklıkla değiştirirseniz o kadar çabuk tatlandırırsınız, su değiştirmenin sıklığı size kalmış, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bir kavanozu da çevirme zeytini denemek için zeytinle doldurup, üstlerine kaya tuzu ve kekik ekledik. şimdi gidip gelip kavanozu çeviriyoruz. çok keyifli, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- bir kavanozu da tezgahta kırdığımız zeytinlerle doldurup üstüne su çektik. bu zeytin türünün de ne kadar çok suyunu değiştirirseniz o kadar çabuk tatlanır ki tadından yenmez,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- ondan sonra gelsin çeşit çeşit zeytin sunumu. yani bu zeytinin esprisi şu ki tatlandıktan sonra kendince tuz koyarsın, üzerine zeytinyağı çeker limon sıkar hatta pul biber eklersin hatta üstlerine maydanoz kıyıp, nar ekşisi gezdirirsin ki tadından yenmez. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7817964270430702559?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7817964270430702559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/cevirme-zeytin.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7817964270430702559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7817964270430702559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/12/cevirme-zeytin.html' title='çevirme zeytin'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-PKNKFTHCeG8/TtzZgfCAfvI/AAAAAAAACpI/k6lZS0J-q7U/s72-c/zeytin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7140247650051039099</id><published>2011-11-30T09:40:00.001+02:00</published><updated>2011-11-30T14:16:22.716+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>tarçınlı kavurma!</title><content type='html'>babiş’e bayram sonrası kavurma yaptık, kurban etinden. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem de tarçınlı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tarçın son aylarda mutfağımızın gözdesi. neredeyse her yemeğe tarçın katar olduk.&lt;br /&gt;baba-kız pek keyfimiz yerinde.&lt;br /&gt;bir de babiş tavukgöğsüne tarçın serpip yese o zaman değmeyin gitsin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-a_D9brpkl0k/TtXeJe_ZpYI/AAAAAAAACmI/K40b6JuCTVM/s1600/kavurma.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" dda="true" height="290" src="http://4.bp.blogspot.com/-a_D9brpkl0k/TtXeJe_ZpYI/AAAAAAAACmI/K40b6JuCTVM/s400/kavurma.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;hamiş eğer kavurma yaparsan sana tarifidir;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-dana etini az biraz yağlı al,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-önce bir güzel suda beklet, ki bol bol kanı çıksın akıp gitsin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-hatta birkaç kez suyunu değiştir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-sonra etin suyunu süz, tencerenin altını yak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-bırak etler kendi suyunu salsın sonra da çeksin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ve tarçınını ekle,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-önce harlı ateşte,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-sonra ocağı kıs en az bir saat kısık ateşte pişsin etler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-tel tel olmaya başladığında da tuz ekle,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-afiyet olsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7140247650051039099?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7140247650051039099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/tarcnl-kavurma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7140247650051039099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7140247650051039099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/tarcnl-kavurma.html' title='tarçınlı kavurma!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-a_D9brpkl0k/TtXeJe_ZpYI/AAAAAAAACmI/K40b6JuCTVM/s72-c/kavurma.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7640497588832865821</id><published>2011-11-24T16:35:00.001+02:00</published><updated>2011-11-25T10:34:48.066+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>çakma yuvalama!</title><content type='html'>babiş bize bozulmuş! sosyal medya üzerinden seslenip, twitter atmış. der ki, ‘geçenlerde yaptığım yuvalamayı babiş'e yemekler'e koymamanı kınıyorum.’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haklı ama değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kere babiş’e yemeklerin kurcusu, editörü, fotoğrafçısı, kısaca her şeyi biziz. dolayısıyla kimseye hele hele yakınlarımıza öz kızımız bile olsa torpil geçemeyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamam geçen hafta babiş yuvalama pişirdi bu doğru ancak yuvalama gerçek yuvalama değildi. antepliler yese, ‘yorumm siz bunu yuvalama mı deyip yiysiz’ der, bizi makaraya alırlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kere et olarak kullanılan et, kurban bayramında kurban sahiplerinin kestiği, içine kuzu eti de katıp köfte yapıp yeriz ya kavurma yaparız diye yolladığı kurban etiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derin dondurucunun alt gözüne bir gece önce indirmiştik ki, ya babiş’e köfte yapalım ya da bildiğimiz, severek yediğimiz bir yöresel yemek sunup alkış alalım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak babiş geçen gün tuttu bizi işyerinden telefonla taciz etti yana yakıla, ‘yuvalama yiyelim n’olur yuvalama yiyelim bu akşam’ diye sızlandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de ‘nasıl olsa bir gün boynuz kulağı geçecek, katkımız olsun, usta diye bizi bellesin’ diye dolaptaki eti kullanıp yuvalama yapmasını önerdik, tarif verdik.&lt;br /&gt;nitekim akşam eve süzme yoğurtla gittiğimizde, yuvalama dökme demir tencerede pişmiş ocakta bekliyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bize kalansa yuvalamaya yoğurt katmak, kuru naneyi eklemek ve tereyağını ısıtıp üstüne dökmekten ibaretti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sofraya oturduğumuzda doğal olarak babiş ilk kaşığımızla birlikte yorum istedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘eline sağlık gerçek yuvalamadan farkı yok’ dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş, ‘iyi et olaydı, biraz da yağlı olaydı sen o zaman gerçek yuvalamayı’ görürdün’ dedi, dayılandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee sonunda biz de ‘çok okunan ve izlenen’ bir blog editörü olarak bu dayılanmayı sineye çekmeyip, babiş ‘gerçek yuvalama’ pişirene kadar yazmama kararı aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7640497588832865821?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7640497588832865821/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/cakma-yuvalama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7640497588832865821'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7640497588832865821'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/cakma-yuvalama.html' title='çakma yuvalama!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2276778550420907640</id><published>2011-11-23T17:11:00.001+02:00</published><updated>2011-11-23T17:15:25.042+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakliyat'/><title type='text'>kıymalı mercimek</title><content type='html'>zili çalıyorsun. &lt;br /&gt;kapı açılıyor. &lt;br /&gt;gülen güzel bir kız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanaklarından öpüyorsun ve burnuna nefis bir koku geliyor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ev yemek kokuyor. çünkü babiş kıymalı mercimek yemeği yapmış akşama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü babiş artık daha çok evde oturuyor. canı isterse de yemek yapıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işler tersine döndü yani. zili baba çalıyor, kapıyı babiş açıyor. yemeği babiş pişiriyor. tepsi yerine masa kuruyor ve babasının sofraya oturmasını bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;büyük mutluluk yaşayana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kıymalı mercimek yemeğinin tarifini ondan aldık. çok basitmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- akşam yeşil mercimeği ıslatıyorsun,&lt;br /&gt;- pişireceğin zaman kıymayı kavurup,&lt;br /&gt;- kuru soğan ekliyorsun minik minik doğranmış,&lt;br /&gt;- sonra da üstlerine biraz salça, kavuruyorsun durmadan,&lt;br /&gt;- ardından sıcak su ama epeyce bol,&lt;br /&gt;- çünkü mercimek çok su çekermiş,&lt;br /&gt;- eh yarım saatte pişiyormuş yemek,&lt;br /&gt;- en sonunda da yeterince tuz ekliyorsun,&lt;br /&gt;- kıymalı mercimek hazır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;valla kızımız diye söylemiyoruz kıymalı mercimek o kadar güzel olmuştu ki yanına kuru soğan kırıp turpla yedik, fotoğraf çekmeyi bile unuttuk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2276778550420907640?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2276778550420907640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/kymal-mercimek.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2276778550420907640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2276778550420907640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/kymal-mercimek.html' title='kıymalı mercimek'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8354907300448748555</id><published>2011-11-16T15:05:00.001+02:00</published><updated>2011-11-16T15:07:30.462+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>fırına et atmak</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-hNEmUut1rzw/TsO1CfmpajI/AAAAAAAACkA/-QzQeWLl-P8/s1600/et+atmak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" hda="true" height="300" src="http://4.bp.blogspot.com/-hNEmUut1rzw/TsO1CfmpajI/AAAAAAAACkA/-QzQeWLl-P8/s400/et+atmak.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;babis’le sevdiğimiz, kolay ve çok lezzetli bir yemeğimiz var. adına ‘fırına et atmak’ diyoruz. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;kendimizi bildik bileli yeriz. babiş de ilk yediğinden bu yana ne zaman ‘fırına et atalım mı?’ önerisiyle ortaya çıksak, ‘he’ dedi başka da bir ses etmedi, dolayısıyla yemek mönümüze temeli girdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında yemeğin aslı bizim ev fırınında pişirdiğimiz değil. doğrusu taş fırında pişirilendir. çünkü taş fırın lezzeti bu nefis taamda neredeyse yarı yarıya etkilidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durum böyle olunca biz ağzımızda kalan çocukluk tadıyla idare edip, babiş’e de ev fırınına atılmış etin tadını sunuyoruz. o da öbür tadı bilmediğinden ‘nefis nefis’ deyip silip süpürüyor önüne konulanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha bir de bizim fırına attığımız ette patates yoktur. aslolan acı biber ve domatestir. ancak babiş bu ikisini yemeği şimdilik yemeği reddettiğinden ona patates bize biber ve domates pişiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;size kolay, lezzetli olan bu tarifi verelim bakarsınız sizin de ağız tadınıza uyar fırına et atarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;malzeme (iki kişilik) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- yarım kilo yağlı kuzu kıyma alın ki biraz yağlı olsun. yağsız yemek yemek değildir bunu bilirsiniz, ona doyumluk derler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- içine tuz, birkaç diş dövülmüş sarımsak ve biber salçası katın ki renk versin,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- sonra bunları karıştırıp tepsinin ortasına bir cm’lik kalınlıkta yayın,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- kenarlarına da domates, biber ve de patates dilimleyin afiyetle yiyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8354907300448748555?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8354907300448748555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/babisle-sevdigimiz-kolay-ve-cok.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8354907300448748555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8354907300448748555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/babisle-sevdigimiz-kolay-ve-cok.html' title='fırına et atmak'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-hNEmUut1rzw/TsO1CfmpajI/AAAAAAAACkA/-QzQeWLl-P8/s72-c/et+atmak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1902611483959114671</id><published>2011-11-03T16:52:00.000+02:00</published><updated>2011-11-04T00:31:06.321+02:00</updated><title type='text'>etli bamya ve de safranlı pilav!</title><content type='html'>babiş şu kadar yaşa geldi görüntüsünü biliyor ama daha bamya denilen sebzenin tadını bilmiyor. ağzına koymadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamam tatmak istemiyorsa istemesin, zorla tattıracak halimiz yok ya, hem biz de o yaşlarda bamyayı sadece şeklen bilirdik, tatmışlığımız ve de sevmişliğimiz yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;amma gel zaman git zaman sonra insan dediğimiz canlı yaratık, kaya gibi durduğu yerde durmuyor, kayadan hem de çok hızlı yaş alıyor, kemale eriyor ve bir gün gelip bamyayı seviyor hatta zeytinyağlısını değil de yağlı yüzlü kuzu etli, ekşili ve de nohutlusunu canı çeker oluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun lafın kısası zaten sizin de anlamış olduğunuz gibi bamya babiş’in aklına bile gelmiyor bizimse aklımızdan çıkmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-IhHHXoKCjPo/TrKqSjrMkWI/AAAAAAAACgs/7q0A2oPqZcE/s1600/bamya.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="258" ida="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-IhHHXoKCjPo/TrKqSjrMkWI/AAAAAAAACgs/7q0A2oPqZcE/s400/bamya.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;etli bamyayı şimdi yapmasına yaparız, ayıptır söylemesi iyi de yaparız ama bugünlerde istiyoruz ki birileri bize yemek yapsın, yemeğe çağırsın biz de gidip afiyet şeker yiyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nerdee? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi kendimize hayal kurup duruyoruz işte. artık ne etli bamya yapıp yemeğe çağıracak ev sahibi kaldı ortalıkta ne de o etli bamyalar? Yapılsa bile sade suya tirit bamyalar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda baktık olmuyor, karşı yakada yaşayan bir kız kardeşimiz var ondan rica ettik ki bildiğimiz, baba evinde nadir de olsa bize ‘zorla’ yedirilen (yemezsen aç kalırsın) etli bamyadan yapsın da biz de gidip yiyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekledik, bekledik sonunda o gün geldi çattı, misafirliğe çağrıldık hatta bamya heyecanından akşamdan gidip gece yatısına kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah mükellef bir kahvaltı sunuldu bize, ne bal kaymak kaldı ne türlü çeşit peynir hatta sabah sabah pek sevdiğimiz patlıcan, biber kızartma bile vardı sofrada. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üstlerine de kahve ikram edildi, gazetelerle bir köşeye çekildik ki öğlen yemeğinin vakti gelsin etli bamyamıza kavuşalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-U44kQaWCal4/TrKqb4wzD9I/AAAAAAAACg0/ttkakivxfug/s1600/safranl%25C4%25B1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" ida="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-U44kQaWCal4/TrKqb4wzD9I/AAAAAAAACg0/ttkakivxfug/s400/safranl%25C4%25B1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu arada hemen belirtmeliyiz ki kız kardeşimiz bizim gibi aklı eskilerde kalmış biri değil; yağlı yüzlü yemeklerden çoktan vazgeçmiş, aile mutfağına yüz çevirmiş hatta kendince yeni arayışlara girmiş biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem de öyle arayışlar ki, öğlen yemeğinde etli bamyanın yanında ’nasıl olsa biz söylemeden o akıl eder’ diye beklediğimiz tereyağlı ‘beyaz pilav’ yerine sofrada safranlı pilav vardı. ‘yaa yağ, yüz?’ derseniz onu da Hak getire…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş bu arada bu bamya hadisesini daha babiş’e anlatmadık. hem anlatıp da maskara mı olalım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meraklısına not:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- kasaptan şöyle yağlı yüzlü parça et alın,&lt;br /&gt;- tencerede önce suyunu salsın sonra tereyağı ile kavurun,&lt;br /&gt;- salça ekleyin,&lt;br /&gt;- önceden ıslatıp ve de sonra haşladığınız, bir avuç nohudu ekleyin,&lt;br /&gt;- karınca çok değil ekşi ya limon suyu ya limon tuzu koyun,&lt;br /&gt;- üstlerine sıcak su çekip,&lt;br /&gt;- en son bamyaları katın aralarına,&lt;br /&gt;- ama sakın karıştırmayın,&lt;br /&gt;- en fazla 20 dk sonra etli bamyanız hazır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;afiyetle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1902611483959114671?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1902611483959114671/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/etli-bamya-ve-de-sofranl-pilav.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1902611483959114671'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1902611483959114671'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/11/etli-bamya-ve-de-sofranl-pilav.html' title='etli bamya ve de safranlı pilav!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-IhHHXoKCjPo/TrKqSjrMkWI/AAAAAAAACgs/7q0A2oPqZcE/s72-c/bamya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4197462549511615637</id><published>2011-10-26T17:07:00.001+03:00</published><updated>2011-10-26T17:07:58.547+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>hamsi buğulama</title><content type='html'>babiş balık seviyor ama her balığı değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;palamut tamam, çiftlik çuprası (zaten denizi yok artık), çiftlik levreği tamam. eh arada sırada hamsi, istavrit de olur amma onların da tavası olursa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizse denizden ne çıkarsa yiyenlerden olduğumuzdan… taa buralara gelene kadar ‘balık’ nedir yemediğimizden, bir kez yenilmiş yayın balığı sayılmaz değil mi, görmemişler gibi söz konusu balık olunca ve ne şekilde pişirilirse pişirilsin yediğimizden babiş’le zaman zaman aramızda söz konusu balık olunca ikilik çıkıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söz gelimi şimdi hamsi zamanı. parası da iki para… yani almayanı ve de yemeyeni balıkçılar dövüyor kadıköy çarşısında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee biz de her akşam ille yolumuzu çarşıya düşürdüğümüzden balıkçıların arasından zar zor eli boş geçiyoruz. hele ki hamsi hem de temizlenmişse… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim geçen gün bir paket hamsi alıp eve geldik. geldik ama canımız hamsiyi buğulama istiyor. buğulamayı da babiş yemez. o zaman? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QZsI4dNl3zk/TqgT_zlZcDI/AAAAAAAACdE/WzXWQutiUiE/s1600/bugu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="245" ida="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-QZsI4dNl3zk/TqgT_zlZcDI/AAAAAAAACdE/WzXWQutiUiE/s400/bugu.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;o zaman şu oldu ki onun önüne başka bir yemek koyup kendi buğulamamıza itina gösterdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce hamsilerin son kalan fazlalıklarını da çıkardık, omurgasız bıraktık, sonra toprak kabımızı zeytinyağı ile yağladık, sıra sıra dizdik hamsileri, üstlerine de dilim dilim domates, yeşil biber, yeşil soğan ve de limon dilimleri ekledik, hopp ocağın üstüne.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamsi buğulama fırında da olur ama babiş’in yemeği fırın ızgarasını işgal eylediğinden biz de ocağın önce harlı sonra kısık ateşinde pişirdik hamsi buğulamayı. nefis oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada babiş geri kalan hamsileri tava istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4197462549511615637?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4197462549511615637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/hamsi-bugulama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4197462549511615637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4197462549511615637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/hamsi-bugulama.html' title='hamsi buğulama'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-QZsI4dNl3zk/TqgT_zlZcDI/AAAAAAAACdE/WzXWQutiUiE/s72-c/bugu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-454096487178362175</id><published>2011-10-18T15:58:00.000+03:00</published><updated>2011-10-18T16:00:53.317+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>patatesli börek</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-VbiKJ5CvCcE/Tp13UaLdoJI/AAAAAAAACY8/HxFZwQ6lLgY/s1600/borek.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" oda="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-VbiKJ5CvCcE/Tp13UaLdoJI/AAAAAAAACY8/HxFZwQ6lLgY/s400/borek.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;eski günleri özlüyoruz. ne güzel erken erken kalkar, çayın suyunu koyup, ekmekleri dilim dilim doğrar, kahvaltı hazırlıklarına girişir, babiş’in kalkmasını beklerdik. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geçti o günler. babiş büyüdü, büyüdükçe kendi kahvaltısını kendi eder hale geldi ama sofrası da yoksullaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o, halinden memnun ama bizimki baba yüreği işte yatarken de sabah kalktığımızda da aklımızı ona takılı buluyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sorular derseniz bin bir çeşit; ‘ne yedi? ne içti? yine hiçbir şey yememiş! aç bilaç gitmiş okula. böyle de olmaz ki…’ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak neylersiniz ki babaların da babişleri üzerindeki hükümleri bir yere kadar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam baktık ki yine sorularla uyuyacağız, bir türlü rahat etmeyeceğiz, ‘bari gün olur lazım olur’ diye derinlere sakladığımız börekleri babiş’e teklif edelim dedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ummuyorduk ancak babiş ‘olur’ deyince mutlandık ve ayıptır söylemesi patatesli-peynirli sarıp sarmalayıp sakladığımız börekleri akşamdan aşağıya indirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş, ‘börekleri ben sabah kızartırım babiş’ deyince de yastığa kafamızı huzurla koyduk, uyuduk. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uyuduk uyumasına ama fırtınadan mıdır yoksa kızartma telaşından mıdır nedir, babiş’le birlikte uyandık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii tahmin edeceğiniz gibi çayı demledik, ardından da kızartma işini üstlendik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş hazır sofranın başına oturdu. biz de günlük rutinimize döndük, mutfağa uğradığımızda ise gözlerimiz yerinden fırlamış, börek tabağında tek başına duran mini minnacık bir börekle göz göze gelmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şaşkınlıktan ağzımızdan ‘yuhhh yani’ çıktı. babiş bizim aç halimize karşı karnını tıka basa doldurmuş haliyle oldukça sakindi ve sakin sakin de yanıt verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- babiş ya anaroksiya olan kızın olsaydı? şükret!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-454096487178362175?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/454096487178362175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/patatesli-borek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/454096487178362175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/454096487178362175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/patatesli-borek.html' title='patatesli börek'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-VbiKJ5CvCcE/Tp13UaLdoJI/AAAAAAAACY8/HxFZwQ6lLgY/s72-c/borek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2038331172073372596</id><published>2011-10-12T14:57:00.002+03:00</published><updated>2011-10-12T14:59:33.985+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>Allah büyüktür!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wH1meUZef5o/TpWAfwWNs9I/AAAAAAAACY0/ka9ReF4JghE/s1600/untitled.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" oda="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-wH1meUZef5o/TpWAfwWNs9I/AAAAAAAACY0/ka9ReF4JghE/s400/untitled.bmp" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;biz şimdi babayız ya… babaların asli ve de en önemli görevleri de çoluk çocuklarını korumaktır ya... işte biz bunu sıklıkla yapmaya çalışıyoruz ve çoluğumuz yoksa da çocuğumuz olan babiş’i zararlı etkilerden uzak tutmaya çalışıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlatalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizde fazla tv izlenmez, arada sırada izleyen olursa da bu genellikle babiş’tir. kafasını boşaltmak için rasgele şeyler seçer oturur divana, yemek tepsisini de kucağına alır bir yandan yer bir yandan da tv seyreder. tabii babası da arada göz ucuyla ne izlediğini kontrol eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir keresinde magazin programları için uyarmıştık hatta birkaç kez uyarmıştık ve her seferinde de babiş, öylesine baktığını, kafasını boşaltmaya çalıştığını öne sürmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim gel zaman git zaman sonra aradan epeyce uzunca bir zaman geçti, görev yaptığımız kurumda yaptığımız iş bir çeşit değişti, şimdi mesaiye gidiyoruz ve oturuyoruz tv’nin karşısına sabah yapılan bir magazin programını seyrediyor, ardından öğlen yemeği sonra bu sefer de öğlenden sonra başlayan bir başka magazin programını seyredip analizler yapmaya çalışıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde babiş yeni görevimizi öğrendi ve öğrenir öğrenmez de, ‘hep Allah büyüktür diyordum diyordum ya işte büyüklüğü’ dedi bir de kahkaha patlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2038331172073372596?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2038331172073372596/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/allah-buyuktur.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2038331172073372596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2038331172073372596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/allah-buyuktur.html' title='Allah büyüktür!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wH1meUZef5o/TpWAfwWNs9I/AAAAAAAACY0/ka9ReF4JghE/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2116556260961019769</id><published>2011-10-05T14:54:00.001+03:00</published><updated>2011-10-05T14:54:42.230+03:00</updated><title type='text'>"Gerçek tavuk!" sahibini buldu...</title><content type='html'>hey gidi günler hey… o günden bu yana üç yıl geçmiş, gelmişiz bugüne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o günlerde babiş’e &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/07/salal-tavuk-orbas.html"&gt;yemekler&lt;/a&gt; beğendirmeye çalışırken&amp;nbsp;şimdi babiş bize yemek beğendirme telaşına düşmüş. bu günleri de görmüşüz. şükürler olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde yazmıştık. zor da olsa binde bir de rastlasak, iskele’deki bir tavukçudan “gerçek” tavuk alıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-q4gNhnx4n1E/ToxFT_jVoUI/AAAAAAAACYk/sAdtfr_1d0g/s1600/tavuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="261" kca="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-q4gNhnx4n1E/ToxFT_jVoUI/AAAAAAAACYk/sAdtfr_1d0g/s400/tavuk.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bundan önceki &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/tavuk-pacasndan-belli-olur.html"&gt;tavuğu&lt;/a&gt;&amp;nbsp;babiş yapmıştı. pek lezzetliydi. pek severek yemiştik. birazcık küçücüktü ama olsun baba-kız doymuştuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen gün yine rastladık bu “gerçek” tavuğa ve bir küsur kilosuna 26 tl verip aldık. niyetimiz önce tavuktan bir tavuk suyu almak, bir kısmıyla çorba kaynatmak, gerisini de çekiştire çekiştire yemekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada hemen diyelim ki unuttuğumuz (yani biz babaların ve de anaların) tavuk lezzeti bir başkaymış (ikinci kez deneyince artık iyice emin olduk.) eti sert lif lifmiş hatta but denilen yerini yemek için bayağı bir çaba gerekirmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lafı uzatmayalım. tavuğu önce tütsüledik, içini dışını bir güzel yıkadık, kanlarını akıttık; düdüklüye bir baş soğan, bir havuç, bir defne yaprağı, birkaç dal maydanoz, birkaç tane karabiber ile beraber koyduk ki helva olsun. ancak niyet başka hayat başkadır her zaman. biraz sonra babiş mutfaktan seslendi ki tencerenin her tarafından sular seller akıyormuş. gelir tabii lastiğini değiştirmeyeli yıllar oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çaresiz tencereyi değiştirdik. tavuğu tam “pişirdik” diyorduk ki tüp bitti. neyse ki tavuk helva olmamıştı ama pişmiş de sayılırdı. indirdik ocaktan. suyunu iki parçaya böldük ki bir kısmı ile çorba yapalım bir kısmı da derinde kalsın. kış kıyamette babiş’e yine çorba yaparız sıcak sıcak içer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada babiş’e de tembihliyoruz ki okuldan eve gelirse ağzına geçiştirmelik bir şeyler atsın bizi beklesin, gelince kendisine çorba yaparız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş bu tembihlere pek bozuldu, bize üç yıl öncenin babiş’i olmadığını hatırlattı, “hacı sen merak etme, kendi çorbamı kendim yaparım” dedi, kestirip attı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2116556260961019769?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2116556260961019769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/gercek-tavuk-sahibini-buldu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2116556260961019769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2116556260961019769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/10/gercek-tavuk-sahibini-buldu.html' title='&quot;Gerçek tavuk!&quot; sahibini buldu...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-q4gNhnx4n1E/ToxFT_jVoUI/AAAAAAAACYk/sAdtfr_1d0g/s72-c/tavuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6600045132603423172</id><published>2011-09-30T10:57:00.001+03:00</published><updated>2011-09-30T11:26:50.388+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>balık-ekmek ve de haliç manzarası...</title><content type='html'>babiş palamutu çok seviyor daha önce söylemiştik hatta kimi palamut yazıları da yazmıştık. bugünler yine palamut günleri. turfandaydı bir kaç haftadır. şimdilerde ise fiyatları oturdu daha çok bulunur ve yenilir oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de baba-kız bir kaç kez hatta çok kez palamut yedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş palamutu ızgara&amp;nbsp;ve de takoz kesilmiş seviyor.&amp;nbsp;bir kaç&amp;nbsp;farklı pişirme teknikleri önerdikse de kabul görmediğinden palamut eve takoz gelip takoz&amp;nbsp;iniyor mideye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelelim&amp;nbsp;yazımızın konusuna.... geçen işten bir kaç saat kırıp doğru eminönü'nde aldık soluğu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fotoğraf çektik. video çektik tam da balık ekmeklerin yanında bütün direncimiz kırıldı. teknelerden birine yanaştık ve 5&amp;nbsp;tl'ye yarım ekmek ve sade&amp;nbsp;palamut ızgara aldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar eminönü'nde balık-ekmek çok yemişliğimiz vardır.&amp;nbsp;üstüne de hacı bekir'den badem ezmesi.. o da tatlı niyetine...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak bu kez yediğimiz balık-ekmek bize öyle geldi ki sanki hayatımızda yediğimiz bütün balıkların içinde en iyisiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yemek keyfi&amp;nbsp;biraz da mekan, açlık ve&amp;nbsp;yemek yeme isteğine bağlıdır. sanırım bizde o gün&amp;nbsp;surmadır&amp;nbsp;hepsi vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanırız aşağıdaki videoyu görünce sizin de canınız balık ekmek çekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/udu7NC52p1M" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;deriz ki&amp;nbsp;balık-ekmek her daim güzeldir ama siz siz olun bizce akşam üstü gün batmaya durduğunda eminönü'nde olun. hem dünyanın hiç bir yerinde bulamayacağınız manzarayı seyredersiniz hem de balık-ekmeği etrafınızda bulunan iştah kalabalığı ile birlikte afiyetle yersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada yine deriz ki balık-ekmeği siz balık teknelerinden yiyin ama karnınızı doyurup da nefsinizi körelttikten sonra başka balık-ekmek tezgahlarını dolaşmaya çıkın. hele de bir turist grubuna rast gelirseniz seyirlerine doyum olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş; şimdi babiş bu yazıyı okuyacak, videoları seyredecek ve bize gelip, "babiş canım çok balık-ekmek çekti, beni eminönü'ne götürsene" diyecek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6600045132603423172?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6600045132603423172/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/balk-ekmek-ve-de-halic-manzaras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6600045132603423172'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6600045132603423172'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/balk-ekmek-ve-de-halic-manzaras.html' title='balık-ekmek ve de haliç manzarası...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/udu7NC52p1M/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8606698985968879416</id><published>2011-09-27T14:35:00.004+03:00</published><updated>2011-09-30T11:27:13.621+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>yuvalama...</title><content type='html'>yuvalamayı bilir misiniz? bir antep yemeğidir. çok özel olduğundan, özel günlerde özellikle bayramlarda yapılıp yenildiğinden ve de yapması epeyce zahmetli olduğundan öyle her yerde bulmak, yemek, antepli değilseniz mümkün değildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte babiş bu zor yemeği yıllardır sayıklar durur. artık kendisinde nerede ve nasıl yuvalama aşkı doğduysa orasını bilmiyoruz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her fırsatta yemek ister ama ya yuvalama yapan antep lokantalarında, kebapçılarında rast gelmez günü değildir ya da bin yılda bir tabakla nefsini köreltir, yediğini yuvalama beller, avunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen pazar tutturdu ki, özgürlük parkı’nın yanında her yıl yapılan “antep günleri” yine yapılacak, mutlaka gitmek gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi geçen yıllardan deneyimimiz vardı antep günleri hakkında; duman, ezilme tehlikesi ve yiyecek diye satılanların pek de yiyecek gibi olmadıklarını biliyorduk ve bir daha oraya ayak basmamak için kendimize söz vermiştik ama hadi “babiş’i kırmayalım, o yuvalama yer biz de salça alırız” diye yola koyulduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir geldik ki antep günlerine neredeyse gurbette olan bütün antepliler orada, bir de onların yeme içmelerine meraklı bütün istanbullular. ayrıca meydana konuşlanmış bir grup müzisyen bangır bangır babiş’in en sevdiği parçayı çalıyor, “hele hele anteplim gel yanıma yanıma!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada babiş bir de arkadaşını çağırdı yanına ki, kız neler yediğini neler içtiğini anlatsın kendisi de yuvalama yedikten sonra geridekilerden geri kalmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meydanda bir “ünlü” antep kebapçısı bulup yuvalamadan başladık. gerçi “yuvalama” diye aldığımız ayrana tirit bir şey ama olsun! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;satıcıdan yuvalama isteyince, aldı eline bir kağıt kase, içine nohutlu bir ayran döktü, ki içlerinde yuvalama da var sayıyoruz; bir de tek bir tike et koydu, üstüne de bir başka kasede hazır duran yağdan bir tatlı kaşığı döktü, plastik kaşıkla sundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş başladı yuvalamaya yumulmaya… kaseye ardı ardına kaşık sallıyor ki onu gören bütün antepliler kesinlikle, “vah zavallı belli ki babası-anası antepli değil! yoksa, hiç yavrucak bu kadar yuvalamasız kalır mı?” demiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa babiş yuvalamaya başlamadan önce ikincisini de yiyeceğini peşin peşin söylemişti. biz de hazırlığımızı ona göre yapmış, bir 5 TL daha hazırlamıştık avucumuzda. gerçi arada da söylendik, o içtiğinin yuvalamadan başka her şeye benzediğini mırıldamaya çalıştık ama söz dinleyen kim? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-230p26PJrwg/ToIXnR9m8vI/AAAAAAAACVQ/g5m6JpmYAe8/s1600/kebap.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-230p26PJrwg/ToIXnR9m8vI/AAAAAAAACVQ/g5m6JpmYAe8/s400/kebap.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş bir yandan yuvalamayı yuvaladı bir yandan da karşısında duran kebap mangallarına yönünü çevirdi, “babiş canım kebap çekti!” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii der demez de kavga başladı. vur tut uzun pazarlıklar sonucu sadece kebapta anlaştık, bir kase daha yuvalama içmeyeceği sözünü aldık. aldık ama söylenmesine de mani olamadık, “ama arkadaşım içli köfte de yemiş üstüne de katmer. ben şimdiye kadar hiç katmer yemedim, tadını dahi bilmiyorum!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o söylene dursun, biz önce dumanlar arasında uzun bir kebap kuyruğuna girdik, oradan çıkıp bu sefer de pişen kebabı alma kuyruğuna girdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şansımızdan sıradaki yerimiz hemen mangalın başındaydı. yani ne pişiyor ne daha pişmek üzere hepsini görüyoruz. bir yarım saat mangal dumanına maruz kaldık ama Allah’tan konuya yabancı değiliz. bizim de arada sırada mangal yakmışlığımız var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır o sıcak altında bir de mangal sıcağına ve de dumanına maruz kalalım tamam da “kebap” diye satılan, üstelik bir şişi 12 TL olan yiyecek, kebap olsa diyeceğimiz bir şey yok ama ne gezer! satılan yangından para kaçırmaktan başka bir şey değil! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu durumdan bizden başka rahatsız olan yoktu onun için de bizce satıcıların “günahı” yoktu. kimse gıkını çıkarmadığına göre bize neydi ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda bir kuru ekmek içinde bir şiş, şiş kebap almayı başardık, babiş’e ulaştırdık o da ömrü hayatında ilk kez kebap yiyormuş merakıyla elindeki dürüme saldırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“fırsat bu fırsattır” deyip biz de salça temini için tura çıktık, çıkar çıkmaz da ilk rastladığımız satıcıdan bize bütün bir kış yetecek kadar iki kilo salça, bir de bir bidon hıttı turşusu aldık. bu arada bu hıttı bir çeşit acurdur, yani siz onu acur diye bilirsiniz, bizdeki adı hıttıdır ve turşusu güneydoğu’ya hastır ve de pek lezzetlidir. özellikle de bulgur pilavı gibi yiyeceklerle çok iyi gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz daha bulgur aşı – turşu ikilisinin hayalini kurarken gözümüz hemen yanı başımızda duran, dondurulmuş yuvalama paketlerine ilişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“işte sonunda antepliler yaptılar yapacaklarını ve bizi de babiş’i de büyük bir dertten kurtardılar. bundan sonra babiş yuvalama yuvalama diye başımızın etini yiyemeyecek!” dedik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-JqYCd2JJR4I/ToG02xcDQqI/AAAAAAAACVI/srKrQ5rzV2o/s1600/yuva.jpg" imageanchor="1" style="cssfloat: left; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="273" kca="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-JqYCd2JJR4I/ToG02xcDQqI/AAAAAAAACVI/srKrQ5rzV2o/s400/yuva.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;niye? çünkü biz o zamana kadar yuvalama yapmaya bir türlü cesaret edememiştik. bu yuvalama denilen leziz yemeğin en zor kısmı; dövülmüş pirinç, yağsız kıymadan et, tuz ve karabiberi birlikte yoğurmak sonra da yoğurduğunuzdan neredeyse atom parçaları kadar parçalar koparıp elinizde yuvalamaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla yuvalanmış hazırını bulunca paket paket aldık, “müjde”yi de babiş’e verdik. verdik vermesine de babiş yine yaptı yapacağını hemen pazarlığa başladı ki, o akşam yuvalama istiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ee bizde de müzakerecilik var tabii. uzun pazarlıklar sonucunda onu bir gün sonraya pazartesine razı etti, ki okuldan gelir gelmez yuvalamayı yuvarlayacağına garanti verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim gün pazartesi oldu, babiş erkenden okula gitti, bizse hazırlıklara başladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte malzemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 300 gr parça kuzu eti.&lt;br /&gt;- bir avuç önceden ıslatılıp, pişirilmiş nohut.&lt;br /&gt;- süzme yoğurt.&lt;br /&gt;- kuru nane, tereyağı, tuz.&lt;br /&gt;- bir de hazır yuvalanmış, yuvalama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hazırlanması:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- kuzu etinin önce suyunu saldırdık sonra çektirdik.&lt;br /&gt;- ardından da tereyağı ile tanıştırdık, kavurmadık, unutmayın.&lt;br /&gt;- nohutları ekledik, sıcak suyu döktük üstlerine ve pişmeye bıraktık hepsini.&lt;br /&gt;- bir yarım saat sonra et ve nohut birer tane alınarak test edildi ki pişmişler.&lt;br /&gt;- ve yuvalama eklendi, ki o da aşağı yukarı bir avuç.&lt;br /&gt;- hepsi 15 dakika pişti.&lt;br /&gt;- ardından az biraz tereyağını ısıtılmak için tavada hazır ederken, süzme yoğurttan üç büyük tahta kaşık ekledik yemeğimize.&lt;br /&gt;- bir yandan birkaç çimdik kuru nane ekip karıştırırken bir yandan da derin büyük çorba kaselerimize, yemeğimizi iki eşit parçaya böldük.&lt;br /&gt;- kızdırılmış yağı da iki eşit parçaya bölüp üstlerine döktükten sonra yuvalamaları masaya taşıdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş masada hazır ve nazır bekliyordu. karşısına geçtik; birkaç kaşık almasını ardından da sonucu ilan etmesini, dudaklarından dökülecek kelimelerle birlikte bekledik bekledik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş kaseden başını kaldırıp nefes alınca, önce sağ elini kaldırdı, parmaklarını yumruk yaptı ve başparmağını yukarıya doğru uzattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş, bu babiş'in ikinci "kurtuldun" işareti... eğer bir gün başparmak aşağıya doğru inerse yemek yapmayı bırakırız ona göre...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8606698985968879416?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8606698985968879416/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/yuvalamay-bilir-misiniz-bir-antep.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8606698985968879416'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8606698985968879416'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/yuvalamay-bilir-misiniz-bir-antep.html' title='yuvalama...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-230p26PJrwg/ToIXnR9m8vI/AAAAAAAACVQ/g5m6JpmYAe8/s72-c/kebap.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2392063436730749945</id><published>2011-09-19T11:08:00.000+03:00</published><updated>2011-09-19T11:15:00.422+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>leo kudurdu!</title><content type='html'>bugün okulumuzun ilk günü. hey gidi günler hey! yıllarca kör sabahlarda 5.45’lerde kalktık. kahvaltı hazırladık, servis bekledik, kızımızı okula gönderdik. üstelik de hiç servis kaçırmadık ki en büyük övünç kaynağımızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi üniversiteli olduk ya artık sabah erken kalkmakmış yok servismiş gibi şeyler artık kalmadı hayatımızda. ancak babiş yine de akşamdan rica etti, sabah uyanınca onu da uyandıralım istedi ki birlikte kahvaltı edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘olur’ dedik, o uyudu biz biraz daha eğlenip yattık. yattık ama sanki yatak diyor ki, ‘keşke bu akşam koynuma girmeseydin!’ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hal böyle olunca sabahı sabah ettik, topladık çıkardık, böldük çarptık bu isteksizliği bir sonuca vardıramadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam daldık derken de kapımızın önünde uyuyan leo bütün sevimliliğiyle inim inim inleyince kuşluk vakti uyanmak farz oldu. kalktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;madem kalktık, kızımıza güzel bir kahvaltı hazırlayalım diye mutfak tezgahının başına geçtik, bir yandan çay demledik, bir yandan zeytin, peynir çıkardık, ekmek dildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak babiş kalktı ki o da hiç uyuyamamış, bir de üstüne üstlük boynu tutulmuş, ne sağa çevirebiliyor ne sola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla bahçemizde birlikte kahvaltı yapma hayali suya düştü. çünkü bahçeye çıkarsa serinlik ve de rüzgar yüzünden boynu daha da kötü olabilirmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-SjPZkd4REBc/Tnb5Q735ZtI/AAAAAAAACUY/Q2JLiqfijzY/s1600/leo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-SjPZkd4REBc/Tnb5Q735ZtI/AAAAAAAACUY/Q2JLiqfijzY/s400/leo.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu arada leo sabah sabah bizden ‘beni dışarı çıkar, tuvalete gitmem gerek” ricasında bulunduğundan bizim de onu kırmayarak uyku mahmuru bahçe kapısını açıp onu çayırlara salmamız, babiş tarafından her zaman olduğu gibi yine hoş karşılanmadı ve günün ilk fırçasını yedik, ‘baba sana kaç kere söyledim bunu bahçeye tasmasız salma diye!’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii bu laflara karşılık bizim savunmamız her zaman olduğu gibi, ‘o zaman sen de vaktinde kalk ve köpeğini dışarıya çıkar hem de günde üç kez’ şeklindeydi ama kabul görmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-rRgmV46fiUw/Tnb4KMx3lOI/AAAAAAAACUU/8cbDyEhbPtM/s1600/P1110380.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" rba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-rRgmV46fiUw/Tnb4KMx3lOI/AAAAAAAACUU/8cbDyEhbPtM/s400/P1110380.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu kısa tartışma ve yargılama neyse ki fazla uzamadı, babiş tv karşısındaki kanepeye, bizse bahçedeki mütevazı kahvaltımızın başına döndük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnız bu sabah leo’nun üstüne bir kudurganlık gelmişti ki sormayın, sanki ipten kazıktan kurtulmuş öylesine kuduruk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz bu halleri güzel yeşil çayırlarda koşturup oynamalara, çiş ve de kakayı şöyle gönlünce açık havada yapmalara bağlarken, babiş bu düşüncemizi onaylamayıp sadece durduk yerde üstüne kudurganlık gelmesine bağladı. leo da bıraktığı yerden devam etmeye başladı, yerde terlik mi var, ‘bu niye burada ki’ der gibi alıp alıp başka zeminlere taşıdı durdu, kudurdukça kudurdu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada babiş de her sabah yaptığı gibi yine harıl harıl telefonundan bizim deyişimizle ‘dünya borsaları’nı takibe onun deyişiyle ‘sosyal medya’yla ilgilenmeye başladı. ancak bir ara babiş boş bulunup telefonu divanda unutup mutfağa gitmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunun da böyle olduğunu içeriden bahçeye doğru çığlık çığlığa yankılanan sesinden anladık. ‘babaaaa telefonum yok!’ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2392063436730749945?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2392063436730749945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/leo-kudurdu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2392063436730749945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2392063436730749945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/leo-kudurdu.html' title='leo kudurdu!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-SjPZkd4REBc/Tnb5Q735ZtI/AAAAAAAACUY/Q2JLiqfijzY/s72-c/leo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-3124354548620257719</id><published>2011-09-13T14:37:00.002+03:00</published><updated>2011-09-19T11:15:34.979+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>itü'lü olmak!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-wJrH1tWfdpg/Tm8_xIWpJ3I/AAAAAAAACSs/-zroHFCbeVQ/s1600/logo.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-wJrH1tWfdpg/Tm8_xIWpJ3I/AAAAAAAACSs/-zroHFCbeVQ/s200/logo.jpg" width="197" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;hiçbir zaman büyük çok büyük şeyler konuşmayacak; hadi konuştun diyelim bir de üstüne üstlük laflarında diretmeyeceksin ki sonunda sana tükürdüğünü yalatmasınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘asarım kesirim, şunu da yaparım bunu da isterim’ kabadayılıklarını hayat yemez. dönüp dolaşır gün gelir o büyük büyük lafları sana yedirir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;teorimize inanmıyorsanız size somut olarak ispatlayalım daha başımıza yeni geldi. belki siz de kendinize pay çıkarır bizim düştüğümüz duruma düşmezsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim babiş’in eğitim yaşamının ikinci dilimi geçenlerde sona erdi. şükürler olsun ki ‘iyi’ bir okuldan mezun oldu, diplomasını törenlerle aldı, partilere gitti yedi içti, mezuniyetin tadını çıkardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada biz de tatlı hayaller kurup, artık ‘paracıklarımız’la baş başa kalacağımız günlerin hesabını yapmaya başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü babiş sağ olsun, iki parçalı öğrenim yaşamının tamamını ‘iyi’ okullarda, paralı okudu ve bu okumalara biz de her yıl bir araba parası kadar parayla katkıda bulunduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘olsun’ dedik, ‘canı sağ olsun! para dediğin harcanır hele de ucunda eğitim olursa.’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii ilk başlarda bu laflar kulağa hoş geliyordu, babiş de sağ olsun yüzümüzü kara çıkarmadan sınıfları birer ikişer atlıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve geldik bugüne…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün dediğimiz de yaşanmış onca yıl; sabah kargalardan önce kahvaltı, servis kapıya geldi telaşı; akşam babiş’ten önce evde olmalıyız koşturması, tepsi tepsi yemek servisi, çorbası, etlisi, zeytinyağlısı; eh bunun çamaşırı var bulaşığı var; var oğlu var; buna can mı dayanır para mı dayanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzatmayalım sonunda büyük babiş yoruldu artık para için çalışmak istemedi ve babiş’e ‘kesinlikle üniversiteyi de özel, paralı okuyamazsın, okutmam ona göre! gidilirse devlet üniversitesine gidilecek. özellikle de istanbul üniversitesi’nin filolojileri hele hele de arkeolojisi, antropolojisi vb olursa ne iyi! ’ tehdidi karışık temennisini savurdu. babiş de ‘olur!’ dedi konu üzerinde mutabık kaldık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş ya tehdidi ciddiye aldığından ya da kendi de eğitimin bu özel ve paralı kısmından sıkıldı ki derslere ağırlık verdi, arkadaşlarının neredeyse tamamının gitmeyi kafasına koyduğu özel üniversite fikrine kendi geleceğini kapattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peş peşe sınavlara girdi, çıktı ve çok yoruldu hatta bunaldı ama ‘sayılı gün çabuk geçer.’ geçti de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda o gün geldi çattı ki sonuçlar açıklansın ama babiş sonuçlar açıklandığında yanında olmamızı istemedi. biz de olmadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş beklenen telefonu tarafımıza yaptığında sesinde görevini yapmış insan rahatlığı vardı, ‘kazandım hem de senin istediğin bütün bölümlere girebiliyorum, fransız filolojisine, arkeolojiye bilmem neye bilmem neye!’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-4mJEGG_6Tc4/Tm9AR3G5vxI/AAAAAAAACS0/kJgG_Jeu0lw/s1600/it%25C3%25BC.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: right; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-4mJEGG_6Tc4/Tm9AR3G5vxI/AAAAAAAACS0/kJgG_Jeu0lw/s320/it%25C3%25BC.jpg" width="305" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;süper. o an kızımızla ne çok gurur duyduk, ne çok? baba-kız hedefimizi tutturmuş mutluluktan uçuyorduk. hatta fazla uçmuşuz ki ağzımızdan, ‘arkeolojiye gidersen sana araba alırım’ lafı çıktı, babiş de ‘oleyy’ dedi, yorgunluğun tadını çıkarmaya başladı, tatillere gitti geldi, çeşitli aile içi toplantılara katıldı, tebrikleri kabul etti ama her karşılaştığı kişiyle de istişareyi yani fikir alışverişini boşlamadı.&lt;br /&gt;işte ne olduysa bu istişarelerin birinde olmuş ki eve yeni eğitim fikirleriyle ve de kararlı döndü. ‘babiş ben hayallerimdeki okulumu buldum! itü tekstil pazarlama! iki yıl burada iki yıl amerika’da hem de new york’ta. yalnız okul paralı!’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘burası’ iyi de şu new york kısmı için kesin biraz daha çalışmak lazım hem de en az bir beş yıl daha…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-3124354548620257719?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/3124354548620257719/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/itulu-olmak.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3124354548620257719'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3124354548620257719'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/itulu-olmak.html' title='itü&apos;lü olmak!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-wJrH1tWfdpg/Tm8_xIWpJ3I/AAAAAAAACSs/-zroHFCbeVQ/s72-c/logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2652303425312670941</id><published>2011-09-09T22:22:00.000+03:00</published><updated>2011-09-09T22:22:50.008+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>şeytan'ın kahvesi'nde koruk suyu</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-gkHH0SG92Uk/Tmpk-tryT_I/AAAAAAAACR8/HZ7JneC1UXM/s1600/GUN+17.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" nba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-gkHH0SG92Uk/Tmpk-tryT_I/AAAAAAAACR8/HZ7JneC1UXM/s400/GUN+17.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;ayvalık uzaktan bakınca güzel demiştik ya ekleyelim; ayvalık günbatımında daha da güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de ayvalık’ın güzel evleri güzel kahveleri var. iddiasız ama güzeller. haa bir de adları var bu kahvelerin ki her biri birbirinden renkli, esprili. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wXZ6Tsw13VY/TmplS-xVLKI/AAAAAAAACSA/95zJ0F-Iph4/s1600/IMG_4336.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-wXZ6Tsw13VY/TmplS-xVLKI/AAAAAAAACSA/95zJ0F-Iph4/s400/IMG_4336.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;çarşı içindeki ‘hint horozlarını koruma, yaşatma ve ıslah etme lokali’, bir başkasının adını unuttuk ama bir diğeri koruk suyuyla meşhur ‘şeytan kahvesi…’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-_WxGreSIY5M/TmpldKqhVrI/AAAAAAAACSE/rU8s70claKE/s1600/cunda.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" nba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-_WxGreSIY5M/TmpldKqhVrI/AAAAAAAACSE/rU8s70claKE/s400/cunda.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu arada cunda’ya taş kahve’ye, karadeniz’e gitmedik mi? gittik tabii ama bizleri açmadılar dersek şaşırmayın. kalabalık ve kargaşa bize göre değil de ondan. sağolsun medyamız ve onun önünden gidenlerimiz, şişirdikçe şişirdi cunda’yı, cunda da ha patladı ha patlamak üzere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz dönelim şeytan kahveye… şeytan halil 1877 midilli ağra köyü doğumlu. ailesiyle birlikte mübadelede anadolu’ya gelmiş, ayvalık’a yerleşmiş. şeytan lakabını nasıl ve neden aldı bilinmez ama oğlu, torunu lakabını korumuş hatta getirip kahve tabelası bile yapmış, gururla taşıyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-IcD1w380D0k/Tmplqi4zWiI/AAAAAAAACSI/CtDwMPEMDQQ/s1600/seytan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="277" nba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-IcD1w380D0k/Tmplqi4zWiI/AAAAAAAACSI/CtDwMPEMDQQ/s400/seytan.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;şeytan kahvesi tam bir anadolu kahvesi. mahalleli arkadaş, eş dost uzun çok uzun vakitlerinin büyük bir kısmını burada çay kahve içerek arada sırada da koruk suyunun tadına bakarak geçiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim gibi ‘yerli turistler’ ise kahvenin önünden geçerken hem ‘şeytan’ adına hem de koruk suyunun dayanılmaz çekiciliğine kapılıp bir süre kahvede soluklanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-CezjcmhOVoU/Tmpl6HbUo7I/AAAAAAAACSM/uZ_gPGSufDk/s1600/koruk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-CezjcmhOVoU/Tmpl6HbUo7I/AAAAAAAACSM/uZ_gPGSufDk/s400/koruk.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;biz de o büyüye kapıldık. eski rum evlerini sanki alıcıymış gibi gezerken şeytan’ın kahvesinde bir süre soluklandık. koruk suyu içtik. Bir iki bardak koruk suyuna komik bir para verip yolumuza devam ettik.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-AFNOt1Wkh_g/TmpmGs9pL0I/AAAAAAAACSQ/nD6wh4qc8g0/s1600/kilise.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="301" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-AFNOt1Wkh_g/TmpmGs9pL0I/AAAAAAAACSQ/nD6wh4qc8g0/s400/kilise.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu arada bir zamanlar kilise olan ama sonra camiye çevrilen hayrettin paşa camii’ni de gezmeyi ihmal etmedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günlerden perşembe idi ve ayvalık’ta da perşembe günü nerdeyse bütün sokakları kaplayacak bir pazar kurulurmuş. yalnız pazarın bir tekstil kısmı var, ki renk renk donlar, çoraplar ve de istanbul’un her pazarında gördüğünüz taklit ürünler o bütün sokaklarda boy gösteriyor, fink atıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sebze ve meyvelerin satıldığı yer ise bir büyük alan, hal pazarı desek yeridir ya da gerçekten öyledir bilmiyoruz. pazarın içinde de yine bizim bildik domates, hıyar, patates, soğan ve de patlıcan var. hepsi bildik tohumlardan hepsi aynı boy aynı lezzet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-JELm1hN3WLw/TmpmWs2nf-I/AAAAAAAACSU/65m9q8DF5cs/s1600/%25C5%259Feftali.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-JELm1hN3WLw/TmpmWs2nf-I/AAAAAAAACSU/65m9q8DF5cs/s400/%25C5%259Feftali.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş’in dikkatini ise yukarıdaki meyve çekti. kendileri şeftali adları ise devebastı imiş. pek lezzetli, pek sulu pek güzel bir tür. ancak babiş tutturdu ki ‘gerçek şeftali’ alalım. gerçi internette pek tarifi yokmuş ama dönüşte şeftali likörü yapacakmış. iki kilo şeftali aldık. artık şeftaliler nasıl likör olurlar onu da yakında göreceğiz. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-Lt011c30OUY/TmpnMEpGyzI/AAAAAAAACSY/f2CUem5IKd4/s1600/GUN+23.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="245" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-Lt011c30OUY/TmpnMEpGyzI/AAAAAAAACSY/f2CUem5IKd4/s400/GUN+23.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ayvalık’ta geçmiş bayram gezdik tozduk, yedik içtik ancak ‘denize?’ derseniz maalesef kalabalık yüzünden giremedik. gerçi atak yaptık hatta cunda adasına bile gidip ayağımızı suya değdirmenin değişik yollarını denedik ama olmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘olsun bu tatil de deniz olmadan geçsin’ deyip, son geceyi yine şehir kulübünde geçirdik. hatta baba kız ilk kez karşılıklı rakı kadehleri tokuşturalım istedik. babiş de niyetlendi tokuşturmaya ama niyet başka rakının tadı başka tabii. sevmedi babiş rakıyı bütün bir gece su ile idare etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2652303425312670941?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2652303425312670941/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/seytann-kahvesinde-koruk-suyu.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2652303425312670941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2652303425312670941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/seytann-kahvesinde-koruk-suyu.html' title='şeytan&apos;ın kahvesi&apos;nde koruk suyu'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-gkHH0SG92Uk/Tmpk-tryT_I/AAAAAAAACR8/HZ7JneC1UXM/s72-c/GUN+17.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7289335234420914453</id><published>2011-09-08T11:03:00.002+03:00</published><updated>2011-09-08T11:07:50.423+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>ayvalık ve aranan köfte ve de kuru köfte</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-5mBV1wYWYLI/Tmh0A8d5cGI/AAAAAAAACRI/_g89IpsYULo/s1600/GUN+12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" nba="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-5mBV1wYWYLI/Tmh0A8d5cGI/AAAAAAAACRI/_g89IpsYULo/s400/GUN+12.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;İşte ayvalık! güzel değil mi? evet ayvalık dışarıdan bakınca güzel. iyi fotoğraf veriyor. ancak ayvalık pis. sokaklarda kokudan ve sinekten geçilmiyor… belki de bayramdı o günler ondardır. kim bilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak ayvalık’ta bir yiyecek içecekler var ki anlatmakla olmaz. gidip tatlarına bakmak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee insanın yanında babiş olursa, onun yanında da babiş’i olursa ve ikisi de boğazlarına az biraz düşkün olurlarsa sonunda ellerinde avuçlarında bir dolu fotoğraf ve anı kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;isterseniz tek tek sırasıyla ve de en baş sıraya koyduklarımızla ayvalık yeme-içme maceramızı anlatalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-1NtBtP6i74M/Tmh0Opd_5LI/AAAAAAAACRM/wbwQGIHYmIk/s1600/sehir+kuluf.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-1NtBtP6i74M/Tmh0Opd_5LI/AAAAAAAACRM/wbwQGIHYmIk/s400/sehir+kuluf.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;şehir kulübü… bayramdı kalabalıktı her neyse ama o hengamede bile tek geçilecek yerdi. pek beğendik baba-kız… akşam 40’a yakın meze ve balık ve de rakı… öğlen beğen beğen ye tencere yemekleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-k7O6keNMbRI/Tmh0aCCoWmI/AAAAAAAACRQ/E6Ztp8bRch0/s1600/sehir.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-k7O6keNMbRI/Tmh0aCCoWmI/AAAAAAAACRQ/E6Ztp8bRch0/s400/sehir.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş akşamları (iki akşam) mezelerin tek tek tadına baktı. otlara bayıldı… her zaman favorisi ahtapot ızgarayı denedi. beğendi. otlu böreğe bayıldı… ardından da ne patlıcan salatası bıraktı ne balık köfte… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-QXuuVe9XB1s/Tmh0h7qJOKI/AAAAAAAACRU/-HANZZeVEF0/s1600/bamya.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" nba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-QXuuVe9XB1s/Tmh0h7qJOKI/AAAAAAAACRU/-HANZZeVEF0/s400/bamya.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;yalnız yeme içme telaşından olsa gerek ya da hadi doğrusunu söyleyelim ki gözümüz başka şey görmediğinden akşamların fotoğraflarını çekmeyi unuttuk. kala kala elimizde bir tek öğlenin zeytinyağlı bamyası kaldı. bu arada babiş de kuzu kapama götürdü haberiniz olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6_RiXReLwAw/Tmh1RFls5ZI/AAAAAAAACRY/WR3E6CQ3e7Q/s1600/IMG_4312.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-6_RiXReLwAw/Tmh1RFls5ZI/AAAAAAAACRY/WR3E6CQ3e7Q/s400/IMG_4312.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geldik veli’ye… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar bu veli’ye öğlen gitmeli. gerçi akşamı da var. dışarıya masa atıyorlar rakı-balık yapıyormuşsunuz ama biz öğleni tercih ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-wKwuidv-EsU/Tmh14R06JOI/AAAAAAAACRc/bZVX0fA7I-s/s1600/IMG_4308.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-wKwuidv-EsU/Tmh14R06JOI/AAAAAAAACRc/bZVX0fA7I-s/s400/IMG_4308.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş önce anavut ciğeri yedi sonra da kuru köftenin tadına baktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuru köfte nefisti… hatta o kadar nefisti ki sizin için tarifini bile aldık ki hatırınız kalmasın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte ayak üstü alınmış o tarif:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- diyelim ki bir kilo dana kıyma aldınız kasaptan (marketleri unutun artık. söylemiştik.) bir kilo ete iki ekmek içi katacakmışsınız.&lt;br /&gt;- şimdi de et ve ekmek içine iki çay kaşığı karabiber, bir yemek kaşığı kekik, yarım demet kıyılmış maydanoz, bir yumurta ve bir miktar tuz.&lt;br /&gt;- köfteyi bir güzel yoğurdunuz. o zaman yoğurduklarınızı parmak köfteler yapın.&lt;br /&gt;- ardından da köfteleri una bulayın. fazla unlarını silkin ve de çiçek yağında kızartın. afiyet olsun… haa yanına da ev patatesi kızartmayı unutmayın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-VXgqWUoONe4/Tmh2FQ29m4I/AAAAAAAACRg/OiMhPj9waOc/s1600/kofte+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" nba="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-VXgqWUoONe4/Tmh2FQ29m4I/AAAAAAAACRg/OiMhPj9waOc/s400/kofte+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geldik bir başka köfteye aranan köfteciye… nefis nefis. anlatılmaz. yenilir ama önce yer bulacaksınız aranan’da… o kadar aranıyor yani ayvalık’ta…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ONvsqLYU01M/Tmh2QhGuMwI/AAAAAAAACRk/_YK2-Ezrlss/s1600/paca.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="272" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-ONvsqLYU01M/Tmh2QhGuMwI/AAAAAAAACRk/_YK2-Ezrlss/s400/paca.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;aranan’ın tamam köftesi nefis ama kelle paçası da nefisti doğrusu… yarım kase içtik afiyetle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-p9WLbDre3RU/Tmh3T7mijzI/AAAAAAAACRw/ZOWKkCyAY_o/s1600/kofte.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="317" nba="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-p9WLbDre3RU/Tmh3T7mijzI/AAAAAAAACRw/ZOWKkCyAY_o/s400/kofte.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ardından da köfte-piyaz yaptık hatta babiş muhallebinin de tadına baktı. ‘ev işi’ymiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Zwctp4v_W54/Tmh2eJsfTcI/AAAAAAAACRo/qEFiywWA6Mk/s1600/kurabiye.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="293" nba="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-Zwctp4v_W54/Tmh2eJsfTcI/AAAAAAAACRo/qEFiywWA6Mk/s400/kurabiye.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;kahve-çay muhabbetini ise karamanlar’da lor kurabiyesi ile birlikte yaptık. hatta hatta karadut şurubunu babiş ısrarla istedi ki tadını ne menem bir şeymiş karar versin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Ql4xGbr7vx0/Tmh2mayUgcI/AAAAAAAACRs/f8Ymapr_mxo/s1600/seytan+2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" nba="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-Ql4xGbr7vx0/Tmh2mayUgcI/AAAAAAAACRs/f8Ymapr_mxo/s400/seytan+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş bir de koruk suyu var ki o da şeytan’ın kahvesinde içiliyor. yarına…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7289335234420914453?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7289335234420914453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/ayvalk-ve-aranan-kofte-ve-de-kuru-kofte.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7289335234420914453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7289335234420914453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/ayvalk-ve-aranan-kofte-ve-de-kuru-kofte.html' title='ayvalık ve aranan köfte ve de kuru köfte'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-5mBV1wYWYLI/Tmh0A8d5cGI/AAAAAAAACRI/_g89IpsYULo/s72-c/GUN+12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-3885405663274200691</id><published>2011-09-05T16:19:00.001+03:00</published><updated>2011-09-05T16:21:07.057+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><title type='text'>saray köfte</title><content type='html'>babiş’le bu yaz resmi tatilimizi ayrı ayrı yaptık. biz ülkenin bir ucundan bir ucunu kat ettik 3 bin küsur kilometreden fazla yol yaptık, karadeniz’de gezmedik yer bırakmadık. o bir kız arkadaşıyla ege’nin ‘meşhur’ kasabasında güneşlendi, denize girdi. ancak döner dönmez de bir daha o kasabaya adım atmayacağını beyan etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani anlatacağımız o ki baba-kız, geçmiş tatillerimizdeki gibi bu yaz bir araya gelemedik, gezip tozamadık, ülkenin kıyılarını bir baştan bir başa dolaşamadık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-yzw4A7G4q0I/TmTJRRlWwlI/AAAAAAAACQs/oLISIgjyo_8/s1600/gelibolu+6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="215" src="http://4.bp.blogspot.com/-yzw4A7G4q0I/TmTJRRlWwlI/AAAAAAAACQs/oLISIgjyo_8/s400/gelibolu+6.jpg" width="400" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ne zaman ki piyangodan dokuz günlük bayram tatili çıktı, işyerinde program akışları denk geldi, babiş’le tekirdağ, gelibolu üzerinden ayvalık’a gitmek, balıkesir, bursa ve yalova üzerinden de dönmek üzere planlar yaptık pazar günü yola çıktık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yollar güzel, bir de tenha olunca ne gaza bastık ne gazdan geri kaldık, tıngır mıngır yol aldık, öğleni az biraz geçince gelibolu’ya vardık ki babiş bayağı acıkmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim babiş yeme içme konusunda biraz telaşlıdır, ister ki ilk gördüğü yer ve kendi bildiği ağız tadı olsun. iyi de biz de sonunda gün görmüş geçirmiş bir ademiz değil mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ANbWhMlYXo4/TmTKL6zKSsI/AAAAAAAACQ0/Jy7psBe9OZc/s1600/gelibolu+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="230" src="http://1.bp.blogspot.com/-ANbWhMlYXo4/TmTKL6zKSsI/AAAAAAAACQ0/Jy7psBe9OZc/s400/gelibolu+3.jpg" width="400" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla gelibolu çarşı içinde babiş’in, ‘işte burası güzel burada köfte yiyelim, burada da bilmem ne yiyebiliriiz’ ısrarlarına ilk on dakika göğüs gerdik yürüye yürüye çarşı içindeki osmanlı mutfağı’nın önüne kadar geldik. mekan güzel üstelik bir de küçük bahçesi var dışarıda, yemekler ise istemediğin kadar, her yan birbirinden güzel nefasetlerle dolu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-x783cNqnRrQ/TmTJhqTCiwI/AAAAAAAACQw/c4AVLOJmOTU/s1600/gelibolu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-x783cNqnRrQ/TmTJhqTCiwI/AAAAAAAACQw/c4AVLOJmOTU/s400/gelibolu.jpg" width="400" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2aw5UjTiK8U/TmTJDOFaQpI/AAAAAAAACQo/REVfQqq4p6s/s1600/gebibolu+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş tamlardan birini gözüne kestirdi, tereddüt etmeden işaret etti ardından da gidip bahçedeki bir masaya kuruldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sıra bize geldi ki karar verelim yemeğimizi ısmarlayalım. değil mi? ancak bizde ‘kararsızlık hastalığı’ var. mümkün değil bu kadar güzelliğin içinden birini seçemeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte böyle durumlarda uyguladığımız yöntemi uyguladık en bildik, en tadından tuzundan emin olduğumuz yemeği ısmarladık: haşlama!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-2aw5UjTiK8U/TmTJDOFaQpI/AAAAAAAACQo/REVfQqq4p6s/s1600/gebibolu+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-2aw5UjTiK8U/TmTJDOFaQpI/AAAAAAAACQo/REVfQqq4p6s/s400/gebibolu+2.jpg" width="400" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;masaya önce babiş’in yemeği geldi ki adı saray köftesiymiş. babiş yumuldu köfteye, çatalların biri iniyor biri kalkıyor üzerinden… arada da soluklanmak için yemeğe ara verip köftenin yağına ekmek banıyor, ağzına her attığında da göz ucuyla bizi süzüp, halimize acıdığından olsa gerek bir yandan bize bir parça yağlı ekmek uzatıp, bir yandan da ‘mımmm… mımm… çok güzel… çok iyi seçim…’ deyip ortalığı kızıştırıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani adettendir ya memleketi çıkınca her yenilen yeni tattan ısmarlayan kadar yanındaki yöresindeki de göz hakkı alır ya? biz de bu hakkı hatırlattık babiş’e ve müsaade ile saray köftesinden bir çatal aldık. alır almaz da bizim haşlama saray köftesinin yanında sade suya tirit kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemen babiş’in, alaylarına aldırmadan haşlamadan çark ettik, garsona birbirinden nazik sözler söyledik, haşlamayı gönderip saray köftesi rica ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar köftenin adı saray ama bize göre tadı sarayları bile aşar taa size kadar ulaşır. öyle lezzetli öyle güzeldi ki, babiş lokmalarının arasından aslında bir tane daha olsa rahatlıkla yiyebileceğini mırıldandı birkaç kez, aldırmadık. iyi ki de aldırmamışız. olacaklar sanki içimize doğmuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda babiş baktı ki bizden umut yok, ikinci saray köftesi için üstelemedi, kahvesini söyledi, keyif çattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-27QI1KNrqJ4/TmTMCPmcqdI/AAAAAAAACQ8/46yr2MpP6mM/s1600/gelibolu+4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-27QI1KNrqJ4/TmTMCPmcqdI/AAAAAAAACQ8/46yr2MpP6mM/s400/gelibolu+4.jpg" width="400" xaa="true" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;osmanlı mutfağı’ndan çıktık. biz daha sağı solu fotoğraflarken babiş kendini karşı dükkana attı. atar atmaz da bizi aldı bir telaş, ‘ne de olsa bize göre hala çocuktur, bilip bilmediği şeyleri görüp alır, ağzına atar’ dedik baba yüreğimizi kabarttık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee iskele babası değiliz ki hakikisinden babayız, biz telaşlanmayalım kim telaşlansın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim telaşımızda ne kadar haklı olduğumuz dükkana girdiğimizde anlaşıldı ancak ne yazık kiiş işten geçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş büyük bir ciddiyetle masasına kurulmuş hem fırınlanmışından hem fırınlanmamışından peynir tatlılarına çatal sallıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;hamiş;&lt;/strong&gt; babiş’te macera çok, daha yeme içmenin gezip tozmanın ayvalık’ı var ki yazmakla bitmez…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-3885405663274200691?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/3885405663274200691/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/saray-kofte.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3885405663274200691'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3885405663274200691'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/09/saray-kofte.html' title='saray köfte'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-yzw4A7G4q0I/TmTJRRlWwlI/AAAAAAAACQs/oLISIgjyo_8/s72-c/gelibolu+6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1336280643822310964</id><published>2011-08-25T21:15:00.004+03:00</published><updated>2011-08-25T23:52:22.397+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>bir dilim ekmek, iki dilim kaşar!</title><content type='html'>biz bu kahvaltı işine taktık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl olsa karışan görüşen yok. ister göz hizamızda olsun ister kulağımızın dibinde laf eden yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ondan her sabah canımız ne isterse kahvaltı sofrasında da o var. bir gün soğanı bol, domatesi sulu bırakıen son kertede bol maydanoz eklenmiş, tereyağından esirgenmemiş, tek yumurtalı menemen; bir başka gün “türk kahvaltısı” dedikleri bizim de pek tuttuğumuz domates, biber, kırma antakya zeytini, peynir, ekmek; bir başka gün ise nar gibi kızartılmış dilim dilim ekmek, tereyağı, vişne reçeli, çilek reçeli, bal kaymak reçel hatta hatta ister rafadan ister lop ister tereyağında yüzdür yağda yumurta… ye yiyebildiğin kadar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah da seçeneklerden birini seçtik, masayı onunla donattık. gerçi insanın bir başına kendi kendine hizmet biraz komik oluyor ama olsun, “şeytan azapta gerek…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-ciRFJV2kEqA/TlaQxHZOU4I/AAAAAAAACPw/xlXArwk9YJk/s1600/kah.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" qaa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-ciRFJV2kEqA/TlaQxHZOU4I/AAAAAAAACPw/xlXArwk9YJk/s400/kah.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bahçemizdeki saksılardan önce birkaç kızarmış domates kopardık, yanlarına yeşil iki yeşil biber kattık ki daha koparır koparmaz, “beni yee beni hemen ısır!” diyordu, nefsimize yenik düşmedik birkaç dal da taze nane kopardık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık tek yapacağımız çayı demlemek, domateslerin kabuğunu soymak, üzerlerinde sızma zeytinyağı gezdirmek, naneleri suya yatırmak, yeşil bibere şöyle bir su göstermek, sürmene tereyağını dolaptan çıkarmak, yanına bu seferlik “eşlikçisi olsun” diye incir reçelini katmak, “bugün de sofrada beyazpeynir olmasın” deyip kaşar dilimlemek ve birkaç dilim ince kesilmiş ekmek kızartmak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--Gftydu_nEA/TlaQ6jW3DLI/AAAAAAAACP0/IFdDWfMHwGQ/s1600/kah9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" qaa="true" src="http://4.bp.blogspot.com/--Gftydu_nEA/TlaQ6jW3DLI/AAAAAAAACP0/IFdDWfMHwGQ/s400/kah9.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;babiş olsa bunların bilemedik ikisini yerdi ki oda bir dilim kızarmış ekmek, birkaç dilim de kaşar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haa bir de çay içerdi hatta tavşan kanı. neyse ki bu sabah uyanık değil. çünkü uzun zamandır iyi bir çay demleyip de şöyle ağız tadıyla içemedik baba-kız. nedeni de “evin babası!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde çarşıdan çelik, alt üst bir çaydanlık almış ki, elektrikli. ondan her içtiğimiz çay, “abdest suyu”ndan eh biraz daha renkli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1336280643822310964?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1336280643822310964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/08/bir-dilim-ekmek-iki-dilim-kasar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1336280643822310964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1336280643822310964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/08/bir-dilim-ekmek-iki-dilim-kasar.html' title='bir dilim ekmek, iki dilim kaşar!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-ciRFJV2kEqA/TlaQxHZOU4I/AAAAAAAACPw/xlXArwk9YJk/s72-c/kah.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6330184852726717013</id><published>2011-08-17T11:27:00.002+03:00</published><updated>2011-08-25T23:47:19.408+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>menemen</title><content type='html'>şimdi yaz ya okul da sınavlar da bitti ya karışan görüşen de ses de seda da yok ya onun için canımızın istediği saatte uyanıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl olsa ‘kral leo’yu birileri yürüyüşe çıkarmış, her ağaç dibini yoklatmış, koklatmış, tam da azmasına, haytalık yapmaya niyetlendiğinde eve getirmiş olduğundan, güne dair kaygı duymaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş’in son haftalardaki durumu yukarıda, ötekinin durumu ise satır aralarında gizli. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-VHuwlC7UjAM/Tkt5pDOEdWI/AAAAAAAACOk/pj1nL3qPqp0/s1600/leo.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" naa="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-VHuwlC7UjAM/Tkt5pDOEdWI/AAAAAAAACOk/pj1nL3qPqp0/s400/leo.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla fazla lafa gerek yok. asıl anlatılması gereken tek başımıza krallarla arkadaşlık ettiğimiz, gezdiğimiz tozduğumuz değil tek başımıza yediklerimize içtiklerimize kralların nezaret etmesi; çoğu zaman bizden ekmek dilenmesi bizim de yufka yüreğimize söz geçiremeyip birkaç lokmayı paylaşmamız ardından da suçluluk duymamız. bir de tabii yakalanma korkusu var ki, korkuların en büyüğü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa ne zaman bahçede kahvaltıya otursak içimiz sızlayıp o güzel kahvaltıları kaçıranlara üzülür, tek başına yemenin hüznüyle ‘kral arkadaşımız’ın gözlerine bakar dalar gideriz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa birileri yanımızda olsa, kahvaltıda bize eşlik etse yaz sabahlarının keyfini birlikte çıkarsak. ne gezer? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-VH2yAre0WTE/Tkt7J4ZwMSI/AAAAAAAACOo/v41TeGm_YkY/s1600/menem.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" naa="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-VH2yAre0WTE/Tkt7J4ZwMSI/AAAAAAAACOo/v41TeGm_YkY/s400/menem.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;tamam olur a kişi domatesten, soğandan nefret eder, yeşil biberi yemez, “tereyağını yine kaçırmışsın” der; yumurtayı hepi topu birkaç usulde pişirtir, menemenin lafını bile ettirmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kabulümüz yeter ki o ‘titiz kişi’ bizi şereflendirsin. ona tam da istediği gibi tam yağlı koyun peyniri, kırma antakya zeytini, bir bardak da tavşan kanı çay sunarız. zaten ekmek yediği mi var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözümüz söz. sabahları sekizle dokuz arası, hafta sonları dokuzla on, bahçeye bekliyoruz. ne dalındaki domatesi gösterip faydalarından söz edeceğiz ne de tereyağını taa sürmeli’den getirdiğimizden dem vuracağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6330184852726717013?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6330184852726717013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/08/menemen.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6330184852726717013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6330184852726717013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/08/menemen.html' title='menemen'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-VHuwlC7UjAM/Tkt5pDOEdWI/AAAAAAAACOk/pj1nL3qPqp0/s72-c/leo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8157522779141606910</id><published>2011-08-05T09:33:00.000+03:00</published><updated>2011-08-05T09:33:04.702+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>"kral leo!"</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-dxbloNwqayo/TjuMf0v6fDI/AAAAAAAACLo/MOmgueEYrMI/s1600/leo+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-dxbloNwqayo/TjuMf0v6fDI/AAAAAAAACLo/MOmgueEYrMI/s400/leo+2.jpg" t$="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Allah insana rahat yüzü göstermezmiş! göstermezmiş ki yan gelip yatmasın, yağ bağlamasın, erken yaşta sportmenliğini kaybetmesin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte şu günlerde bizim yaşadıklarımız da tam tamına öyle. Allah’ın gözü üzerimizde bir an için bile bizi unutmuş değil bunu yeni gelişmelerden anlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlatalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilen bilir, yıllar yıllar önce babiş küçük bir kız çocuğuydu, her türlü sorumluluğunu üzerimize aldık; yemedik yedirdik, salçalı &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/07/salal-tavuk-orbas.html"&gt;tavuk suyuna çorba&lt;/a&gt;&amp;nbsp;yaptık, fırına kağıtta tereyağlı levrek sürdük, gün geldi &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/09/aa-sen-mant-m-atn.html"&gt;mantı&lt;/a&gt; açtık, salatalar yaptık, börekler çörekler aldık çarşıdan aç bırakmadık; her akşam evde oturduk, gezmedik gezdirdik, önceleri lunaparka sonraları alışveriş merkezlerine, yaz tatillerinde de kıyı kıyı neredeyse bütün kıyılara götürdük; yani lafın kısası büyüttük besledik, bu arada en güzel okullara da gönderdik; nitekim gün geldi büyüdü kocaman kız oldu, o okulları da bitirdi şimdi üniversite için gün sayıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam dedik ki, “ulan tamam oldu işte, babiş büyüdü. bundan sonrası hayırlı bir kısmete kaldı.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vay demez olaydık. biz babiş’i beyaz atının terkisine atıp götürecek beyaz atlı prensi beklerken, babiş bir akşam kucağında iki aylık bir başka prensle çıka geldi. tam kıyameti koparıyorduk ki, “amaa babiş çok tatlı değil mi?” dedi ve bize yeni bebeğimizin yüzünü gösterdi! ardından da adını “Leo” koyup teslim etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sonunda tahmin edersiniz ki birkaç gün sonra olanlar oldu, babiş vermiş olduğu bütün sözleri unuttu, ne sabahları erken kalkıp “itimiz”i çişe götürdü ne akşamları parka dolaşmaya çıkardı, üstelik odasının kapısını her an kapalı tutup leo’nun onu rahatsız etmemesi gerektiğini bize sıkı sıkıya tembih etti ikimizi baş başa bıraktı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-9_CHu35KXMc/TjuMsJn6bvI/AAAAAAAACLs/uU6vblK9-9A/s1600/leo.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/-9_CHu35KXMc/TjuMsJn6bvI/AAAAAAAACLs/uU6vblK9-9A/s400/leo.jpg" t$="true" width="265" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi babiş uyuyor, bizse balkonda bir yandan domateslerimizi, hıyarlarımızı sulayıp bir yandan da “kral leo"ya&amp;nbsp;bakıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8157522779141606910?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8157522779141606910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/08/kral-leo.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8157522779141606910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8157522779141606910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/08/kral-leo.html' title='&quot;kral leo!&quot;'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-dxbloNwqayo/TjuMf0v6fDI/AAAAAAAACLo/MOmgueEYrMI/s72-c/leo+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5101185913295208736</id><published>2011-06-14T15:03:00.000+03:00</published><updated>2011-06-14T15:03:43.692+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>babiş'in beyaz gecesi...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-RBp73XrdDnc/TfdNh8a3I2I/AAAAAAAACJg/43GUb4eIU1A/s1600/mezun+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="233" src="http://3.bp.blogspot.com/-RBp73XrdDnc/TfdNh8a3I2I/AAAAAAAACJg/43GUb4eIU1A/s400/mezun+2.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sonunda bu günleri de gördük... şükür çok şükür!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kolay değil hatta dile kolay... her sabah sabahın köründe kalk, kahvaltı, servis sonra ders ders, yine servis yine ders... ödevler... sınavlar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neredeyse bitmek tükenmek bilmeyen günler, haftalar ve aylar ve de yıllar... &lt;br /&gt;kaç yıl babiş bu 'çile'ye katlandı biz kaç yıl 'sabır' çektik? neredeyse hatırlamıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak demişler ya, 'sabrın sonu selamettir' diye... denilen çıktı işte! biz de sonunda 'selamet'e erdik, babiş okulundan mezun oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gittik törene bol bol fotoğraf çekip kızımızla gururlandık, duygulandık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eh şunun şurasında bir de üniversite var. hayırlısı artık.... ortasını beceren üniversitesini de becerir inşallah1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5101185913295208736?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5101185913295208736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/06/babisin-beyaz-gecesi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5101185913295208736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5101185913295208736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/06/babisin-beyaz-gecesi.html' title='babiş&apos;in beyaz gecesi...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-RBp73XrdDnc/TfdNh8a3I2I/AAAAAAAACJg/43GUb4eIU1A/s72-c/mezun+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5685595358109791697</id><published>2011-06-09T15:12:00.000+03:00</published><updated>2011-06-09T15:12:04.159+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>bir saray yemeği: mahmudiye...</title><content type='html'>bizi takip eden severlerimiz bilir, mutfağımız kısırdır öyle aman aman dedirten şeyler pek pişirilmez. zaten pişirmeye kalksan buna da babiş ‘olur’ vermezdi. daha şimdilerde biraz biraz yüreği yumuşadı da biz de arada sırada, ‘yeni’ taamlar edindik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla bugün sizlere sunup da danışacağımız yemek böyle bir arayışın yemeği. bir lokandada yenildi tarafımızdan ve beğenildi. ardından da müesseseden izin alınıp mutfağa girilip pişirilişi izlendi ve fotoğraflandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bundan sonrası babiş’e pişirmek! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim yemeğimizin adı ‘mahmudiye.’ bir saray yemeği imiş ve muhtemeldir ki sultanlardan birine adı mahmut olan birine pişirilmiş, beğenilmiş ve herhalde ‘hünkar beğendi’ gibi bunun da bir adı olmuş: mahmudiye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi sıra sıra gidelim ama bu arada diyelim ki bu yemek dana eti ile de yapılıyormuş ve isteğe göre de içine birkaç ilave ya da eksiltme yapmak mümkünmüş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tencere büyük ama büyüklüğüne aldanmayın o bir lokanta tenceresi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-xMdGJ526DeE/TfC3TnDwByI/AAAAAAAACJA/Xc2wVjXST3k/s1600/P1030770.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-xMdGJ526DeE/TfC3TnDwByI/AAAAAAAACJA/Xc2wVjXST3k/s400/P1030770.JPG" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;tencereye önce sıvı yağ konuluyor (hangisini isterseniz) ardından da köp doğranmış kuru soğanlar… birlikte kavruluyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-q1Q-aNi-EIE/TfC3eEl9XmI/AAAAAAAACJE/rU4iY_s3XFE/s1600/P1030774.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-q1Q-aNi-EIE/TfC3eEl9XmI/AAAAAAAACJE/rU4iY_s3XFE/s400/P1030774.JPG" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;yağın ve soğanın yanına iri iri doğranmış tavuk ilave ediliyor ki tercih edilen parça göğüs. ardından da karışım bir süre kavruluyor. tavuğun piştiğinden emin olunca da içlerine kabuğu soyulmuş badem ilave ediliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-9CbrTMndj8w/TfC4CLedUlI/AAAAAAAACJQ/8NrLS03LjQQ/s1600/P1030776.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://3.bp.blogspot.com/-9CbrTMndj8w/TfC4CLedUlI/AAAAAAAACJQ/8NrLS03LjQQ/s400/P1030776.JPG" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;şimdi sırada bir üçlü var: kuru kayısı, kuru incir ve toz şeker… bir sürü tatlı yiyecek yani…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-WEV2Bt2XE9M/TfC3n7qPCOI/AAAAAAAACJI/8yR5WOMUpUk/s1600/P1030777.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://4.bp.blogspot.com/-WEV2Bt2XE9M/TfC3n7qPCOI/AAAAAAAACJI/8yR5WOMUpUk/s400/P1030777.JPG" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sırayla ilave ediyoruz… kuru kayısı… ardından incir… ardından bir miktar şeker… ve iyice hemhal olduklarına kanaat getirdiğimizde de yeterince sıcak su, bir de kabuk tarçın… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-IgTZ7ex5MPs/TfC30MouoBI/AAAAAAAACJM/Uzzu08V1meI/s1600/P1030779.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://2.bp.blogspot.com/-IgTZ7ex5MPs/TfC30MouoBI/AAAAAAAACJM/Uzzu08V1meI/s400/P1030779.JPG" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;artık geriye suyunu çektirmek kalıyor… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fwRBt2N7nA8/TfC4Zv_JMYI/AAAAAAAACJU/2bznMQtNV4I/s1600/P1030781.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" src="http://1.bp.blogspot.com/-fwRBt2N7nA8/TfC4Zv_JMYI/AAAAAAAACJU/2bznMQtNV4I/s400/P1030781.JPG" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;afiyetle…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5685595358109791697?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5685595358109791697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/06/bir-saray-yemegi-mahmudiye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5685595358109791697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5685595358109791697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/06/bir-saray-yemegi-mahmudiye.html' title='bir saray yemeği: mahmudiye...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-xMdGJ526DeE/TfC3TnDwByI/AAAAAAAACJA/Xc2wVjXST3k/s72-c/P1030770.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-84880533324146851</id><published>2011-05-31T22:33:00.000+03:00</published><updated>2011-12-27T14:49:15.438+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>'beceriksiz baba!'</title><content type='html'>ne zaman ki “babişe yemekler” blog dünyasında yayımlanmaya başlandı, babiş’le aramızdaki kavga da o gün bugündür zaman zaman alevlenerek sürüyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kavganın bir tek nedeni var o da babiş’in, “sen beni rezil ediyorsun!” kaygısı… ona göre yazdığımız üç beş yazıdan en azından biri, onu başka türlü anlatıyor, dolayısıyla blog kamuoyu önünde ‘rezil’ olmasına neden oluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak hakkını vermek gerekir ki yine yazdığımız her üç beş yazıdan en azından biri de, “güzel yazmışsın! ayy çok güldüm!” diye övgü alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hal böyle olunca haberiniz olsun ki her yazımızda sizin hatırınıza ‘rus ruleti’ oynamış oluyoruz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada bir ara verelim anlattıklarımıza, bir başka konuya geçelim ki o da babiş’in geçen gün yüzümüze karşı söyledikleri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“hadi bunu da yazsana! kendini de yazsana! ne güzel alışverişler yaptığını anlatsana!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;demek istediği şu ki, “öyle işler yapıyorsun ki bunu herkesler bilmeli” dolayısıyla ‘intikam’ soğuk yenen bir yemek olduğundan o da bunun tadını çıkarmalı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alında babiş haklı; babası öyle işler yapıyor ki akıllara ziyan, yazmadan olmaz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim evlerden ırak olsun, sizlerin yanından bile geçmesin, son zamanlarda üstümüze öyle bir hal geldi ki ne yapsak ne etsek bu illetten bir türlü kurtulamıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;illetin adı: beceriksizlik! yoğunlaştığı, en çok kendini gösterdiği alan da satın alma yani alışveriş!&lt;br /&gt;hiç fark etmiyor pantolon da alsak, peynir-ekmek de durum hep aynı!&lt;br /&gt;pantolonun ya bedeni yanlış alınmıştır; beli, boyu kısalmak için birkaç kez terziye gider; ya da peynir fazla alınmıştır, ye ye bitmez, ekmek de zaten evde çokça vardır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rEL0Sz2utZ8/TeT2e6ZCsMI/AAAAAAAACIo/7JEvnEKoKvA/s1600/f%25C4%25B1r%25C4%25B1n1x.BMP" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="315" src="http://2.bp.blogspot.com/-rEL0Sz2utZ8/TeT2e6ZCsMI/AAAAAAAACIo/7JEvnEKoKvA/s320/f%25C4%25B1r%25C4%25B1n1x.BMP" t8="true" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ama dillere düşen son yaptığımız alışveriş; babiş’in de vurgu yaptığı “yaz! yazsana!” dediği “mini bir skandal” olan mini fırın olayı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendir ayıptır söylemesi mutfağımız küçük, dolayısıyla mutfakta olan araç gereçler de küçük olmak zorunda; fırınımız da bunlardan biri idi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten büyüğüne ne gerek var ki; yediğimiz içtiğimiz ne? toplasan toplasan ya birkaç tavuk parçasını babiş marine eder, fırına patatesle birlikte atarız içine ya adam başı birer levreği tereyağı, kuru domatesle yağlı kağıtla sarıp sarmalayıp, sağını solunu zımbalayıp tepsiye dizeriz ya da çok çok babiş ısrar eder, çupraları ızgarasında pişirmeye kalkarız, ki nar gibi kızarırlardı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen gün yine balık alacağımız tuttu, iyi bir alışveriş yaptığımıza, değişiklik yaptığımıza inanıp löp etli, kılçıksız yayın balığı aldık; eve gelince de ızgaraya dizdik ki salata eşliğinde baba-kız balık ziyafeti çekelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;attık balıkları fırına, bekledik ki pişsinler! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balıklar ızgarada pişecek yerde ne yaptılar beğenirsiniz? arkadaşlar yayın balığı inan olsun ki yangın çıkardı; fırının her tarafını alevler sardı, yangını söndürdüğümüzde fırın kullanılmaz haldeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii balıkları kurtarmak ve de aç kalmamak için yeni yollar bulmak bize düştü; babiş’in söylenmelerine aldırmadık, balığı tavada pişirmeyi, yenilir hale getirmeyi başardık ama mini fırın da kapının önüne konuldu sonunda. hal kalmamıştı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii yenisini almak lazım, fırınsız durulur mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alım satım işini babiş’e bıraksak sorun aslında çözülecekti (bizi sonradan eleştirdiğine göre) ama bırakmadık! birkaç gün sağa sola bakındık. bütün mini fırınların aslında birbirine benzediğine, birinin fiyatı üçse, diğerinin bir olduğuna karar verdik! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;en sonunda ambalajı içinde yatan bir bildik markanın fırınını sağını solunu kontrol etmeden, seksen olan fiyatını, “peşin!” yetmiş beşe düşürerek satın aldık eve getirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bize göre iyi alışverişti! bir kere fiyatı sudan ucuz, üstelik ambalajından çıktığında anladık ki hafif mi hafif! o kadar hafif ki yerinde durmuyor! ızgarası desen epeyce ferah, telleri arasında uçurumlar var, üstünde ne balık durur ne tavuk konar! tepsileri desen kağıttan hafif! ancak fırının en önemli özelliği kapısının açık durmaması! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;açıyorsun kapağını ki fırın almış başını gitmiş sıcak mı sıcak, sıcaklığı bütün fırınlardan daha da sıcak hatta fırın torbaları bile tepside eriyip gidiyor (bu arada torbaların birinde tavuk birinde patates vardı) ve de kapağı açık durmuyor! ya hemen kapamak lazım ya da bir elinle tutacaksın ki yerinde dursun sen diğer elinle işini göresin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;herhalde üretenler düşünmüş ki, halkımız fırını kullanmayı bilmez, kapağı açık tutar, fırını soğutur en iyisi mi biz tedbirimizi alalım ne olur ne olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse uzatmayalım. anladık ki aldığımız fırın piyasada bulunabileceklerin en kullanışsızı hatta sokağa atsan kaldıranı olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işin kötüsü bütün bunlar babiş’in gözü önünde cereyan ediyor; bir yandan fırın yerinde durmuyor, durduğu sehpadan kendini attı atacak; bir yandan kapağı zapt etmek mümkün değil; bir yandan da tavuk kanatlar yandı yanacak, patatesler ortalığı saçıldı bile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz fırın-tavuk-patates üçgeni arasında cebelleşirken bu duruma son noktayı babiş koydu. “bunları da yazsana, kendini de anlatsana babişe yemekler’de!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar! önce tavuğu pişirmeyi şu ya da bu şekilde başardık (patatesler babişe göre pişmemişti) sonra babiş ayrı biz ayrı yemeğimizi yedik, o tv karşısında biz “hizmetli” sandalyesinde! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şükürler olsun ki ne olup bittiyse oldu ama karnımız sonunda doydu ve ilk yapmamız gereken işi yapıp, fırını kapının önüne koyduk, ardında da babiş’e söz verdiğimiz gibi başımızdan geçenleri yazmaya koyulduk! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-84880533324146851?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/84880533324146851/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/beceriksiz-baba.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/84880533324146851'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/84880533324146851'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/beceriksiz-baba.html' title='&apos;beceriksiz baba!&apos;'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-rEL0Sz2utZ8/TeT2e6ZCsMI/AAAAAAAACIo/7JEvnEKoKvA/s72-c/f%25C4%25B1r%25C4%25B1n1x.BMP' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8602184080340473429</id><published>2011-05-26T11:18:00.001+03:00</published><updated>2011-05-26T11:19:29.794+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>"artık buralıyık!"</title><content type='html'>eğer ana babaysan sabredeceksin. sabırla, koruk üzüm olurmuş! nitekim oldu da…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“patlıcan?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“yememmm…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“soğan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“asla yememmm!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ciğer?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“adını bile duymak istemiyorum!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve daha neler neler? red listesi o kadar uzun ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak dedik ya “ana babaysan” hele ki bizim gibi sadece ‘baba’ysan işin zor! zor ama sabır da zorluğun en büyük düşmanı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ev arkadaşımız” (şimdi kendisini böyle konumlandırıyor. büyüdü ya…) ilk tanıştığımız günden bu yana yukarıda saydıklarımız ve daha niceleri konusunda ayak diretiyordu, arada sırada ‘arıza’ çıkarıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çıkarsın! sevdiğini koşulsuz seveceksin. biz de bir kere sevmişiz. bağrımıza basmışız. ‘arkadaş’lığına yıllarımızı vermişiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse lafı fazla uzatmayalım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz artık ‘ev arkadaşı’mızla sadece evde yemek yemiyoruz. arada sırada da olsa dışarıya yemeğe çıkıyoruz. eee çıktıkça da ortam daha bir keyifleniyor, iki taraf da daha bir esnekleşiyor. hatta hatta yavaş yavaş “yememler”, “ağzıma bile sürmem”ler bir bir patlıcan salatası istemelerine kadar varıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Rbkr81QS0Xg/Td4L33NK5lI/AAAAAAAACIM/MjU48mRYvVo/s1600/ciger+1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="236" src="http://4.bp.blogspot.com/-Rbkr81QS0Xg/Td4L33NK5lI/AAAAAAAACIM/MjU48mRYvVo/s400/ciger+1.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geçen akşam arkadaşla iş dönüşü iskelede buluştuk. karnımız aç. iskele desen her yanıyla bir yemek cenneti. ıslama köfte de var, çiya da var, yanyalı da hatta istersen sokak ortası balık, yanında da türlü türlü mezeler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak o akşam bizim kafamızda bir başka yer vardı ki ciğer kebabı ile çöp şişi ile bir numara! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce bir yoklama yaptık, inisiyatifi arkadaşımıza bıraktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ne yiyelim!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“fark etmez ama sabahtan beri bir şey yemedim karnım çok aç!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani bu demektir ki inisiyatif bize geçti ama risk bulutları ile yüklü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aldık riski ve “gel seni bir yere götüreyim, ciğer kebap yeriz!” dedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada yeri gelmişken belirtelim ki ciğer direnişi kırılmış, arnavut olanı birkaç kere yenilmişti. onun için gönül rahatlığıyla söyledik önerimizi ama temkin de elden bırakılmadan. çünkü hayat her zaman bilinmezlerle doludur. siz siz olun yayılıp gevşemeyin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzatmayalım burası hayat dersi vermek için hiç de yeri değil. zaten ders vermek nedir ki? yaşarsın! al sana ders! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar amma çenemiz düştü bugün. bir türlü ciğerci hulusi’ye gelemedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak ‘ev arkadaşımız’ geldi. hiç itirazsız. hatta buraya daha önce geldiğimizi de söyledi ama sonradan ispatlayamadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üst kata çıktık. pencere kenarına kurulduk. garson geldi ki ne yemek isteriz? ciğer mi yoksa çöp şiş mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bakıştık, arkadaşla. kararı biz verdik, “bir buçuk şiş, yarım ciğer!”&lt;br /&gt;değil mi ya, ne olur ne olmaz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-MFXDRBFRe2c/Td4MN-FXv4I/AAAAAAAACIQ/428vCf2Ju74/s1600/ciger+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="253" src="http://1.bp.blogspot.com/-MFXDRBFRe2c/Td4MN-FXv4I/AAAAAAAACIQ/428vCf2Ju74/s400/ciger+3.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;önce atıştırmalıklar geldi ki, acı bir bostana! arkadaş yemez ama biz yeriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RjP3UISglrg/Td4MYrmEg5I/AAAAAAAACIU/tIaqI0f2p1E/s1600/ciger+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/-RjP3UISglrg/Td4MYrmEg5I/AAAAAAAACIU/tIaqI0f2p1E/s400/ciger+2.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sonra pişmiş biber ve domates! arkadaş yemez biz yeriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-fFaVUD4bTPY/Td4MjG2IEnI/AAAAAAAACIY/o8UnedJsaho/s1600/ciger+4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://3.bp.blogspot.com/-fFaVUD4bTPY/Td4MjG2IEnI/AAAAAAAACIY/o8UnedJsaho/s400/ciger+4.jpg" t8="true" width="311" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sonra sonra iki çeşit soğan biri kıyılmış, kuru biberle terbiye edilmiş, diğeri pişirilmiş ki lokum!&lt;br /&gt;ve en sonra da maydanoz, taze nane yeşillikler! bunları da arkadaş yemez ama biz bayılırız!&lt;br /&gt;tabii biraz sonra da lavaş ekmekler, ayranlar ve şişlerin ucu göründü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-rpPb9uWFk4Y/Td4MuuYzR5I/AAAAAAAACIc/uuVB0rbTLyo/s1600/ciger+5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="252" src="http://4.bp.blogspot.com/-rpPb9uWFk4Y/Td4MuuYzR5I/AAAAAAAACIc/uuVB0rbTLyo/s400/ciger+5.jpg" t8="true" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;arkadaş biraz kibar, lavaşa şiş çekmeyi bilmez ama Allah’tan yanında bizim gibi bir uygulayıcı var. &lt;br /&gt;aldık elimize lavaşı, yaydık avucumuza ve şişin etli kısmını bastırdık avucumuza, hızlıca çektik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerisi keyfine kalmış. ister kıyılmış soğan koy ister pişirilmişini ya da bizim gibi közlenmiş biberleri yay üstlerine tuz gezdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepsi yapıldı tarafımızdan arada da arkadaş gözlendi, söylediklerine kulak kabartıldı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“babiş bu ne yaaa… artık buralıyık!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8602184080340473429?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8602184080340473429/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/artk-buralyk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8602184080340473429'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8602184080340473429'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/artk-buralyk.html' title='&quot;artık buralıyık!&quot;'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Rbkr81QS0Xg/Td4L33NK5lI/AAAAAAAACIM/MjU48mRYvVo/s72-c/ciger+1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-3921560725215003385</id><published>2011-05-16T12:38:00.001+03:00</published><updated>2011-05-16T12:39:21.966+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>bağımız bahçemiz!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-6b4H7UHB0uY/TdDwTPqqnYI/AAAAAAAACHQ/xihnyQvmWhA/s1600/IMG_3002.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" j8="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-6b4H7UHB0uY/TdDwTPqqnYI/AAAAAAAACHQ/xihnyQvmWhA/s400/IMG_3002.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;insanın toprağının olması güzel! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;kimselere muhtaç olmadan hele de çarşı pazar gezmeden; “organik mi? değil mi?” derdine düşmeden yiyip içmenin keyfine diyecek yok valla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktın canın havuç çekti, istediğin kadar var. çek topraktan doğru mutfak tezgahına! ister kıtır kıtır tavşanlar gibi kıtırdatarak ye ister salataya doğra. ne kabuk soyma derdi var ne de “kaç günlük acaba?” kuşkusu. sakallarını temizle kafi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hele bizim gibi soğana maydanoza düşkünlüğünüz varsa işte o zaman çifte bayram ettiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allaha şükür mutfağımız arpacık soğanı, maydanoz tohumu dolu! baktık ki soğanlar azalmış hemen yenilerini dikiyoruz toprağa en fazla on günden sonra sofradalar… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hele maydonoz bolluğuna diyecek yok! bir de tazelik ki sormayın gitsin insanın canı hemen mercimekli köfte çekiyor. kara lahanayı görse dolma sarmaya heves ediyor! nane yapraklarının yüzdüğü limonata hayal ediyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hele çilek bi meyve versin bakın o zaman nasıl havamız olacak! babiş’in burnuna burnuna tutup, gerçek çilek nasılmış nasıl kokarmış göstereceğiz ona!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi babiş bahçemizle alay ediyor daha ne soğanımızdan yemişliği var ne maydanozun tadını biliyor.&lt;br /&gt;zaten ona göre “toprak, bahçe” dediğimiz şey de birkaç kırık dökük saksıymış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;﻿&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-3921560725215003385?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/3921560725215003385/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/bagmz-bahcemiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3921560725215003385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3921560725215003385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/bagmz-bahcemiz.html' title='bağımız bahçemiz!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-6b4H7UHB0uY/TdDwTPqqnYI/AAAAAAAACHQ/xihnyQvmWhA/s72-c/IMG_3002.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2896096244319645815</id><published>2011-05-04T15:37:00.002+03:00</published><updated>2011-10-05T14:18:22.452+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>tavuk paçasından belli olur!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6-RhYgXEnPY/TcFH_poRfMI/AAAAAAAACCY/79pkE7DyDL0/s1600/tavuk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="260" j8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-6-RhYgXEnPY/TcFH_poRfMI/AAAAAAAACCY/79pkE7DyDL0/s400/tavuk.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;﻿“gerçek” tavuğu bilir misiniz?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;hani şu gün boyu başını yerden kaldırmadan durmadan gezinen ve bu gezinti boyunca 2 km.’lik bir alanı solucandan keneye, ne bulursa temizleyen, arada horoza da görünen, günde en çok bir tane yumurta yumurtlayan, yumurtlarken de “gıt gıt gıdak, yumurtam sıcak!” diyen tavuğu bilir misin?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;belki bilirsiniz belki de hayatınızda görmemişsizindir kim bilir! ne yazık ki şimdilerde tavuk diye bildiğimiz marketlerde parça parça satılanlar! onlara da but, göğüs, kanat diyoruz, arada da “bütün” olanını alıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse! lafı uzatmayalım, merama gelelim! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde kadıköy çarşı’da işte o gerçek tavuklara rastladık. kesilmiş, yolunmuş ve “öbür” tavukların yanında yerlerini almıştı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii ufacık tefecik çok çelimsiz durduklarından hemen dikkatimizi çekti, sevinçle bir tane aldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eve gelip babiş’e heyecanla gösterdik ki, ömrü hayatında “gerçek” tavuk görsün!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş, havada salladığımız et parçasını görünce “ayyy nedir bu böyle!” dedi, çığlığı bastı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlattık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzun uzun dinledi bizi ve ardından da tavuğa acımış olacak ki, “babiş bunu ben pişireceğim!” dedi. biz de hevesini kırmadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;epeyce bir süre mutfakta tavukla uğraştı, didindi ve ortaya gerçek bir tavuk yemeği çıkardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bize de sadece masayı kurmak kaldı; bir günlük de olsa rahat ettik, yan gelip yattık tavuk pişene kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-6sJXXF21l64/TcFIQOYsf8I/AAAAAAAACCc/DMiuymlW9Uw/s1600/tav+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="291" j8="true" src="http://3.bp.blogspot.com/-6sJXXF21l64/TcFIQOYsf8I/AAAAAAAACCc/DMiuymlW9Uw/s400/tav+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;artık boynuz kulağı geçti geçmek üzere hatta bu yolda epeyce yol alındı bile! o nedenle her yemek pişirenin merakı gibi babiş de merak edip, “nasıl olmuş ihtiyar!” dedi, suratımıza gözlerini dikip yorumumuzu bekledi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“valla ne yalan söyleyeyim, yediğim son tavuğun lezzetini hatırlamıyorum ama etinin sertliği aynen bunun gibiydi!” dedik, der demez de masanın en “kötü” kişisi olduk! zaten etrafta bizden başka da kimseler yok, ki fikirlerini söylesin onlar da “kötü” kişi olsun. elde kaldık yani…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“suçlu” kişi, “kötü” kişi ele geçince ne yapar? sorgulanır değil mi? kendini savunur değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de aynen onlar gibi yaptık; uzun uzun gerçek tavuğun çok zor piştiğini, ne kadar zor piştiğinin kanıtının paçaları olduğunu, nasıl da sadece kemik kaldıklarını, etinin biraz sert olduğunu, lif lif olduğunu, renginin az biraz esmer olduğunu&amp;nbsp;ama yenmesinin, hele suyundan içilmesinin büyük keyif olduğunu” anlattık, babiş’i zar zor ikna ettik, elinden kurtulduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2896096244319645815?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2896096244319645815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/tavuk-pacasndan-belli-olur.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2896096244319645815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2896096244319645815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/05/tavuk-pacasndan-belli-olur.html' title='tavuk paçasından belli olur!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-6-RhYgXEnPY/TcFH_poRfMI/AAAAAAAACCY/79pkE7DyDL0/s72-c/tavuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1725556149993587699</id><published>2011-03-28T11:28:00.003+03:00</published><updated>2011-08-25T23:49:03.585+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>kızımıza meslek bulduk!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-GGcOIhgIXqE/TZBG_z6KVtI/AAAAAAAACAs/VuTk0Cge4k4/s1600/sinav_stresi_ilgisiz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="310" r6="true" src="http://4.bp.blogspot.com/-GGcOIhgIXqE/TZBG_z6KVtI/AAAAAAAACAs/VuTk0Cge4k4/s400/sinav_stresi_ilgisiz.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;baba – kız aylardır stres altındaydık... okula git; gel dershaneye git; ondan gel bu sefer de evde çalış; çalış babam çalış! dur durak yoktu babiş’e…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;onun adına bize fenalık gelmişti de çaktırmamaya çalışıyorduk. sonunda geçen hafta, son haftaya gelindi.&lt;br /&gt;gelindi gelinmesine ama hiç beklemediğimiz sürprizlerle karşılaştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘baba!!!’&lt;br /&gt;‘ne var kızım?’&lt;br /&gt;‘sınav akşamı ben ne yiyeceğim?’&lt;br /&gt;‘………’&lt;br /&gt;‘babaaa’&lt;br /&gt;‘ne var kızım?’&lt;br /&gt;‘sana söylüyorum duymuyor musun?&lt;br /&gt;‘duyuyorum!’&lt;br /&gt;‘eee niye cevap vermiyorsun?’&lt;br /&gt;‘kızım ne istersen onu ye!’&lt;br /&gt;‘hafif şeyler yemek istiyorum!’&lt;br /&gt;‘peki’&lt;br /&gt;‘babaaa’&lt;br /&gt;‘ne var kızım?’&lt;br /&gt;‘sınav sabahı kahvaltıda ne yiyeceğim?’&lt;br /&gt;‘ne istiyorsun?’&lt;br /&gt;‘kepekli ekmek, beyaz peynir, kaşar peyniri, yumurta ama üstü iyi pişsin; bir de ceviz, bal ve de dut pekmezi!’&lt;br /&gt;‘kızım dut pekmezini sen hiç ağzına koymadın ki!’&lt;br /&gt;‘hayır yiycemm’&lt;br /&gt;‘peki!’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu diyalog birkaç gün sürdü, bazı detaylar daha da kesinleştirildi, eklemeler, çıkarmalar oldu ve sonunda sınav sabahı geldi çattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baba-kız aynı anda, sabahın köründe fırladık yataklardan ki babiş’in ‘akıllı telefonu’ saatleri bir saat ileriye alıp kendisini gereksiz yere uyandırmış! ancak telefona ‘fırça’ atılamayacağına göre bir sorumlu bulundu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘baba gürültü etme biraz daha uyuyacağım’&lt;br /&gt;‘peki kızım sen uyu ben kahvaltıyı hazırlayayım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün misafirlerimize gösterdiğimiz özeni gösterip hazırlıklara başladık; en güzel sofra takımlarımızı çıkarttık, peynir kestik, ekmek kızarttık, cevizdi kaşardı ne istendiyse eksiksiz yerine koyduk her şeyi hazır, tamam ettik ki babiş kalksın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim oflaya puflaya kalktı, kalkar kalkmaz da fırçasını attı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘masa kurmuşsun?’&lt;br /&gt;‘evettt?’&lt;br /&gt;‘ben mutfakta yiycem!’&lt;br /&gt;‘…………..’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belli ki kendince bazı şeyleri uğur bellemiş, ‘totem’ yapıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ses etmedik, masanın yarısını mutfağa; bizim aşağı yukarı on yıldır kahvaltı ettiğimiz, akşam yemeklerimizi yediğimiz ‘hizmetli’ masasına taşıdık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş bir yandan kahvaltısını etti bir yandan arkadaşlarıyla mesajlaştı, bizim arada patlattığımız esprileri anında onlara yetiştirdi, parmakları durmadan çalıştı, bazen de telefonla konuştu, kahvaltı etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘babiş!’&lt;br /&gt;‘ne var?’&lt;br /&gt;‘diyorum ki sen bu sınavı boş ver en iyisi blackberyy tamircisi ol!’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fikir çok hoşuna gitti babiş’in, bizim de üstümüzden büyük bir yük kalktı! ne de olsa on yıllık çabamız sonunda meyve vermişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baba – kız güle oynaya sınava gittik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1725556149993587699?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1725556149993587699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/03/kzmza-meslek-bulduk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1725556149993587699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1725556149993587699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/03/kzmza-meslek-bulduk.html' title='kızımıza meslek bulduk!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-GGcOIhgIXqE/TZBG_z6KVtI/AAAAAAAACAs/VuTk0Cge4k4/s72-c/sinav_stresi_ilgisiz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5452223172421398286</id><published>2011-02-18T18:42:00.002+02:00</published><updated>2011-02-18T18:55:41.452+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>asayiş berkemal!</title><content type='html'>hamiş: halimiz “masalların masalı”ndan pek de farklı değil! merak edilecek bir şey yok! meraklanma!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masalların Masalı&lt;br /&gt;________________________________________&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su basında durmuşuz, &lt;br /&gt;çınarla ben. &lt;br /&gt;Suda suretimiz çıkıyor, &lt;br /&gt;çınarla benim. &lt;br /&gt;Suyun şavkı vuruyor bize, &lt;br /&gt;çınarla bana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su basında durmuşuz, &lt;br /&gt;çınarla ben, bir de kedi. &lt;br /&gt;Suda suretimiz çıkıyor, &lt;br /&gt;çınarla benim, bir de kedinin. &lt;br /&gt;Suyun şavkı vuruyor bize, &lt;br /&gt;çınarla bana, bir de kediye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su basında durmuşuz, &lt;br /&gt;çınar, ben, kedi, bir de güneş. &lt;br /&gt;Suda suretimiz çıkıyor, &lt;br /&gt;çınarın, benim, kedinin, bir de günesin. &lt;br /&gt;Suyun şavkı vuruyor bize, &lt;br /&gt;çınara, bana, kediye, bir de güneşe. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su basında durmuşuz, &lt;br /&gt;çınar, ben, kedi, güneş, bir de ömrümüz. &lt;br /&gt;Suda suretimiz çıkıyor, &lt;br /&gt;çınarın, benim, kedinin, günesin, bir de ömrümüzün. &lt;br /&gt;Suyun şavkı vuruyor bize, &lt;br /&gt;çınara, bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su basında durmuşuz. &lt;br /&gt;Önce kedi gidecek, &lt;br /&gt;kaybolacak suda sureti. &lt;br /&gt;Sonra ben gideceğim, &lt;br /&gt;kaybolacak suda suretim. &lt;br /&gt;Sonra çınar gidecek, &lt;br /&gt;kaybolacak suda sureti. &lt;br /&gt;Sonra su gidecek &lt;br /&gt;güneş kalacak; &lt;br /&gt;sonra o da gidecek... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su basında durmuşuz. &lt;br /&gt;Su serin, &lt;br /&gt;Çınar ulu, &lt;br /&gt;Ben şiir yazıyorum. &lt;br /&gt;Kedi uyukluyor &lt;br /&gt;Güneş sıcak. &lt;br /&gt;Çok şükür yaşıyoruz. &lt;br /&gt;Suyun şavkı vuruyor bize &lt;br /&gt;Çınara bana, kediye, güneşe, bir de ömrümüze…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazım Hikmet&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5452223172421398286?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5452223172421398286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/02/asayis-berkamal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5452223172421398286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5452223172421398286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/02/asayis-berkamal.html' title='asayiş berkemal!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-346023296242619857</id><published>2011-01-20T10:20:00.004+02:00</published><updated>2011-01-20T10:23:36.144+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>mutluluk nedir?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTfufhJfDBI/AAAAAAAAB_I/XD0qtxFSBCo/s1600/babis.jpg" imageanchor="1" style="cssfloat: left; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" s5="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTfufhJfDBI/AAAAAAAAB_I/XD0qtxFSBCo/s320/babis.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sizi bilmeyiz ama bizim için sabah 08.15 vapurunda, tam da okuduğunuz kitap arasında, tam da sayfasını kıvırdığınız&amp;nbsp;sayfada, küçükcük bir not bulmaktır, kalpli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- seni çok seviyorum! çabuk iyileş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-346023296242619857?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/346023296242619857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/mutluluk-nedir-sizi-bilmeyiz-ama-bizim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/346023296242619857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/346023296242619857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/mutluluk-nedir-sizi-bilmeyiz-ama-bizim.html' title='mutluluk nedir?'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTfufhJfDBI/AAAAAAAAB_I/XD0qtxFSBCo/s72-c/babis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-894010651155190482</id><published>2011-01-11T16:44:00.002+02:00</published><updated>2011-01-11T17:11:16.166+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>bir istanbul sabahı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSxsfOSfd0I/AAAAAAAAB-A/YpVUJqN6s0c/s1600/eski+istanbul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSxsfOSfd0I/AAAAAAAAB-A/YpVUJqN6s0c/s400/eski+istanbul.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;neredeyse haftalardır, “istanbul, köprübaşı, kızlar, buluşalım!” diyorduk da çağrımıza kimseleri inandıramıyorduk!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sonunda bizi duyan duydu ama şansa bakın ki neredeyse bütün istanbul’un erkekleri, dört bir koldan köprü’ye hücum etti! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şaka bir yana, fotoğraf geçen yıl santral istanbul’da rastladığımız bir sergiden kalma… bir yerlere takılmış kalmış… paylaşım için gün bu gün olmalı ki birden karşımıza çıkıverdi, sizinle paylaşalım istedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıl 1900'lerin başı, sıradan bir İstanbul günü; mevsimlerden kış olmalı ya da sonbahar belki de ilkbahar; sabah saatleri; kadıköy’den, üsküdar’dan, adalardan kalkan vapurlar, köprüye yanaşmış, yüklerini boşaltıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim bilir ne kadar çok mahmur (uyku sersemi), yeni bir iş gününe söylene söylene işyerlerine doğru dört bir yana, sirkeci’ye, eminönü’ne, karaköy’e, galata’ya dağılıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş, fotoğrafı daha iyi inceleyebilmek için üstüne tıkla!&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-894010651155190482?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/894010651155190482/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/bir-istanbul-sabah.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/894010651155190482'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/894010651155190482'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/bir-istanbul-sabah.html' title='bir istanbul sabahı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSxsfOSfd0I/AAAAAAAAB-A/YpVUJqN6s0c/s72-c/eski+istanbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5648220307394322189</id><published>2011-01-07T15:19:00.003+02:00</published><updated>2011-01-07T15:24:51.346+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>istanbul'un seksen semti!</title><content type='html'>istanbul’un, “2010 avrupa kültür başkenti” unvanı geçen yılda kaldı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama “iyi” ama “kötü” bir süre proje üretildi, etkinlik yapıldı… en önemlisi de yıllardır çivi çakılmamış tarihi binalar restore edildi, elden geçirildi en çok da buna sevindik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim içinse neredeyse sayısı on bini bulan bu etkinlikler içinde bir tanesi vardı ki pek hoşumuza gitti, elimizden bırakamadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TScSuXHS2WI/AAAAAAAAB94/MG82mTT_u38/s1600/sisli.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TScSuXHS2WI/AAAAAAAAB94/MG82mTT_u38/s400/sisli.jpg" width="275" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;projenin adı “istanbulum!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlamı şu ki ilk elde istanbul’un kırk ayrı semti kimi o semtte doğmuş kimileri de o semti çok iyi bilen kırk ayrı edebiyatçı-yazar tarafından yazıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kitaplar basıldı, geçen yıl piyasaya çıktı ve biz neredeyse tamamına yakınını okuduk. fırsat bulunca da sözü edilen yerleri gidip gezdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi ise bir kırk kitap daha yazıldı ve böylece proje tamamlandı. Artık istanbul’un seksen semti kalem altında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık bize düşen ya “meydanları kaybolmuş yorgun bir semt aksaray”dan başlamak ya “güzgargülü çamlıca”dan ya da “bostancı bahane”den…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merak etmeyin okudukça yazarız, gezince de ballandıra ballandıra anlatırız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5648220307394322189?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5648220307394322189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/istanbulun-seksen-semti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5648220307394322189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5648220307394322189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/istanbulun-seksen-semti.html' title='istanbul&apos;un seksen semti!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TScSuXHS2WI/AAAAAAAAB94/MG82mTT_u38/s72-c/sisli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4771916303628906565</id><published>2011-01-03T11:37:00.001+02:00</published><updated>2011-12-27T14:44:41.830+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>yılbaşı yemeği: hindi but!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGXDoLtTvI/AAAAAAAAB9Y/OvZLz1Dx61M/s1600/y%25C4%25B1l+5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGXDoLtTvI/AAAAAAAAB9Y/OvZLz1Dx61M/s400/y%25C4%25B1l+5.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;sizin yılbaşı akşamı nasıl geçti bilmiyoruz ama bizimki, konuğumuzun itiraf ettiği gibi “muhteşem”di!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;bir kere konuk güzel ve de “ağır” olunca, yenilen içilen bir başka güzel oluyor canım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi mutfakta tam da istediğimiz gibi bir “hüner” gösteremedik, kafamızda dönüp duran tilkileri yakalayıp pişiremedik; şartlar ve biraz da geç kalmış olmak, elimizi kolumuzu bağladı ama “konuk”tan da pek fazla şikayet duymadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında niyetimiz portakallı bıldırcın pişirmekti ama biri aklımıza portakallı ördeği soktu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“akıl akıldan üstündür” dedik kalkıp beyoğlu balık pazarı’na kadar gittik ki bizden daha akıllılar ne ördek bırakmış ne de kalan bıldırcınların, bıldırcın hali var! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aldı mı bizi bir telaş, “ya kestaneli hindiye kalırsak?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır hindiyi güzel pişiririz de konuk “sıradan” bulursa ne halt ederiz? korkumuz o!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGXtqda0mI/AAAAAAAAB9c/2V5TYVTMcQE/s1600/y%25C4%25B1l+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGXtqda0mI/AAAAAAAAB9c/2V5TYVTMcQE/s400/y%25C4%25B1l+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;o telaşla “füme somon sever, elimizin altında bulunsun” deyip somona yöneldik, “ama palamut füme hiç bilmediği bir&amp;nbsp;tat” fikri daha cazip geldi ona sarıldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;peynir tabağı için de bayılacağı ezine beyaz, lokumlu kaşar ve otlu peynir aldık. uzun zamandır “paçanga paçanga” diye sayıkladığından da pastırma kestirip, yanına taze kaşar eklettik, yufkaları ikilettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak “ana yemek” olarak sonunda hindi buduna kaldık ama tatlı olarak “mado kaymaklı” var ki kimse karşı koyamaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldik yılbaşı akşamına ki daha sofraya oturmaya epeyce var… biz mutfaktayken konuğun erken geleceği tuttu, başladı ayak altında dolaşmaya&amp;nbsp;ve de bu tavır konuk kısmına hiç yakışmadı ancak kimin umurunda… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne pişiriyormuşuz? neler yiyecekmiş? şu niye yokmuş! bu olsaymış daha iyi olmaz mıymış? patlıcan salatası var mıymış? içine süt koyuyormuşuz değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGYHS8skHI/AAAAAAAAB9g/ax-mDL1DEWU/s1600/y%25C4%25B1l+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGYHS8skHI/AAAAAAAAB9g/ax-mDL1DEWU/s400/y%25C4%25B1l+3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sorulara sabırla yanıt verdik bir yandan da işimizi yaptık masa hazırlayıp çatal bıçak, bardak çanak yerleştirdik, peçete büktük, üstlerine de peynir tabağı, füme palamut, patlıcan salatası, rus salatası, bir de sıradan salata ayrıca paçanga böreği en son sırada da kestaneli hindi but koyduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii bütün bunlar hazırlanıp, pişirilirken bir yandan yeni talimatlar alıyoruz, “hindiyi haşlayıp suyuna da şehriye döksene, salçalı!” der durur tepemizdeki ses!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dediği de oldu, önce hindi but haşlandı sonra suyundan ayrıldı; tereyağı, salça, tuz ve kakuleye bulandı, yanına patates, kestane eklenip kağıtla sarılıp sarmalanıp fırına sürüldü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;allah sizi inandırsın biz bütün bunları yaparken yani masayı kurarken, paçangayı sarıp, patlıcan salatasına mayonez eklerken, peynir tabağını hazırlarken, hindiyi fırına verip suyuna arpa şehriye dökerken konuk ancak kendini hazırlayabildi yılbaşı masasına!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada bir de içecek telaşına düştük ki şarap kavımızda ne var ne yok elden geçirmekteyiz! neyse ki üzerinde 98 yazan bir ispanyol şarabında karar kıldık da o sorun da öylece çözüldü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGYcz6_LfI/AAAAAAAAB9k/m9rKj3faYCE/s1600/y%25C4%25B1l+4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="251" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGYcz6_LfI/AAAAAAAAB9k/m9rKj3faYCE/s400/y%25C4%25B1l+4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;efendim lafı uzatmayalım bütün bir yılbaşı akşamı konuk pek bir memnun kaldı yedirdiklerimizden içirdiklerimizden; şarabı “şahane” buldu, füme palamut’a bayıldı, patlıcan salatasına “işte kendini aşmışsın!” deyip iltifat etti ama içinde süt değil de aşçı üç kağıdı olan mayonez konulduğunu öğrenince biraz bozuldu ancak renk vermedi ama paçangadaki pastırmanın çemenli oluşunu “amatör”, hindiyi pek bir “lokum” buldu, yumuşacıkmış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada fondaki müziği biz önce italyan ezgileri ile başlattık sonra caz’a geçtik tam zeki müren’de karar kılacaktık ki konuğun kendi müzik çalarından seçtiği elvisler ve tv’deki madonna konseri geceye damgasını vurdu ama bize de hemen arkasından onun da pek beğendiği, “bunlar insansa biz neyiz?” dediği victoria secret defilesindeki mankenleri izlemek fırsatı çıktı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama en çok hoşumuza giden, sadece bu yılbaşı akşamı için kendini “konuk” gibi “özel” hissetmek isteyenin söylediği oldu, “babiş muhteşem bir akşamdı, teşekkür ederim!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;﻿&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4771916303628906565?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4771916303628906565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/ylbasnn-agr-konugu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4771916303628906565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4771916303628906565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/ylbasnn-agr-konugu.html' title='yılbaşı yemeği: hindi but!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TSGXDoLtTvI/AAAAAAAAB9Y/OvZLz1Dx61M/s72-c/y%25C4%25B1l+5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5069690354559432038</id><published>2011-01-01T15:14:00.000+02:00</published><updated>2011-01-01T15:14:53.036+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>az sonra... az sonra...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TR8oMjLTS8I/AAAAAAAAB9Q/1rV5jb4TQyc/s1600/az+sonro.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TR8oMjLTS8I/AAAAAAAAB9Q/1rV5jb4TQyc/s400/az+sonro.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;hamiş "ağır konuk" ağırlandı! az bekle yorgunluğu bir atalım, yazarız!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;sağlıkla...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5069690354559432038?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5069690354559432038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/az-sonra-az-sonra.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5069690354559432038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5069690354559432038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2011/01/az-sonra-az-sonra.html' title='az sonra... az sonra...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TR8oMjLTS8I/AAAAAAAAB9Q/1rV5jb4TQyc/s72-c/az+sonro.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5163444243278487839</id><published>2010-12-30T14:37:00.000+02:00</published><updated>2010-12-30T14:37:29.205+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>mutlu yıllar!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRx8RIGZSwI/AAAAAAAAB9I/40E0_56Vf-I/s1600/resim-_3377.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="327" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRx8RIGZSwI/AAAAAAAAB9I/40E0_56Vf-I/s400/resim-_3377.gif" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;hamiş, yılbaşına 'ağır' misafir var biliyorsun! bize müsaade, mutfağa gidiyoruz!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5163444243278487839?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5163444243278487839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/mutlu-yllar.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5163444243278487839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5163444243278487839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/mutlu-yllar.html' title='mutlu yıllar!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRx8RIGZSwI/AAAAAAAAB9I/40E0_56Vf-I/s72-c/resim-_3377.gif' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6785856117732167725</id><published>2010-12-27T13:43:00.008+02:00</published><updated>2010-12-27T13:57:57.525+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>yeni yıl yemeği</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRh-Tj1u_RI/AAAAAAAAB80/jHYkrRRk-J0/s1600/turkey.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="292" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRh-Tj1u_RI/AAAAAAAAB80/jHYkrRRk-J0/s320/turkey.gif" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;kafamız karışık! yılbaşında “ağır” bir konuğumuz var! günlerdir yılbaşı hindisi gibi düşünüp duruyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gazetelerin birinde “portakallı bıldırcın” tarifi gördük, kesip sakladık; “b planı” olarak yıllardır hesabını kitabını yaptığımız “tereyağlı tavuk” var; &lt;a href="http://bestebonnard.blogspot.com/2010/12/yilbasi-yemek-onerileri-ve-tarifleri.html"&gt;beste hanım&lt;/a&gt;&amp;nbsp;sağ olsun “ördek göğsü” tarifi vermiş okurlarına ki, içinde “nar, ahududu, airelle veya benzeri hafif eksimsi orman meyveleri” var! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi narı, ahududuyu bulduk diyelim, “airelle ve hafif ekşimsi orman meyveleri”ni nerden bulacağız? aldı bizi bir endişe!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRh7ruM4BBI/AAAAAAAAB8w/hruqBBZN5zY/s1600/hindi+i.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="250" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRh7ruM4BBI/AAAAAAAAB8w/hruqBBZN5zY/s400/hindi+i.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu arada, arada sırada pişirdiğimiz “kağıtta hindi” deneyimimiz var pek güzel olur ama ya konuk “sıradan” bulursa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi hadi “ana yemeği hallettik” diyelim daha bunun aperatifleri var, ara sıcağı var, meyvesi tatlısı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;konuk ağırlamak zor iş vesselam hele ki “ağır” olursa… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siz ne dersiniz "kızlar" ne pişirsek ki? &lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6785856117732167725?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6785856117732167725/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/yeni-yl-yemegi.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6785856117732167725'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6785856117732167725'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/yeni-yl-yemegi.html' title='yeni yıl yemeği'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRh-Tj1u_RI/AAAAAAAAB80/jHYkrRRk-J0/s72-c/turkey.gif' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-170746392544288750</id><published>2010-12-24T14:00:00.002+02:00</published><updated>2010-12-24T14:50:45.395+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>kadınlar ihmale gelmez!</title><content type='html'>nihayet olanlar oldu hatta “beklediğimiz oldu” desek daha doğru olur; babiş isyan etti üstelik bunu yazılı olarak da belgeledi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyorsunuz haftalardır “kızlar”la ilgileniyoruz, dikkatlerini çekmeye çalışıyoruz, yapmadığımız numara kalmadı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birbirinden çekici gezi planları yaptık birbirinden dehşetli yemekler önerdik; ne kuru fasulyeciler kaldı ne ciğerciler ne dürümcüler de kimse köprü başına kadar bile gelmedi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRSW-yaySGI/AAAAAAAAB8g/Kglh6RPYNDE/s1600/P1100327.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRSW-yaySGI/AAAAAAAAB8g/Kglh6RPYNDE/s400/P1100327.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;olsun canları sağ olsun; biz umutlarımızı kaybetmiş değiliz! elbette her “rejim”in sonu gelir, ortalık demokratikleşir, serbest dolaşım serbest bırakılır, dileyen dilediği yere gider, canı çeken canının çektiğini yer içer!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;neyse, dönelim babiş’e de meramımızı anlatalım… uzun zamandır babiş’e “düzgün, birbirinden ilginç, vay bee!” dedirtecek yemekler yapamıyoruz. (tırnak içindeki ibareler de zaman zaman babiş’in dile getirdiği yakarışlar.) &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;eee tabii bunda hafta sonu gezmelerinin de payı yok değil! “suri sultani’ydi, eminönü’ydü, tahtakale’ydi yok efendim sultanahmet’ti” deyip gezeceğimize; kadıköy çarşısı’dan pırasa, kabak alsaydık ve de eve gelip yeni dökme tencerelerimizin başına geçseydik daha iyi olmaz mıydı?&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRSKoQUbupI/AAAAAAAAB8c/U8vOc6rM_IE/s1600/P1100301.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRSKoQUbupI/AAAAAAAAB8c/U8vOc6rM_IE/s400/P1100301.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;ya da aklımızı başımıza toplayıp da her akşam bir başka çeşit hazırlayıp dolaba koyduğumuz, sokak kapısına da “unutma!” diye not astığımız sandviçlerimizin çeşitlerini çoğaltsaydık daha iyi olmaz mıydı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;yapmadık tabii bütün bunları, üstelik işi iyice boşlayıp “son zamanlarda” bir de unutkan olunca, olanlar oldu ve babiş de dayanamayıp bu sabah durumu yazılı olarak belgeledi "bana sandviç hazırlamamışsın. kendi sandviçimi kendim hazırladım"ı bir kağıda yazdı, getirip görünen bir yere, banyo aynasına astı, okula öyle gitti!bu utanç da bize yeter artık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-170746392544288750?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/170746392544288750/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/kadnlar-ihmale-gelmez.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/170746392544288750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/170746392544288750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/kadnlar-ihmale-gelmez.html' title='kadınlar ihmale gelmez!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TRSW-yaySGI/AAAAAAAAB8g/Kglh6RPYNDE/s72-c/P1100327.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-752205305005731650</id><published>2010-12-20T07:49:00.003+02:00</published><updated>2010-12-20T08:05:32.109+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>ingiliz mezarlığı!</title><content type='html'>hani demiştik ya geçen haftalarda, “tanrı mizahı sever!” diye… yine yaptı yapacağını biz tam da "kuru fasulye-pilav-cacık-turşu” dörtlemesini tadacakken onlardan yoksun kaldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah işten çıktık, istikametimiz süleymaniye ama gel gör ki hayatımızda babiş var; elinde de telefon olunca mesaj&amp;nbsp;gelmesi an meselesi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“babiş karnım aç, saray’a gidelim mi?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani bu şu demek dershaneden çıkılıp,&amp;nbsp;eve komşu saray muhallebicisine gidilecek tavuk suyuna çorba içilecek, kol böreği yenilecek ve tatlılardan o anda ne gözüne kestirirse masaya gelecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim öyle oldu bizim kızlara anlatıp, “hava” atacağımız gezimiz bir sonraki haftaya kaldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gidip babiş’i dershaneden aldık ama “saray” diye bizim yıllardır gittiğimiz bir başka saray’a, bahariye’deki kadıköy saray’a götürdük!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavuk suyuna çorbayla başladı babiş, ardından “ana yemek” diye mönüde en beğendiği kaşarlı döner dürümde karar kıldı, sonunda da nefesi kesildi, kazan dibini paket yaptırttı; babası da pilav üstü döner yedi, açık ayran içti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada sanki bize güvenip de evlenmiş bir arkadaşımız geçen haftalardan memnun kalmış olacak ki kocasını yine gezmelere çıkarmamızı istemiş! oğlan telefonda der ki, “ingiliz mezarlığı’nı görmeye gidelim mi?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi “yok işim var bahara kalsın!” desen ayıp olur, demesen, kış günü ayaz altında mezarlık gezmek bize nasip&amp;nbsp;olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tRGMBO_I/AAAAAAAAB8M/pAl9pcp3PI8/s1600/ing+1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tRGMBO_I/AAAAAAAAB8M/pAl9pcp3PI8/s400/ing+1.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;gittik gördük nasıl olacağını hatta babiş bile heveslendi, mezarlık görmek için bize katıldı, fotoğraf çekti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim mezarlık haydarpaşa’da, denize nazır, şu ya da bu nedenle hayatlarını kaybetmiş ingiliz vatandaşlarının huzur içinde yattığı bir yer! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tgWdFyjI/AAAAAAAAB8Q/xGG5Ec9TFks/s1600/ing+2.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tgWdFyjI/AAAAAAAAB8Q/xGG5Ec9TFks/s400/ing+2.JPG" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;göçüp gitmişler koca koca servilerin altında gayet düzenli ve de bakımlı bir mezarlıkta huzur içinde yatmaktalar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tyG-z02I/AAAAAAAAB8U/n4JGBK4PWXI/s1600/ing+3.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tyG-z02I/AAAAAAAAB8U/n4JGBK4PWXI/s400/ing+3.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;babiş gezdi mezarlığı “misafir”, evden gönderilmiş koca oğlan da… fotoğraf çektiler, arada mırıldandılar, en son duyduğumuz babiş’in lafıydı, “medeniyet bu işte!” dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş dert etme bir gün de sana eyüp mezarlığını anlatır, mermere işlenmiş nice ölüden&amp;nbsp;söz eder hikayelerini aktarırız!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-752205305005731650?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/752205305005731650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/ingiliz-mezarlg.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/752205305005731650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/752205305005731650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/ingiliz-mezarlg.html' title='ingiliz mezarlığı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQ7tRGMBO_I/AAAAAAAAB8M/pAl9pcp3PI8/s72-c/ing+1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5756229791040515106</id><published>2010-12-17T13:41:00.001+02:00</published><updated>2010-12-17T13:45:42.788+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>dörtleme!</title><content type='html'>“madem kimse gelmiyor madem tek başımıza kaldık, kızlar yüz vermedi!” deyip, istanbul’u gezmeye kaldığımız yerden devam kararı aldık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtJ_xmqd2I/AAAAAAAAB78/VgVzuYZn26E/s1600/sÃ¼leymaniye.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtJ_xmqd2I/AAAAAAAAB78/VgVzuYZn26E/s400/s%25C3%25BCleymaniye.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu hafta sonunun ilk durağı yenilenen yüzüyle süleymaniye camisi!&lt;br /&gt;dolayısıyla yine köprüden yürünecek yine balıkçıların yanından geçip kovalarına göz atılacak, “rasgele!” denilecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtL2Jq1cSI/AAAAAAAAB8A/2_WKb91zmaE/s1600/balÄ±kci.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtL2Jq1cSI/AAAAAAAAB8A/2_WKb91zmaE/s400/bal%25C4%25B1kci.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yine tahtakale-rüstem paşa camii-unkapanı güzergahı izlenerek süleymaniye’ye çıkılıp, koca sinan’ın türbesinden camiye sapılacak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine vakit öğlene denk getirileceğinden arada kuru fasulye-pilav-cacık-turşu dörtlemesiyle karın doyurulacak ve yine gezi roksana’nın mezarında son bulacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtNUSO5ZII/AAAAAAAAB8E/h4IHDnY6TYo/s1600/kuru.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="278" n4="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtNUSO5ZII/AAAAAAAAB8E/h4IHDnY6TYo/s400/kuru.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;artık orta kahveyi nerede içeriz bilinmez ama söz, yazarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5756229791040515106?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5756229791040515106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/dortleme.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5756229791040515106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5756229791040515106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/dortleme.html' title='dörtleme!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQtJ_xmqd2I/AAAAAAAAB78/VgVzuYZn26E/s72-c/s%25C3%25BCleymaniye.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-3977154934309788595</id><published>2010-12-13T15:07:00.000+02:00</published><updated>2010-12-13T15:07:40.789+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlı'/><title type='text'>kadayıf mı künefe mi?</title><content type='html'>insanoğlunu memnun etmek zordur hele de “küçük”lerini! bizde bunlardan bir tane var biliyorsunuz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse, lafı uzatmadan gelelim sadede!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizimki son zamanlarda bir moda deyiş çıkardı, ikide bir yani iki ayda bir bazen de üçü bulur, “yine kaytarıyorsun! artık güzel şeyler pişirmiyorsun!” der, çuvaldızı batırır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;canımız acıyor tabii! ancak bir yandan da hak vermiyor değiliz! çocuk büyüdüğünde “adam” olduğunda, ele güne karşı, “babasının mutfağı”nı nasıl hatırlayacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“babam bir pirzola pişirirdi parmaklarını yersin!” ya da “palamudu takoz kestirtirdi, ızgara yapardı!” mı diyecek? hadi belki çok çok “et suyu ile yapardı, içine patates, havuç, bir baş soğan da koyardı ki mercimek çorbanın tadından yenilmezdi, hele de kıtır ekmekleri doğrarsan” deyip yad edecek babasını!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kadarı yetmez tabii çocuklara efsaneler gerek! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla hem lafların altında kalmayalım hem de tembellik edip bedenimizi hamlamayalım diye yeni arayışlara girdik hem de hiç hoşlanmadığımız hayatta yemediğimiz tatlı mevzununa el attık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce çarşıdan iki tane alüminyum künefe tepsisi, tel kadayıf ve dil peyniri aldık sonra da yolumuzun üstündeki bir künefe ustasından az biraz pişirme taktiği ardından da evin yolunu tuttuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne zaman ki babiş künefe lafını duydu, önce ağzından bir nida çıktı ki “Allah!” der sonra da “yemez miyim? deli misin sen” der gibi bakıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durum böyle olunca künefeyi satacak müşteri de bulununca bize de mutfağın yolu tez elden gözüktü.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQYaIkVRY8I/AAAAAAAAB7o/VcZ2dlhizIQ/s1600/kad+tava.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" n4="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQYaIkVRY8I/AAAAAAAAB7o/VcZ2dlhizIQ/s400/kad+tava.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;önce tepside tereyağını erittik, iki tatlı kaşığı üzüm pekmezi de koyduk içine sonra da kadayıfları tepsiye serip, bir kat peynir bir kat daha kadayıf döşeyip, ocağın üstünde en küçük ateşte altını kızartmaya başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha bu arada bir başka ocakta da toz şekerli şerbet eriyor unutmadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee tabii ilk deneyim, serde acemilik de var, kadayıfın altı çabuk kızardı, bin bir zahmet öteki yüzünü çevirdik, bir de onu kızarttık, “tamam” olunca da şerbeti döküp babiş’e sunduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;valla onun deyişi yalanımız yok, “gerçeğinden hiç farkı yok hatta daha da güzel!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak biz biraz “pinpirikli” adamız, bu lafı ucundan tutup, bir başka seferi bekledik ki, babiş yeniden “yerim!” desin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim o laf birkaç gün sonra salondan bir daha geldi, biz de yeni bir künefe denemesine giriştik yine aynı sonucu aldık! bu arada pekmezini biraz fazla koyuyormuşuz, künefe ustası söyledi, onu azalttık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine babiş geçer not verdi yine “aferin!” aldık taa ki geçen günlere kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktık olmuyor bir türlü kendimizi memnun edemiyoruz, bu kez pişirme yöntemini değiştirip teflon tavaya başvurduk. gerçek kadayıf ustaları gibi bir o yanını çevirdik kolaylıkla kadayıfın bir bu yanını; üstelik dil peyniri yerine tuzsuz gerçek kadayıf peyniri kullandık!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQYaebMlhpI/AAAAAAAAB7s/HAxBoMaEH9o/s1600/kad+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="315" n4="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQYaebMlhpI/AAAAAAAAB7s/HAxBoMaEH9o/s400/kad+3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;babiş künefenin neredeyse tamamını yedi, biz de çatalla ucundan aldık ki hamur geldi, ses etmedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi derinde bekleyen tel kadayıfların bir kez daha talep edilmesini bekliyoruz ki deneye yanıla ustalaşalım, kim bilir belki künefe ustası bile oluruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnız babiş kadayıfa “künefe!” diyor, bizse “bildiğimiz kadayıf!” demekte ısrarlıyız onun için daha adında anlaşamadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-3977154934309788595?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/3977154934309788595/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/kadayf-m-kunefe-mi.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3977154934309788595'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3977154934309788595'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/kadayf-m-kunefe-mi.html' title='kadayıf mı künefe mi?'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQYaIkVRY8I/AAAAAAAAB7o/VcZ2dlhizIQ/s72-c/kad+tava.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1948405848019853669</id><published>2010-12-10T18:08:00.003+02:00</published><updated>2010-12-10T18:11:21.938+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>kestane kebap!</title><content type='html'>“hacı ellerine sağlık!”&lt;br /&gt;“afiyet olsun kızım!”&lt;br /&gt;“doydun mu dersen, hayırrr!”&lt;br /&gt;“ee yuhh artık kızım! önce çorbayı hüplettin, ardından palamudu midende yüzdürmeye başladın, nar ekşili kıvırcık da yan gel yat!”&lt;br /&gt;“doymadımmm!”&lt;br /&gt;“artık bir şey yapamam! istersen kestane var!”&lt;br /&gt;“olur yerim!”&lt;br /&gt;“tamam suya yatırayım o zaman!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yukarıdaki diyalog akşamın… hava soğudu ya aç karınları doyurmak zorlaştı! Allah’tan zaman zaman şapkamızdan tavşan çıkarabiliyoruz! bu akşamınki de kestane!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQJQWqrJldI/AAAAAAAAB7c/ezeQuUltpUo/s1600/kestane_1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="290" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQJQWqrJldI/AAAAAAAAB7c/ezeQuUltpUo/s400/kestane_1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;şimdiye kadar kestaneleri çizer, köz tavasında arkalı önlü pişirmeye çalışırdık ki geçen haftaki refika hanım’ın kestane yazısı (hürriyet gazetesi cts) kulağımıza küpe oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim önce marketten kestane alıyorsunuz, eve gelince poşetten çıkarmadan bir köşede bekletiyorsunuz taa ki, “kesstanenn!” denilene kadar, elleşmiyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi bir kestane pişirmenin püf noktası yani kestaneciler gibi sıra sıra dizmenin, kabuklarının çabuk soyulmasının nedeni pişirmeden kestaneleri boydan boya bıçakla çizmek bir saat önce suda bekletmekmiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonrası ise ocağın başında “kestane kebap kestane kebap!” diye müşteri beklemekmiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1948405848019853669?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1948405848019853669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/kestane-kebap.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1948405848019853669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1948405848019853669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/kestane-kebap.html' title='kestane kebap!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TQJQWqrJldI/AAAAAAAAB7c/ezeQuUltpUo/s72-c/kestane_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7490755856788138032</id><published>2010-12-06T21:19:00.000+02:00</published><updated>2010-12-06T21:19:09.694+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>o piti piti, karamela sepeti!</title><content type='html'>biz kesinlikle Tanrı’nın bir “mizahsever” olduğuna inanıyoruz! yaptığı işlere bakın anlarsınız! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyorsunuz, yazmıştık! geçen hafta sonu tarihi yarımada’yı gezecek, geziye de köprü’ten başlayacak; kaymaklı lokum yiyip yeni cami’yi seyrede seyrede orta kahvemizi höpürdetecektik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunu herkese duyurduk hatta “gelin gezimize katılın, size istanbul’u gezdirelim!” dedik, günlerce bekledik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda istanbul’a yolu düşmüş bir ankaralı, “gelirim hatta gelirken fotoğraf makinemi de getiririm!” dedi, sevindik ama başkaca kimseden de ses çıkmadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cumartesi günü geldi çattı, sabah işten çıktık, metroyla taksim’e geldik; niyetimiz yürüye yürüye kalan “son sıcak gün”ün tadını çıkarmak, gezimize başlamadan cadde-i kebiri bir baştan başa geçmek, yolda da önümüze “nimet” diye ne çıkarsa karnımızı doyurmak, kahvaltı yapmak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;niyet bu ama istiklal’de “nimet” çok! hele de bizim gibi doğuştan “o piti piti karamela sepeti, terazi lastik jimnastik, biz size geldik bitlendik, hamama gittik temizlendik, dik dik dik!” diyenlerdenseniz, yandınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TP02YlKqWBI/AAAAAAAAB68/tBTGVSHYVzM/s1600/pide.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TP02YlKqWBI/AAAAAAAAB68/tBTGVSHYVzM/s400/pide.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;ilk şimşek pide’ye niyetlendik ama daha geçen haftalardan birinde masalarından birinde güneşe karşı, üstüne yumurta kırdırılmış kıymalı pide ve ayranla kahvaltı ettiğimizden vazgeçtik, bu kez nizam pide’ye yöneldik, ki niyetimiz ikisini birbiriyle kıyaslayalım hem de güzel bir kahvaltı daha yapalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cadde-i kebiri, balık pazarına saptık, yol bitince sola döndük nizam’da dışarıya atılmış sandalyelerden birine oturduk… tepemizde garson bitti ki daha fırın yanmamış, pide yok! çorba var hem de mercimek ama onun yanında da taze ekmek yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;huysuzluk bu ya taze ekmek olmadan çorba içmeyeceğimiz tuttu, kalktık! birkaç on adım attık atmadık kendimizi “self service” hizmet veren bir dükkanın kollarında bulduk! “oh olsun!” deyip adı mercimek bir çorba içtik! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dışarı çıktığımızda güneş iyice yükselmişti, köprü başındaki randevuya da az bir zaman kalmıştı, başladık hayaller kura kura yürümeye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi sizden saklayacak değiliz yukarıda Allah var! diyorduk ki kendi kendimize, “şimdi kızlar gelmiştir! ilk önce köprüyü bir baştan bir başa yürür kimi zaman haliç’i seyreder anlatırız kimi zaman sarayburnunu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha biz hayallerin içinde yüzerken telefon çaldı, bir arkadaşımız, karısı “başımdan git!” demiş olmalı ki bizim geziye katılmak istiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“olur!” dedik yürüdük!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TP02AT2APMI/AAAAAAAAB64/rywMLri4KIA/s1600/IMG_2238.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TP02AT2APMI/AAAAAAAAB64/rywMLri4KIA/s400/IMG_2238.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;tahmin edersiniz ki köprü başına vardığımızda “kızlar”dan ne gelen vardı ne giden! kala kala evden kovulmuş bir erkek arkadaşa kaldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;erkekler kendi başlarına kalırsa ne yapar? ilk önce birer buçuk pilav üstü döner yer sonra çay içer en sonunda da elektronik eşya alışverişine çıkar ya fotoğraf makinesi alır ya aksesuar sorar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de öyle yaptık ama arada değişiklik olsun diye tahtakale’de sobacıları dolaştık; artık neremize süreceksek bir kök adamotu aldık, bir zücaciyecide babiş’e dökme tava bulduk ama en büyük süprize tam da çakma blackberry’lere bakarken rastladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evden kaçmış iki orta yaşlı erkek, arkadaşımızın arkadaşları… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“bıçak bakmaya” gelmişler tahtakale’ye… istediler ki onlara katılalım, bıçakçıdan sonra patates soyacağı ardından akik alalım karnımızı da büyük postane’nin karşısındaki kokoreççide doyuralım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7490755856788138032?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7490755856788138032/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/o-piti-piti-karamela-sepeti.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7490755856788138032'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7490755856788138032'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/o-piti-piti-karamela-sepeti.html' title='o piti piti, karamela sepeti!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TP02YlKqWBI/AAAAAAAAB68/tBTGVSHYVzM/s72-c/pide.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4368341068917055882</id><published>2010-12-03T15:41:00.000+02:00</published><updated>2010-12-03T15:41:45.953+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>döküm tava!</title><content type='html'>bize ne oldu bilmiyoruz ama son zamanlarda baba-kız sanki “kırklar”a karıştık! hele ki bu sabah yaşananlardan sonra… &lt;br /&gt;daha önce anlatmıştık, bu yıl bizim “zor” yılımız! babiş haftanın beş günü okula gidiyor, gelince de bir o kadar dershaneye gidiyor! ne hafta sonu var ne tatili, gecesi gündüzü birbirine karıştı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz derseniz günde beş araç değiştirip sabah işe gidip, akşam beş araçla geri dönüyoruz! eve geldiğimizde de babiş’i yemeğini yemiş, çalışma masasının başına geçmiş, ders çalışıyor buluyoruz! onu rahatsız etmemek için de mutfaktaki yerimize geçip bir kenarda yemeğimizi yiyip kendi kendimizle sohbete dalıyoruz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla konuşulacak konu olunca o yanımıza gelip, mutfak tezgahının üstüne çıkıyor, başlıyor okuldan, derslerden ve bunlar için çok ama çok gerekli olan “motivasyon”dan söz etmeye! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPjzchYG6XI/AAAAAAAAB6s/k_qxEVJ6RDU/s1600/biftek.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPjzchYG6XI/AAAAAAAAB6s/k_qxEVJ6RDU/s400/biftek.jpg" width="383" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;dün akşam da uzun zamanlardan sonra mutfağa geldi babiş, tezgahın üstüne yerleşti ağzını açtı ki konu değişik! bir heyecan bir heyecan ve motivasyona ihtiyacı var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- babiş nefis bir tarif gördüm televizyonda… pazıya sarılmış dil peynirli biftek! ama döküm tavada pişirdiler! et böyle cosss coss yol yol oldu tavada… biz de bir döküm tava alalım! n’olurrr!&lt;br /&gt;- ………….………&lt;br /&gt;- niye????????&lt;br /&gt;- kızım pere yok pere!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çünkü bütün “pereler” babiş’in eğitimine gitti! ancak çabalarımız boşa gitmemiş ki, babiş kürtçe dilde söylediğimiz “pere” lafından ne anlatmaya çalıştığımızı anladı, bütçemizi zorlama isteğinden vazgeçti, konu kapandı, herkes kendi dünyasına döndü, taa ki sabaha kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyorsunuz bizim hasbelkader bir blogumuz var ve baba-kız yeme içme maceralarımızı anlatıyoruz ama son zamanlarda bu yeme içme konusunda biraz sıradanlaştığımızdan anlatacak pek bir şeylerimiz olmuyor dolayısıyla ne uğrayanımız var ne yorum bırakanımız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatta müşteri çekebilmek için promosyona yönelip bedava istanbul gezisi bile düzenledik ona da ancak ancak bir “istanbul tanımaz” ankaralı denk geldi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durumumuz bu vehamette olunca dünkü yazının sonunda bir yorum bulunca çocuk gibi sevindik! ancak yorumu açınca neredeyse küçük dilimizi yutuyorduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ismail dedi ki... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;merhaba dökme demir tencere ve tavaları döküm tava linkinden satın alabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4368341068917055882?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4368341068917055882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/dokum-tava.html#comment-form' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4368341068917055882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4368341068917055882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/12/dokum-tava.html' title='döküm tava!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPjzchYG6XI/AAAAAAAAB6s/k_qxEVJ6RDU/s72-c/biftek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8129264152362783941</id><published>2010-11-30T12:52:00.000+02:00</published><updated>2011-12-27T14:46:41.623+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>istanbul... istanbul...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;yok hayır! söz konusu istanbul'sa laf teferruattır! &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;istanbul tartışılmaz! &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;istanbul hiç bir şekilde bir başka yerle kıyaslanamaz!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;hele hele istanbul'a asla ama asla toz kondurulmaz!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;siz yoksa sevmiyor musunuz?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTRrc6WwCI/AAAAAAAAB6U/yWqsVgFlWqY/s1600/IMG_9434.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTRrc6WwCI/AAAAAAAAB6U/yWqsVgFlWqY/s400/IMG_9434.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;eğer seviyorsanız istanbul'u&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;hatta kör kütük&amp;nbsp;aşıksanız istanbul'a&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;sabah vapura biner, simit yer çay içer;&amp;nbsp;martıların arsızlığına kulak kabartır, bitmek bilmez açlıklarına katık sunarsınız;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTR8uxEz5I/AAAAAAAAB6Y/9jjeFiJc7Pc/s1600/bira.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTR8uxEz5I/AAAAAAAAB6Y/9jjeFiJc7Pc/s400/bira.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;eğer aşıksanız istanbul'a mutlaka ama mutlaka köprüyü yürüyerek geçer,;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;misinalara dolanmadan, istanbullunun keyfine taş atmadan&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;ister balık tutar ister manzara seyreder,&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;sonunda birinden&amp;nbsp;birine karar verir;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;kapısında bulursunuz kendinizi!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTSGhW9CNI/AAAAAAAAB6c/xeRjMDV6NqA/s1600/ayasof.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="252" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTSGhW9CNI/AAAAAAAAB6c/xeRjMDV6NqA/s400/ayasof.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;biz bu hafta sonu yine istanbul'u sevmeye gidiyoruz, cumartesi 11.00'de köprübaşında bekleriz!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;sağlıkla﻿...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8129264152362783941?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8129264152362783941/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/bekleriz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8129264152362783941'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8129264152362783941'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/bekleriz.html' title='istanbul... istanbul...'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TPTRrc6WwCI/AAAAAAAAB6U/yWqsVgFlWqY/s72-c/IMG_9434.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8905129867145485758</id><published>2010-11-25T16:18:00.002+02:00</published><updated>2010-11-25T21:18:23.834+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>istanbul'da kaybolmak!</title><content type='html'>bizim bu kente dair, aşağı yukarı kırk yıla yakındır her sabah ve her akşam yaptığımız, bizden başka kimselerin pek bilmediği farkına da varmadığı bir keyfimiz var! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah “körler ülkesi”nden vapura biner, açıkta sol yanına oturur, asya’dan avrupa’ya deryalar denizler geçerek gider, giderken de tarihi yarım adanın yani&amp;nbsp;sur-i sultani’nin, ayasofya'nın sultan ahmet'in&amp;nbsp;&amp;nbsp;siluetini seyrederiz, bıkmadan usanmadan her sabah ve her akşam! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5uhccBrtI/AAAAAAAAB6E/rSlECoRREIk/s1600/har+saray.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5uhccBrtI/AAAAAAAAB6E/rSlECoRREIk/s400/har+saray.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bizim bu kente dair, aşağı yukarı otuz yıldır her kendimize ayırdığımız zamanda yaptığımız, şimdilerde kimi gönüllülerin de katıldığı bir keyfimiz var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çoğunlukla tarihi yarım adada ya sur-i sultani’de, harem'de, at meydanı'nda, beyazıt'ta ya da “altın boynuz”da, arada sırada cadde-i kebir’de, bir yaz akşamı bir kış günü, bir de “erguvan zamanı” bir de “göç zamanı” bir de “dolunay zamanı” içinden bir o yana bir yana suların aktığı kıyılarda, kavaklar’da, prens adaları’nda kayboluruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim bu kente dair, ne bulursak yazılmış çizilmiş okumak, seyretmek ve de dinlemek gibi bir keyfimiz var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kimi zaman bin bir yüzünü, saraylarını, camilerini, kiliselerini okuruz kimi zaman efsanelerini dinler kimi zaman yer üstünü kimi zaman yer altını merak eder, bulur buluşturur bir araya geliriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizim bu kente dair, her karnımız acıktığında her canımız çektiğinde yaptığımız bir keyfimiz var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5u57WXPYI/AAAAAAAAB6I/zIp46NaTGEg/s1600/IMG_2210.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5u57WXPYI/AAAAAAAAB6I/zIp46NaTGEg/s400/IMG_2210.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bazen denk gelir nohutlu pilav bazen bir koca karının tenceresinde ne varsa bazen bir cam kenarında ince kıyım roka yanında bir yudumla nefsimizi köreltiriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bunları niye yazdık? sevgili brajeshwari’nin, “benim istanbul’u sevmem gerek!” demesi yüzünden!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte size istanbul! işte size istanbul’da kaybolmak için bir fırsat! işte size istanbul’u sevmek için bin bir neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kim bilir belki gün gelir “sünbüli” bir havaya rastlar, ilk önce kaşar-simit kahvaltı eder, üstüne kaymaklı lokum yerken yeni cami’yi seyreder, “en güzel butik cami”yi keşfe çıkar, çinilerine, sedeflerine el yüz sürer, niye “az biraz karanlık” oluşunun dedikodusunu dinlersiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5vrWKC3mI/AAAAAAAAB6M/670r6B5Duf4/s1600/P1100166.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5vrWKC3mI/AAAAAAAAB6M/670r6B5Duf4/s400/P1100166.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;kim bilir belki bir gün börek-çörekle gezmeye başlar, bir ayazmada şifa diler, az ileride öğlen namazına denk gelir, enderun ezanı dinler, köfte, piyaz, irmik helvası karın doyurur, kahveyi yeşil ev’de içer, hipodrom’dan kalma çeşmeleri uzaktan gözler, paşa’nın sarayına çıkıp bin yıl önceki at yarışlarını hayal eder ya beyazları ya kırmızıları ya da yeşilleri kim bilir belki de mavileri tutarsınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;istanbul’da kaybolmaya var mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(*) hamiş, biz her hafta sonu kayboluyoruz, bekleriz! “haftaya geliyorum!” diye kayıt yaptırman yeterli!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8905129867145485758?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8905129867145485758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/istanbulda-kaybolmak.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8905129867145485758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8905129867145485758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/istanbulda-kaybolmak.html' title='istanbul&apos;da kaybolmak!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TO5uhccBrtI/AAAAAAAAB6E/rSlECoRREIk/s72-c/har+saray.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1648663669385295804</id><published>2010-11-22T18:23:00.001+02:00</published><updated>2011-12-27T14:47:34.043+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>balık ekmek!</title><content type='html'>“bayramda evde oturalım, gelen giden olur, ayıp olur!” dedik, öyle de yaptık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ne o öyle her sene her sene yok uzakdoğular puket, sri lanka; yok güney amerika, copacabana; arjantin’de tango, biftek; ille de küba’nın “castro devrini”ne yetişme çabaları; ya da londra, paris, roma, venedik; gondol, cam işleri, san marco meydanı, “atlarımızı” görme telaşı; viyana’da şinitzel, budapeşte’te dana kuyruğu çorbası daha neler daha neler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şaka bir yana "gözümüz yok kimsenin bayram hallerinden, bizim halimiz bize yeter!" dedik bu bayram da vazgeçtik zevk-ü sefadan, kıçımızı kırıp divanımıza kurulduk, misafir bekledik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her bayram evde otururuz ne gelen olur ne giden hele de babiş bayramlaşmalara gidince ıssız bir adayda düşmüş kazazedelere döneriz, bekleriz ki kapıyı biri çalsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağ olsun babiş, geçen yıllarda vişneli likör yapıp dolaba koymuştu “gelen giden olursa ikram edelim” diye ne gelen oldu ne de giden daha tatmak nasip olmamıştı, taa ki bu bayrama kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda olan oldu bayramın ilk günü kapımızı daha otuzuna varmamış “gençten biri” bir de bir on sekizlik çaldı, fazla gençten olunca gelenler el etek öpme faslı yaşandı, çikolata tuttu babiş, liköründen ikram etti; hal hatır sorduk ilk gün akşamı ettik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sonradan da ne gelen oldu ne giden; babiş de kendini gezmelere vurunca kaldık mı yine bir başımıza sıkıntı bize çemkiriyor biz sıkıntıya…&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;baktık halimiz hal değil hava da güzel mi güzel, tuttuğumuz gibi kendimizi kapının önüne koyduk!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yürürsün yürürsün bizim buralarda az sonra denize denk gelirsin sonrası da ya yüzer karşıya geçersin ya vapur ayağının altında!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqWLkibEtI/AAAAAAAAB5Y/HZmOOU-tWHs/s1600/kalamis+4.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="260" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqWLkibEtI/AAAAAAAAB5Y/HZmOOU-tWHs/s400/kalamis+4.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;“karşı”ya geçtik ki&amp;nbsp;sanki bizim haberimiz olmadan kıyamet kopmuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;köprü işgal altında her yan insan her yan olta; uçlarında da istavrit, kraça, kefal; martılar bile kısmetini havada kapıyor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqWmGE-A1I/AAAAAAAAB5c/Ac2iJNC9kjg/s1600/marti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqWmGE-A1I/AAAAAAAAB5c/Ac2iJNC9kjg/s400/marti.jpg" width="293" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ya balık ekmek ya balık ekmek kayıklar yan yana dizili üçerli;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqW5gwe0vI/AAAAAAAAB5g/3_EDAGVVRrw/s1600/sandal.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="288" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqW5gwe0vI/AAAAAAAAB5g/3_EDAGVVRrw/s400/sandal.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;katık dersen turşu suyu hem de taneli; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqXGza1OMI/AAAAAAAAB5k/NiW7fS2ewGA/s1600/tursu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="330" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqXGza1OMI/AAAAAAAAB5k/NiW7fS2ewGA/s400/tursu.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;canın tatlı çekti diyelim lokmaya ne dersin; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqXSLaFLdI/AAAAAAAAB5o/XR6oo8MvgdM/s1600/lokma.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqXSLaFLdI/AAAAAAAAB5o/XR6oo8MvgdM/s400/lokma.jpg" width="307" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;yok baktın ki balık ekmekte kuyruğun sonu yok, “bugüne özel çiğköfte” mısır çarşısında kapının yanına kurulmuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqXkwL2oLI/AAAAAAAAB5s/BpRnE7fyBzQ/s1600/f%25C4%25B1st%25C4%25B1k.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqXkwL2oLI/AAAAAAAAB5s/BpRnE7fyBzQ/s400/f%25C4%25B1st%25C4%25B1k.jpg" width="300" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yeter ki iştahın olsun, sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqY3-b0G3I/AAAAAAAAB5w/d2nstNhaDrA/s1600/yunus.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="235" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqY3-b0G3I/AAAAAAAAB5w/d2nstNhaDrA/s400/yunus.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqWLkibEtI/AAAAAAAAB5Y/HZmOOU-tWHs/s1600/kalamis+4.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1648663669385295804?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1648663669385295804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/yeter-ki-istahn-olsun.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1648663669385295804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1648663669385295804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/yeter-ki-istahn-olsun.html' title='balık ekmek!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TOqWLkibEtI/AAAAAAAAB5Y/HZmOOU-tWHs/s72-c/kalamis+4.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-478111272863769105</id><published>2010-11-05T22:30:00.001+02:00</published><updated>2010-11-05T22:31:25.333+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>haşlanmış palamut!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TNRpA05VAKI/AAAAAAAAB4c/3x3Vp1Yt57g/s1600/palamut.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="290" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TNRpA05VAKI/AAAAAAAAB4c/3x3Vp1Yt57g/s400/palamut.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;yani şunca yıldır babayız ilk kez başımıza geldi ilk kez&amp;nbsp;bir yemek soframızdan hüsranla kalkıp, çöp sepetinin yolunu tuttu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vakitlerden akşama yakındı babiş evde, babası işte; telefonla&amp;nbsp;"ne yiyelim?" derdi konuşuldu, ki son zamanlarda yemek pişirme konusunda zorlanır olduk, topu&amp;nbsp;arada sırada taca atıp babiş'e, "ne pişireyim, ne yiyelim?" soruları soruyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş&amp;nbsp;"balık!" dedi bu kez ille de palamut istedi, aklımıza yattı, "olur!" dedik, çarşıdan bir koca palamutu koltuğumuzun arasına sıkıştırıp evin yolunu tuttuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapıyı babiş açtı, babasının yanaklarından öptü,&amp;nbsp;doğruca mutfağa geçildi ki&amp;nbsp;"karnımız aç!" bir yandan sohbet ettik bir yandan da balığı suya yatırdık, "kanları aksın!" diye, bir yandan da kıvırcık yıkadık, kuruladık, soğanlar soyduk, salata hazırladık; o kendi salatasına nar pekmezi ekledi, biz limon sıktık ve babiş'in akıllı babası palamutları kurulamadan&amp;nbsp;sulu sulu kızgın tavaya yatırdı, bekliyoruz ki suyunu çeksinler bir kaç damla yağ damlatalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balıklar önce sağlam durdular tavada sonra su koyuverip bir yandan yavaş yavaş dağılmaya başlarlar&amp;nbsp;ki ne kadar çevirsek bir arada tutmaya çalışsak, nafile!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekliyoruz yüzleri kızarsın ne gezer?&amp;nbsp;hoş biz balığı sadece şöylesine ateşe göstermek taraftarıyız da&amp;nbsp;ama babiş iyice kızarmamış balık yemez!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;baktık olmuyor, payımıza düşeni tabağımıza aldık, diğerlerini kızartmaya bıraktık! aradan bir beş dakika daha geçti sonunda babiş de takoz dilimlenmiş palamutların kızarmayacağına kanaat getirdi, aldık onun balıklarını da tabağına, masaya oturduk! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;masamız güzel, babiş hazırlamış, özenmiş besbelli ama ilk çatalda bir terslik var, palamutlar bizim bildik palamutlar değil, "yavan!" desek, yavandan öte yenmiyor ne tadı var ne tuzu, babiş, "Allah'ın gücüne gitmesin ama yenir gibi değil!" diyor ki haklı sonuna kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"bir çatal hadi bir tane daha" derken pes ettik!&amp;nbsp;ikimiz de tabaktan da çatal bıçaktan da uzak durup sohbeti koyuladık, vurduk kendimizi salataya, katık olsun diye de babiş, sarımsaklı zeytinyağına yatırılmış siyah zeytinler getirdi masaya; bir yandan karnımızı doyurduk bir yandan muhabbetin dibine vurduk hatta babiş'in babası bir duble rakı da içti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-478111272863769105?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/478111272863769105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/haslanms-palamut.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/478111272863769105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/478111272863769105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/haslanms-palamut.html' title='haşlanmış palamut!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TNRpA05VAKI/AAAAAAAAB4c/3x3Vp1Yt57g/s72-c/palamut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4076572156996523380</id><published>2010-11-01T13:22:00.000+02:00</published><updated>2010-11-01T13:22:13.965+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çorbalarımız'/><title type='text'>ezo gelin!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TM6in7LJ5cI/AAAAAAAAB4U/bsTvLI09z7Q/s1600/ezo.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" nx="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TM6in7LJ5cI/AAAAAAAAB4U/bsTvLI09z7Q/s400/ezo.jpg" width="250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;nedendir bilinmez sabah sabah ezo gelin düşüverdi aklımıza, önce hikayesini bir kez daha okuduk, türküsünü bir kez daha dinledik ardından da “acısı içimizi ısıtsın” diye adını ondan alan çorbasını pişirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çorbası da tıpkı ezo gelin’in hikayesi gibi yaktı içimizi, kavurdu! olsun! bugünün hanesine de o yazıldı!&lt;br /&gt;- önce bir küçük kuru soğanı inci inci doğradık, bir yemek kaşığı tereyağı, bir yemek kaşığı salça, bir tatlı kaşığı biber salçası ekledik;&lt;br /&gt;- bir taraftan da bir avuç kırmızı mercimek, yarım avuç ince köftelik bulgur yıkadık tencereye ekledik;&lt;br /&gt;- az biraz kavurduk her bir şeyi;&lt;br /&gt;- sıcak suyu da göz kararı dökünce, kısık ateşte bir yarım saat kaynattık;&lt;br /&gt;- mercimek ve bulgur su çekti, su ekledik az biraz daha kaynadı çorba;&lt;br /&gt;- en sonunda kuru nane ve tuz ekledik; taze ekmekle nefsimizi körelttik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş ezo gelin çorbası içmeyeli çok oldu ya “çok acı olmuş!” der çorba bize kalır ya da acıya ortak olur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4076572156996523380?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4076572156996523380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/ezo-gelin.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4076572156996523380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4076572156996523380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/11/ezo-gelin.html' title='ezo gelin!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TM6in7LJ5cI/AAAAAAAAB4U/bsTvLI09z7Q/s72-c/ezo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7566368417772455724</id><published>2010-10-25T15:16:00.002+03:00</published><updated>2010-10-25T15:17:46.007+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakliyat'/><title type='text'>kuru fasulye eylemi!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TMV0pU0OLKI/AAAAAAAAB4I/LrufUlhhYBo/s1600/kuru.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="205" nx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TMV0pU0OLKI/AAAAAAAAB4I/LrufUlhhYBo/s400/kuru.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;babiş kuru fasulye sevmez, dolayısıyla yemez! bizse bayılırız, birkaç hafta yemesek kendimizi aç gezen yoksullara benzetiriz ki bu da bizi üzer, bari onlara yardım edemiyoruz kendimizi doyuralım isteriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla ya dışarıda nefsimizi köreltiriz ya da evde bir tencere dolusu pişirir, günlerce bata çıka yeriz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ha bu arada şunu hemen belirtelim ki kendimize yaptığımız fasulyenin belli bir tarifi yoktur, cinsi de yoktur! o gün nasıl eserse öyle pişiririz, ya sucuklu ya sade ya da yağlı kuzu etli, bir bakmışsınız bir başka sefere et yerine kırmızı biberle pişiriyoruz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kez de kural değişmedi, ispir’in küçük fasulyesiyle erzincan’ın büyük fasulyesi arasında tercih yaptık büyüğünü alıp eve geldik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldik gelir gelmez de bir kilo fasulyeyi önce suya yatırdık, beş altı saat sonra da yarım haşladık, suyunu süzüp soğuttuk ardından da pişireceğimiz kadarını ayırıp, gerisini derinlere kaldırdık. geldi sıra nefsimizi köreltmeye! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte size bugünkü kuru fasulyenin pişme eylemi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- önce toprak güveç bir güzel yıkandı;&lt;br /&gt;- bir topak tereyağı, domates salçası ve biber salçası ile birlikte hemhal edildi;&lt;br /&gt;- içlerine fasulye eklendi, az biraz kavruldular;&lt;br /&gt;- üstlerine yeteri kadar sıcak su boşaltıldı ve birkaç kabuk tarçın eklendi, toprak kabın kapağı kapatılıp, iki saate yakın kısık ateşte pişirildi;&lt;br /&gt;- tam ocaktan alınırken de birkaç çimdik tuz eklendi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada hemen şunu belirtelim ki son zamanlarda sıklıkla yaptığımız bir şey var, o da şu, dinlendirilmiş yemek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizce iyi bir yemeğin tadı ne kadar çok dinlendirebilirseniz o kadar iyi çıkıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kuru fasulyeye de öyle yaptık, hemen yemek için bir tabağı kenara ayırıp gerisini yarına kaldırdık!&lt;br /&gt;e ama kırmızı kuru soğan ile kırmızı biber turşusu beklemez ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7566368417772455724?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7566368417772455724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/kuru-fasulye-eylemi.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7566368417772455724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7566368417772455724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/kuru-fasulye-eylemi.html' title='kuru fasulye eylemi!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TMV0pU0OLKI/AAAAAAAAB4I/LrufUlhhYBo/s72-c/kuru.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-3728699479131276125</id><published>2010-10-19T15:27:00.007+03:00</published><updated>2010-10-19T15:40:16.472+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>elmalı kek!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TL2FaVdBhdI/AAAAAAAAB38/NlOOW6Qtts0/s1600/hazir+kek.jpg" imageanchor="1" style="cssfloat: left; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" height="322" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TL2FaVdBhdI/AAAAAAAAB38/NlOOW6Qtts0/s400/hazir+kek.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;birkaç gündür "mola" verdik ya; baktık bir "küçük" şeyi eksik bırakmışız! hiç keksiz mola olur mu allahaşkına?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş ne yazık ki bugüne kadar hep çarşı pazar işi, güya "iyi" çeşit çeşit renkli fırınlardan ya da pastanelerden alınmış keklerle, çoğunlukla da vişneli muflinlerle nefsini köreltti; bazen de kendi tezgah başına geçip ne pişirdiyse onu çayına katık etti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen gün adı "acemi" ama kendi büyük bir aşçı olan, çok sevdiğimiz bir blogta, "ıslak kek" tarifine rastlayınca sanki "şeytan" dürttü, işten çıkar çıkmaz doğruca marketin yolunu tuttuk, tarifteki eksikleri tamamladık bu kez tezgahın başına biz geçtik ki salondan hemen sesler gelmeye başladı; "ay sen şimdi de kek mi yapıyorsun? sen hiç kek yaptın mı ki? kek yapmak kolay iş sanma!", "kalıbı yağla yoksa yapışır!", "kabartma tozu koydun mu?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok muhattap olmadık sorularla ve de uyarılarla ama harcın kıvamını gösterdik babiş'e, o da ara ara gelip "biraz daha un kat, biraz daha kat" diye diye bizi yönlendirdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi deseniz ki "niye ölçü kullanmıyorsun be birader?" deriz ki, "ölçü bize göre değil bizi bozar! kendimizi bidik bileli el kararı, göz kararı idare ederiz nemize gerek ölçü, biz ne bulduysak onunla idare edenlerdeniz!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim yine öyle oldu, "acemi aşçı"nın ısrarlarına rağmen ölçüden vazgeçtik, sadece malzemeye sadık kaldık &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- önce bir yumurta kırdık derin bir kaba, aksilik bu ya evde toz şeker de kalmamış, biz de on beş küp şeker kattık yumurtalara ve başladık birbirine yedirmeye yumurta ile şekeri çırpmaya;&lt;br /&gt;- ardından bir küçük paket süt ve göz kararı zeytinyağı ekledik karışıma; &lt;br /&gt;- bu kez el kararı un ile tarifteki gibi bir paket kabartma tozunu birlikte eledik ama niye elediğimizi anlamadık çünkü hiç bir faydasını görmedik, neyi döktükse eleğe&amp;nbsp;öbür taraftan&amp;nbsp;olduğu gibi çıktı ancak tarife sadece burada&amp;nbsp;bağlı kalmış olduk; &lt;br /&gt;- son kez de daha önce rendelediğimiz kabuğunu soymadığımız bir elma ile sadece kabuğunu rendelediğimiz bir limonu&amp;nbsp;az biraz toz tarçınla karışıma ekledik iyice karıştırdık hepsini!&lt;br /&gt;- ve harcı yağlanmış kek kalıplarına altı eşit parçayla döktük, el kararı göz kararı uygulamamıza ise şapka çıkardık ancak&amp;nbsp;babiş bu böbürlenmeye ses etmedi!&lt;br /&gt;-&amp;nbsp;efendim fırınınız bizimki&amp;nbsp;gibi sadece bir sac parçası değilse, 170 derecelik ısı ve 40 dakikalık pişirme süresi kek için yeterli&amp;nbsp;ancak biz ara ara fırını açıp, üstelik babiş'ten&amp;nbsp;"fırın yirmi dakika önceden açılmaz yoksa kabarmaz!" fırçasını yemeyi göze alıp, sonunda keki pişirdik, üstelik yine babiş'in dediğinin aksine kalıplardan da şıp diye çıkardık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada babiş&amp;nbsp;biz bütün bunları yaparken yoğurtlu, sarımsaklı mantısını kaşıklıyordu, yemeğini bitirir bitirmez de fırından yeni çıkmış sıcak kekin tadına ilk o baktı ve hemen notunu verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- şekeri az olmuş, limon tadı&amp;nbsp;geliyor ama elma&amp;nbsp;kaybolmuş bir dahaki sefere vişneli yapar mısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-3728699479131276125?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/3728699479131276125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/cayn-yanna.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3728699479131276125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3728699479131276125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/cayn-yanna.html' title='elmalı kek!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TL2FaVdBhdI/AAAAAAAAB38/NlOOW6Qtts0/s72-c/hazir+kek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5156134848113879063</id><published>2010-10-09T13:50:00.001+03:00</published><updated>2010-10-09T18:57:16.696+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>mola!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TLBE3g7MGPI/AAAAAAAAB3o/kADXu7hjbEw/s1600/mola-mother-baby-bird.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" height="307" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TLBE3g7MGPI/AAAAAAAAB3o/kADXu7hjbEw/s400/mola-mother-baby-bird.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;bize az müsaade, yani kısa bir mola almamız gerekiyor! "bu yıl zorlu geçecek!" diyorduk nitekim öyle de olmaya başladı;&amp;nbsp;taa yaza kadar sürecek sınav stresi, hastalıklar&amp;nbsp;ve daha neler neler?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;en son babiş'e,&amp;nbsp;hünkarların bile&amp;nbsp;beğendiği onun için adı, "hünkar beğendi" olan&amp;nbsp;yemeği pişirdik, "bana mısın?"&amp;nbsp; demedi, yüzünü bile bakmadı!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;yani sözün kısası lafın bittiği yerdeyiz, az biraz soluklanalım istedik!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;görüşmek dileğiyle...&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;sağlıkla...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5156134848113879063?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5156134848113879063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/mola.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5156134848113879063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5156134848113879063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/mola.html' title='mola!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TLBE3g7MGPI/AAAAAAAAB3o/kADXu7hjbEw/s72-c/mola-mother-baby-bird.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-486228056558207118</id><published>2010-10-04T21:40:00.001+03:00</published><updated>2010-10-04T21:41:38.542+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>aydınlandık!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKoXdEnXsvI/AAAAAAAAB20/v-vrlxNbIo0/s1600/istanbul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKoXdEnXsvI/AAAAAAAAB20/v-vrlxNbIo0/s400/istanbul.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;﻿anlatmıştık bilirsiniz, hafta sonları kargalardan önce kalktığımızı, işe gittiğimizi ve de kargalar uyanmaya başladığında da eve doğru yola koyulduğumuzu…&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geçen hafta sonu da aynı rutinle geçti; işimize gittik, ılık sonbaharın tadını çıkara çıkara yürümeye başladık ki bir an önce vapurun güvertesine çıkalım sağın solun fotoğrafını çekelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşünce bu ama gerçek hayat başka, nerden bilelim ki “aydınlanacağız!” hem de bir karga tarafından!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürürken pek etrafımızla ilgilenmeyiz ama pazar sabahı asfaltın ortasındaki bir karga dikkatimizi çekti; belli ki erkenden kalkmış, gelen geçen araçlara aldırmadan, cevizle kahvaltı ediyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karnımız aç, üstelik cevizi de severiz hele sıcak ekmek arasına koyup yemeye bayılırız ki demeyin gitsin ancak ceviz kargada, asfaltın ortasında! karga yükselip yükselip ağzındaki cevizi gelen geçen araçların arasına bırakıyor, kırmaya çalışıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durduk yolun kenarında, başladık karganın kahvaltısını seyretmeye; bir yandan da kendimize, “gördün mü bak ne kadar akıllı hayvan, ekmeğini taştan çıkarıyor!” deyip, kargaya övgüler diziyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir süre sonra karga bu hayran hayran bakışımızdan kuşkuya kapıldı ki cevizi kaptığı gibi ıhlamur kasrının duvarına kondu; kafamızı kaldırdığımızda ise gagasındaki cevizi ayaklarının arasına bırakıyordu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte o anda ne olduysa oldu karga bir an için boş bulundu ve ceviz duvarın üstünden yuvarlanıp ayaklarımızın dibine düştü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKofKpMz3ZI/AAAAAAAAB28/dOfEVstE8d4/s1600/ceviz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" px="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKofKpMz3ZI/AAAAAAAAB28/dOfEVstE8d4/s400/ceviz.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;işte o an bir şey daha oldu, cevizin düşerken çıkardığı “tokk!” sesi bizi kendimize getirdi, cevizi kaptığımız gibi cebimize attık, kargayla göz göze gelmemek için de arkamıza bile bakmadan yürümeye başladık; birkaç adım sonra da yaptığımızın “anlamı”nı çözmeye çalıştık ve kendimize hak verdik, “sonunda aslımıza dönmüştük, binlerce yıldır atalarımızın yaptığı gibi yapıp avlanmış, kendi yiyeceğimizi kendimiz kazanmıştık, ceviz yere düşer düşmez kapmamız ondandı, binlerce yıldır süre gelen genlerimizde vardı!”&lt;br /&gt;yol boyunca çocuklar gibi sevindik, ikide bir ceviz yerinde duruyor mu diye cebimizi yokladık; eve geldik ki babiş’e “aydınlanmamız”ı anlatalım, atalarımızın genlerini hala taşıdığımızı söyleyip gururlanalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş bizi pek keyifsiz karşıladı, gece iyi uyuyamamış, kabuslar görmüş, sabahın altısında kalkmış ki konuşmaya pek niyeti yok; bir yandan çarşıdan aldığımız börekleri yedi ama pek beğenmedi söylendi bir yandan da bizi dinledi, sonunda ağzından birkaç kelime döküldü ki, “yanlış yapmışsın, kargalar çok kindardır, gözünü çıkarabilirdi, yine de o yoldan geçerken dikkatli ol!” der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-486228056558207118?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/486228056558207118/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/aydnlandk.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/486228056558207118'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/486228056558207118'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/aydnlandk.html' title='aydınlandık!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKoXdEnXsvI/AAAAAAAAB20/v-vrlxNbIo0/s72-c/istanbul.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4729475727181477884</id><published>2010-10-01T11:36:00.000+03:00</published><updated>2010-10-01T11:36:50.623+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>köyün mantısı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKWdCS6KVsI/AAAAAAAAB2Q/UUt22QQ0YhE/s1600/manti.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKWdCS6KVsI/AAAAAAAAB2Q/UUt22QQ0YhE/s320/manti.jpg" width="259" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;bir zamanlar mantı açmıştık da internette “olay” olmuştu, “kızlar”dan yorum üstüne yorum almıştık; hatta babiş bile, “ay sen mantı mı açtın?” deyip hayret belirtmişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii sonunda olan oldu bu kadar göz önünde olmanın cezasını çektik, bize “göz değdi!” o günden sonra bir daha ne mantı açabildik ne babiş’e doğru dürüst mantı yedirebildik! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa ki babiş sıkı bir “mantısever”dir, hele ki babası açarsa; bazen haşlayıp üstüne yoğurt sarımsak gezdiren, üstüne de haşlama suyunda inceltilmiş salça ve tereyağı döken, kuru nane eken; bazen de fırında kıtır kıtır kızartıp çerez niyetine sunulan “yenilmez bu mantılar yanında yatılır!” yorumları yapılan mantıları kim sevmez?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ağzının tadını biliyor tabii babiş ama o günler çokk geride kaldı şimdilerde babiş ne yazık ki dışarıdan alınan mantılarla arada sırada nefsini köreltiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek tesellimiz köyümüzün en iyi mantısını yemesi, babasının bu konuda titizlenmesi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen gün “ona bir sürpriz yapalım” dedik ve sayla mantı’dan bir kilo çiğ mantı paketlettik; eve gelince de bir kısmını derine kaldırdık bir kısmını akşam için ayırdık, okuldan gelince de babiş’e yaptık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce suyumuzu ısıttık, kaynayınca birkaç çimdik tuz attık, mantıları suya bıraktık; kaynadı mantılar; biz de bu arada ev yapımı salçamızdan (artık konserve kullanmıyoruz rast geldiğimizde ya antep ya da antakya malı salça alıyoruz) yarım yemek kaşığı aldık bir tavaya aktardık, mantının kaynama suyu ile incelttik, eh tereyağını da bol tuttuk her zamanki gibi (bu arada tereyağı da artık açık alınıyor evimize) sos hazırladık; mantılar pişti hem de bize göre biraz fazla pişti! olsun babiş öyle seviyor dedik rahat bıraktık mantıları!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKWdXu0VGHI/AAAAAAAAB2U/-0exAeDqLkY/s1600/manti+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKWdXu0VGHI/AAAAAAAAB2U/-0exAeDqLkY/s400/manti+2.jpg" width="387" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;mantı tamam, üstüne yoğurtlu sarımsak, onların üstüne salçalı sos, hepsinin üstüne de kuru nane ekledik tahta bir tepsi içinde babiş’e sunduk! arada da bir hatırlama yapmadan edemedik, “babiş biraz fazla oldu mantı, hepsini yemek zorunda değilsin sonra fazla gelmesin!” dedik uyardık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş bir bize baktı bir mantılara ses etmedi; az sonra divandan seslendi, “babaaa beyaz peynir de getirsene, karnım çok aç bugün!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4729475727181477884?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4729475727181477884/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/koyun-mants.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4729475727181477884'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4729475727181477884'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/10/koyun-mants.html' title='köyün mantısı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKWdCS6KVsI/AAAAAAAAB2Q/UUt22QQ0YhE/s72-c/manti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5099873866846348908</id><published>2010-09-27T13:50:00.002+03:00</published><updated>2010-09-27T13:53:06.659+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>şimdi ekim zamanı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB0wlhUsiI/AAAAAAAAB1I/iOFzu76K9I0/s1600/biber.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB0wlhUsiI/AAAAAAAAB1I/iOFzu76K9I0/s400/biber.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;biz aslında kentliyiz, toprağı neredeyse evimizin bahçesinde gördük ama görür görmez de aşık olduk!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;o gün bu gündür aklımızdan çıkmıyor, ah keşke bir de bahçevanımız olsaydı ama yok! dolayısıyla kendimiz ekip kendimiz biçiyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar, şaka bir yana bahçe küçük bir seraya döndü birkaç aydır, ne ekersen o var!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB1Mm6s9oI/AAAAAAAAB1M/xXy9OHjpvms/s1600/dere.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="265" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB1Mm6s9oI/AAAAAAAAB1M/xXy9OHjpvms/s400/dere.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;ilk önce maydanoz soğanla başlamıştık, ilkbaharda domates, biber ve salatalık eklendi; yaz boyu az biraz hasat aldık, sıcaklar bütün çiftle çubukla uğraşanları vurduğu gibi bizi de vurdu, ne dalda kaldı ne yerde ama yılmadık şimdi yeni bir mevsim ya kolları yeniden sıvadık bahçemizdeki saksıların sayısını arttırdık, tohum niyetine ne varsa aldık, umutlandık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB1uBfxVFI/AAAAAAAAB1Q/_Kucgix4aws/s1600/%C4%B1spanak.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB1uBfxVFI/AAAAAAAAB1Q/_Kucgix4aws/s400/%C4%B1spanak.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;bu arada biz hep cahil adamdan korkmuşuzdur ama korktuğumuz da hep başımıza gelmiştir! ilk önceleri paralar sayıp, sarıp sarmalanmış tohumlar aldık aktarlardan, kimini ekip biçtik kimini ziyan ettik; taa ki geçenlerde yolumuz mısır çarşısı’na düşene kadar akıllanmadık, olup biteni anlayamadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB2OszzM5I/AAAAAAAAB1U/ANdH3JLFtNE/s1600/bakla.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" px="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB2OszzM5I/AAAAAAAAB1U/ANdH3JLFtNE/s400/bakla.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yoksa ki tohum dediğin gramla da alınırmış, kiloyla hatta çuvalla da satılırmış, üstelik de soğan mı istedin çeşit çeşidi var; baş soğan, arpacık vb. biber türlü türlü ya ıspanak ya bamya ya bakla ne istersen o var…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;valla ayıptır söylemesi ne bulduysak aldık, bahçemizdeki saksıları donattık; kimi filizlendi kimi birkaç gün daha geçsin bekliyor; yakında maydanoz, soğan, sarımsak, dere otu, havuç, ıspanak, bamya ve de baklamız ve de çileğimiz olacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB2paNfKkI/AAAAAAAAB1Y/hP4vGIAZUpw/s1600/cilek.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB2paNfKkI/AAAAAAAAB1Y/hP4vGIAZUpw/s400/cilek.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;şimdilik babiş bile heyecanlı, saksı bahçemizi boy boy fotoğrafladı bile ama hasadın ne kadarından yer onu da Allah bilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;sağlıkla…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5099873866846348908?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5099873866846348908/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/simdi-ekim-zaman.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5099873866846348908'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5099873866846348908'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/simdi-ekim-zaman.html' title='şimdi ekim zamanı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TKB0wlhUsiI/AAAAAAAAB1I/iOFzu76K9I0/s72-c/biber.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6859287707492696887</id><published>2010-09-23T15:10:00.002+03:00</published><updated>2010-09-23T15:13:48.972+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze yemekleri'/><title type='text'>insanın canı çekerse!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJtCq0GzBEI/AAAAAAAAB0s/ilHCUPMRxaw/s1600/muc.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="251" px="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJtCq0GzBEI/AAAAAAAAB0s/ilHCUPMRxaw/s400/muc.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;şükürler olsun ki babiş var! sayesinde nice yazılara imza attık, gün geldi okunma rekorları kırdık, hatta ufaktan ufaktan “şöhret”i bulduk&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ancak siz siz olun kanmayın bu “şöhret” böbürlenmelerine… “şöhret” dediğin nedir ki? geldiği gibi gider! korumasını bileceksin! bunun için çok çalışacaksın çok üreteceksin ama en önemlisi babiş formunda olacak ki ortaya yazı çıksın! yoksa ondan bir kaşık, bundan bir tutam yaz yaz nereye kadar? kim okur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani dememiz o ki şu günlerde çok yoğunuz; var olan “haklı şöhret”imizi korumanın yollarını arıyoruz hatta hayaller kurup “daha fazla artsa kötü mü olur?” diyoruz kendi kendimize ama durmadan da babiş’in ağzının içine bakıyoruz! açsa doyurup, toksa “yarın ne istersin?” sorusunu soruyoruz! istekler alıyoruz, yorumlar dinliyoruz çoğunlukla da satır aralarını okumaya çalışıyoruz ki eninde sonunda karşımızdaki bir kadın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah da bu duygular içinde uyandık, uyanır uyanmaz da babiş’i mutfakta bulduk! akşamdan bize sözü var, dün gibi bugün de kahvaltı edecek hatta hatırımızı kırmayacak iki dilim ekmek birden yiyecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah sersemliğinden olsa gerek unutmuşuz tabii hayatın gerçeklerini! oysa hayat umduğunuzu değil, bulduğunuzu yedirir size!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim babiş de mutfakta, o tahta gibi yassı, “kraker” denilen tatsız tuzsuz şeylerden yiyordu! tabii ki ses etmedik! çünkü bir başka şey daha var ki öğrendiğimiz, başına durduk yerde bela almayacaksın hele ki sabah sabah; kendine ses getirtmeyeceksin kendini sevdirmenin yollarını arayacaksın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de öyle yaptık, onun verdiği sözü unuttuk, geceden kendi verdiğimiz sözü yerine getirmek için kolları sıvadık, son günlerde çok popüler olan, “üç gün yeter!” dediğimiz ama bir oturuşta tüketilen kabak mücverimizin hazırlıklarına başladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJtEbFU133I/AAAAAAAAB00/iloO6QweWb0/s1600/susi-1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJtEbFU133I/AAAAAAAAB00/iloO6QweWb0/s320/susi-1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;bir kabağı rendeledik, üstüne bir-iki tazen soğan, on beş-yirmi dal maydanoz doğradık, bir yumurta kırdık, birkaç çimdik tuz attık, sulandıkça da un katıp zeytinyağında kızartmaya başladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada belki akşam için babiş’in gönlünü çeleriz diye de daha önceden ayıklayıp temizlediğimiz bamyaları ortaya çıkardık, niyetimiz nohudunu haşladığımız, kuzu etini hazır ettiğimiz etli bamyayı mücverin arkasından pişirmek! babiş okuldan gelince yer biz de işten gelince…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama dedik ya niyet başka hayat başka; uslanmamışız ki babiş kapıdan çıkmadan bombayı patlattı: babaaa benim canım çoktandır suşi çekiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6859287707492696887?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6859287707492696887/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/insann-can-cekerse.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6859287707492696887'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6859287707492696887'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/insann-can-cekerse.html' title='insanın canı çekerse!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJtCq0GzBEI/AAAAAAAAB0s/ilHCUPMRxaw/s72-c/muc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8059984561244349678</id><published>2010-09-21T14:33:00.002+03:00</published><updated>2010-09-21T15:10:30.670+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>hacı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJiXo2dWuqI/AAAAAAAAB0E/eVtYCV-LJ_I/s1600/moda.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="173" qx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJiXo2dWuqI/AAAAAAAAB0E/eVtYCV-LJ_I/s400/moda.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;çocuğunuz size nasıl seslensin istersiniz? “baba!”, “babacığım!” belki çok çok “babiş!” hadi diyelim biraz daha ilerisi “özel” bir sesleniş.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bizde ise durum epeyce farklı; bir sürü ismimiz var yerine ve zeminine göre çağrılıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“babaaa”nın anlamı açık ya bir kabahat işlemişiz ya işlemek üzereyiz ya da yardıma çağrılıyoruz; “babacığım!” ise hemen hemen hiç duymadağımız bir sesleniş nadirdir kulağımıza çalınışı; babiş!” ise sevimlilik ifadesi, ne kadar sevildiğimizi anlıyoruz hele ki adımıza bir de “..moş!” eklenirse keyfimize diyecek yok o zaman!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak şimdilerde sık sık seslendirilen bir adımız ve çağrılışımız var ki daha bir anlam veremedik anlamına… bakın anlatalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu günlerde düzen falan kalmadı evimizde neredeyse baba-kız birbirimizi görmez olduk; o sabahları kargalarla birlikte kalkıp okula gidiyor, biz biraz daha geç; cumartesi ve pazar günleri ise biz kargalardan bile erken kalkıp işe gidiyoruz, o kargalarla birlikte dershaneye; hafta içi ise evlere şenlik hiçbir düzen dikiş tutmuyor; o okuldan gelince biz evde yoğuz, biz gelince o yok akşam etütlerinde yine dershanede. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu cumartesi de öyle oldu, biz erkenden kalkıp işe gittik, o da birkaç saat sonra dershaneye, sınavı varmış üstelik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şeytan dürttü bu kez işten sonra gezmelere vurmadık, rotamızı şaşırmadık eve vapurla dönmeye karar verdik ki denizin ortasında telefon çaldı, kızımız; nerede olduğumuzu sordu, söyledik ardından ekledi, “yemek yiyelim mi karnım çok aç!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buluşma yeri olarak iskele seçildi, vardığımızda bir baktık ki babiş yok yani var da ortalarda görünmüyor, yorgunluktan bir banka çökmüş etrafı bile görecek hali yok! burnunun dibine kadar sokulduk da varlığımızdan haberdar oldu, olur olmaz da yiyecek ve mekan alternatiflerini sıralamamızı istedi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başladık “o lokanta da senin bu börekçi de senin!” muhabbetine ki bizde seçenek çok! baylan da var güvendiğimiz bizi gururlandıracak yanyalı fehmi de çiya da bilgeoğlu da! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse ki bu sefer seçenekleri bunlarla sınırlı tuttuk, bilgeoğlu’nda karar kıldık, “kıymalısıydı peynirlisiydi” derken dört dilim suböreğini çatal bıçaklarla birlikte sardırıp babiş’in önerisi doğrultusunda moda’daki çay bahçesinin yolunu tuttuk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;börekler babiş’in deyişiyle “muhteşem” hatta bu kentteki en iyi böreklerden, ki yanına ne güllüoğlu yanaşabilir ne bir başkası; manzara muhteşem tam karşıda kentin o eşsiz silueti, ki yanına hiçbir manzara yaklaşamaz; eh en fazla çaylara laf söylenir ki “o da nazarlık olsun!” dedik garsona elleşmedik1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;durum böyle olunca babiş kendinden geçti ama önce karnını doyurdu ardından ikinci çayını yudumlamaya başladı ve sıra geldi sınavdan çıktıktan sonra onu buralara getiren aklını övmeye, “dedim şu hacı’yı bir arayayım belki bana yemek yedirir! iyi etmişim değil mi””&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meraklısına not: siz siz olun eğer bilgeoğlu'ndan börek alacaksınız geç vakitlere kalmayın! çünkü ya&amp;nbsp;börek bitmiştir ya da sonuna yetişmişsinizdir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8059984561244349678?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8059984561244349678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/hac.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8059984561244349678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8059984561244349678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/hac.html' title='hacı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TJiXo2dWuqI/AAAAAAAAB0E/eVtYCV-LJ_I/s72-c/moda.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6290283268063213004</id><published>2010-09-13T12:53:00.004+03:00</published><updated>2010-09-13T13:02:25.256+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>holiganlığa heves ettik ama</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI3zM-LNUxI/AAAAAAAABzM/l15WEUwOGcI/s1600/final+kedi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI3zM-LNUxI/AAAAAAAABzM/l15WEUwOGcI/s400/final+kedi.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;çok isterdik, kızımız sporcu olsun hem de sporcunun, “zeki, çevik ve ahlaklısı”ndan olsun ama olmadı, kızımız ola ola holigan oldu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;efendim memleket iki hafta boyunca basketbolla yatıp kaktı ya hele hele türk milli takımı zafer üzerine zafer kazandıkça heyecanlandı ya biz de katıldık bu sevince!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maçların başladığı ilk günden beri evde olduğumuzdan yani tatilde olduğumuzdan ve de tatili divanda kaykıla kaykıla kendi yerimizde geçirdiğimizden basketbol heyecanın içine iyice nüfuz ettik bu arada da iki hafta boyunca güzel bir tatil geçirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş evde olunca maçları onunla birlikte divanda hoplaya zıplaya bağıra çağıra izledik olmayınca maç sonlarında telefonla gece yarıları kritik yaptık baba-kız tam bir basketbol hayranı olup çıktık ve sonunda pazar günü geldi çattı, milli takım finale kaldı biz de kendimize göre bir final programı yaptık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi sonunda niyetimiz kısmetimiz olmadı ama biz yine de baştan programı sıkı tuttuk birkaç kez üstünden geçtik sağını solunu kontrol ettik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;programa göre babiş erken kalkacak hemen eve gelecek; birlikte sandığa gidilecek ardından hızla eve dönüp “güzel bir yemek” hazırlığı yapılacak ve saatler 21’i gösterdiğinde herkes divanda kendi yerini alacak yavaş yavaş maça konsantre olmaya başlayacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama hayat bu ya asla program yapmaya gelmez ya, hatta siz plan yaparken tanrı size gülermiş ya bize de güldü herhal anlatalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI32pM_AbNI/AAAAAAAABz0/8BthYlLDcU0/s1600/yamurzi6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="316" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI32pM_AbNI/AAAAAAAABz0/8BthYlLDcU0/s400/yamurzi6.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;pazar oldu oturduk babiş’i beklemeye başladık; gazete okuduk, kitap okuduk ki vakit geçsin babiş gelsin! ancak o geleceğine bir hayır severden telefon geldi der ki, “basket maçına bilet ister misiniz?” “istemez miyiz?” dedik, teşekkür ettik öpüp başımıza koyduk bu öneriyi! yalnız aldı mı bizi bir telaş, “bunu babiş’e nasıl anlatacağız? duyarsa sevincini nasıl dizginleyeceğiz?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zor oldu zor; bir kere duyduğu an bütün apartman da duydu; havalara zıpladı ve öyle çığlıklar attı ki olsa olsa ancak cheyenneler bu kadar güçlü sesler çıkarır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zar zor sakinleştirdik babiş’i, “inanmıyorum! inanmıyorum!” nidalarına inandırıcı yanıtlar verdik ve acele etmesini istedik ki önce gidip oyumuzu kullanalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evden çıktık ve çıkar çıkmaz da “gerçek” hayat başladı! önce ufaktan ufaktan yağmur yere indi sonra hızını arttırdı; tek şemsiyeyi babiş aldı başına tuttu ki “saçları bozulmasın!”, bize de yağmurluğumuz kaldı onu çarşaf yaptık kafamıza yine de sıçan olmaktan kurtulamadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yürüyerek sandığa vardık, oyumuzu kullandık rengimizi belli ettik hatta babiş ilk kez kullanmanın heyecanıyla fotoğrafını çekti tercihinin, bütün facebook’a faş etti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düştük yola ama yol yol değil her taraf su ve taksicilerimiz bildik taksiciler hiç birini durdurmak mümkün değil, duran taksici de zaten o çoğunluktan değil zannımızca melek, ne dediysek yaptı, bizi varacağımız yere bıraktı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzatmayalım metrobüs’ü, yolları bir birine ekledik hatta altımıza bir durakta özel bir araç da verildi ve nihayet sinan erdem spor salonuna vardık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vardık ama babiş yerinde duramıyor, önce bir kırmızı beyaz bant aldı, başladı başına sarmaya ardından bu kez bir kırmızı beyaz kaşkol aldı doladı boynuna, spor salonunda ise gitti kuyruğa girdi, yüzünü gözünü boyattı oldu sana bir holigan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her şey tamam yani artık tek yapılacak şey gidip yerimize oturmak önce litvanya-sırbistan maçını izlemek ardından da finali beklemek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI3zpWzx_ZI/AAAAAAAABzU/Qhhd-geiqa0/s1600/lit.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI3zpWzx_ZI/AAAAAAAABzU/Qhhd-geiqa0/s400/lit.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;iyi de yerimize oturamıyoruz ki, koca statta bizim oturacağımız bölümü litvanyalılar işgal etmiş var güçleriyle takımlarını destekliyor; kaldık mı ayakta! tek yapılacak şimdilik bir yere ilişip maçın bitmesini beklemek! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iliştik bir yere ama bu kez de sırplar’ın yanına düştük, ki bir gün önce bizi o kadar zorladılar o kadar kalbimizi ağzımıza getirdiler ki maçtan hıncımız var ama Allah’tan onların bundan haberi yok! neyse ki intikamımızı litvanyalılar aldı maçı kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI30B61a4aI/AAAAAAAABzc/7-NGxl0H5T8/s1600/lit+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI30B61a4aI/AAAAAAAABzc/7-NGxl0H5T8/s400/lit+3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;üçüncülük litvanyalılar’ın oldu sıra geldi final maçına ki hido’lar keremler ömerler sahaya çıktığında yer gök inliyor ama bizim daha yerimiz yok!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;gittik numaralı yerimize ki bir grup var bizim oturacağımız yerde ellerinde de “çarşı” pankartı, sırtlarında davullar! &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;yerimize oturmaya kalktık, bir ikisine “delikanlı burası bizim yerimiz!” dedik ama derdimizi anlatamadık ya da biz onların derdini anlayamadık ki sonunda bize hürmet gösteren gençlerden biri sözcü oldu meramlarını kesin bir dille anlattı, “amca siz en iyisi burada oturmayın, rahatsız olursunuz!” dedi, der demez de mesajı aldık ama babiş’i mesaja bir türlü ikna edemedik istiyor ki “bizim” olan yerimizde oturalım memleket aşkına paralanalım hiç dert değil!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI31mrewInI/AAAAAAAABzs/95kWgxdIjxw/s1600/final+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="303" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI31mrewInI/AAAAAAAABzs/95kWgxdIjxw/s400/final+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;tabii bir baba olarak son sözü biz söyledik, o kadar gence söz geçiremesek de kendi kızımızı zar zor ikna ettik yerimizi gençlere bıraktık!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;ancak bu kez de stadın güvenlikçileri peşimize düştü ayakta dikildiğimiz her yerden “güvenlik” nedeniyle kovalandık; en sonunda şefleriyle yaka paça bir araya gelmesek de laflarımız karşılıklı gidip geldi ve adam bize hak verdi, gerekeni yaptı bizi götürüp en az bir doksanlık siyah beyaz amerikalılar’ın arasına oturttu; oturtur oturtmaz da babiş’in holiganlık hevesleri bir başka bahara kaldı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI30LFoLSFI/AAAAAAAABzk/OL9c1OlVgJg/s1600/final.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI30LFoLSFI/AAAAAAAABzk/OL9c1OlVgJg/s400/final.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;bu arada babişler olarak sekiz maçtır televizyon karşısında bile olsa takımımıza yansıttığımız enerjimizi bu kez çok yakınlarında da olsak sahaya yansıtamadık, amerikalılar attıkça attı, fark açıldı en sonunda bize, “türkiye sizinle gurur duyuyor!” korosuna katılmak kaldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6290283268063213004?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6290283268063213004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/holiganlga-heves-ettik-ama.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6290283268063213004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6290283268063213004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/holiganlga-heves-ettik-ama.html' title='holiganlığa heves ettik ama'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TI3zM-LNUxI/AAAAAAAABzM/l15WEUwOGcI/s72-c/final+kedi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-9118825248609603068</id><published>2010-09-09T07:46:00.001+03:00</published><updated>2010-09-09T07:46:57.617+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>iyi bayramlar!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIhmqfuyWMI/AAAAAAAABzE/8Ivrzp7hPL8/s1600/bayram.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIhmqfuyWMI/AAAAAAAABzE/8Ivrzp7hPL8/s400/bayram.gif" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-9118825248609603068?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/9118825248609603068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/iyi-bayramlar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/9118825248609603068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/9118825248609603068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/iyi-bayramlar.html' title='iyi bayramlar!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIhmqfuyWMI/AAAAAAAABzE/8Ivrzp7hPL8/s72-c/bayram.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-9083995281739625199</id><published>2010-09-07T09:26:00.003+03:00</published><updated>2010-09-07T09:33:05.111+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>oruç ağız!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIXajSUytyI/AAAAAAAABy8/Le3IOO-vdT0/s1600/borek+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIXajSUytyI/AAAAAAAABy8/Le3IOO-vdT0/s400/borek+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;börek çörek yapmayı pek bilmeyiz! zaten bizden de beklenmez o kadarı! dolayısıyla hamur ihtiyacı duyarsak bünyemizde dışarıdan alırız ki pek beğenilir, afiyetle yenilir!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;genellikle su böreği favorimiz ama arada sırada ıspanaklı, patatesli de almışlığımız olmuştur.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;bu kez hadi tembellik yapmayalım internetten gördüğümüz, bir portakal ağacı sahibi hanımın yaptığı, pek de methettiği sodalı su böreğinden yapalım istedik, “hem bu vesile ile babiş’in de gözüne gireriz ki kötü mü olur?” dedik; çarşı pazardan kollarımız dolu dolu gelip mutfağa&amp;nbsp;girdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tek tepki evde var olan tek kişiden, tabii ki babiş’ten geldi, “ay sen yufka almışsın!” dedi. belli ki garipsemiş hiç alışık değil ya ondan; bir kez de bizi mantı açarken yakalamış o kez de haykırmıştı, “ay sen mantı mı açıyorsun?” demişti! yani sicilimiz pek parlak değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tepkilere, arkamızdan söylenenlere kulağımızı tıkadık işimize baktık; bir yufkanın yarısını seramik fırın tepsimize yaydık, kalan yarısını da onun üstüne örttük; dolaptan kimseler yemediği için taa dondurucuda sakladığımız tulum peynirimizi çıkardık, yufkaların üstüne bolca serperek yaydık; kalan bir yufkayı da yine ikiye böldük, ilk önce ilk yarısını sonra diğer yarısını peynirlerin üstüne serdik, baktık ki görüntü hiç fena değil umutlandık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bu arada mümkün olduğu kadar tarife sadık kalmaya çalışıyoruz ki ayıp olmasın! gerçi böreğimizi yaparken sadece peynir kısmında az biraz sapma oldu, beyaz peynir yerine tulum kullandık ama “o kadarı da olur ev hali!” dedik, aldırmadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ardından bir şişe sodayı böreğin üstüne boşalttık sonra dinlenmesi için dolaba kaldırdık yarım saat kadar dinlendi sayılır; bu arada bolca tereyağı erittik, soğuyunca içine bir yumurta sarısı kattık, karıştırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;son işlem olarak da artık sodayı çekmiş böreğin üstüne tereyağı ve yumurtayı döktük önceden ısıtılmış 250 derecelik fırına sürdük tepsimizi, ki bir yarım saat belki kırk dakika pişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş o gün oruçluydu, “ibadet edenlere hizmet etmek sebaptır!” deyip çorbasından cacığına bir sürü şey&amp;nbsp;hazırladık ama bütün umudumuz sodalı böreğimizdeydi! o hevesle iftar vaktini bekledik ki "aferin!" alalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldi tabii tepki sonunda ama bir gariplik var, belli ki babiş oruç ağız ağzını bozmak istemiyor, duyulur duyulmaz bir sesle, “babacığım peynirini biraz fazla koymuşsun!” dedi, yemeğine devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-9083995281739625199?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/9083995281739625199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/oruc-agz.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/9083995281739625199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/9083995281739625199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/oruc-agz.html' title='oruç ağız!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIXajSUytyI/AAAAAAAABy8/Le3IOO-vdT0/s72-c/borek+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5434010625392583045</id><published>2010-09-03T11:35:00.003+03:00</published><updated>2010-09-03T17:00:46.049+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>olmuş bir hata!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TICzL1SWv-I/AAAAAAAAByE/PHVIpNElG7M/s1600/golden_egg_350.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="302" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TICzL1SWv-I/AAAAAAAAByE/PHVIpNElG7M/s400/golden_egg_350.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;biz aslında hizmete varız, yeter ki bizden istensin! yoksa kimseye durduk yerde hizmetimizi peşin peşin satacak halimiz yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah'a şükür mutfağımızda bir iki çeşit peynir, sahici yumurta, sahici domates, salatalık, biber, taze nane, taze soğan, maydanoz, antakya'nın kırma zeytini, zahter, sızma zeytinyağı, dilim dilim dilimlenmiş kızartılmayı bekleyen ekmek, olmadı evde ekmek, o da olmadı, bir kaç yufka var sac üzerinde pişirilmiş, kağıt torbalara konulup kaldırılmış, sulanmayı bekleyen yuha ekmek var ama yiyen yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir biz varız bir de bizden gayrı bu işlerle hiç işi olmaz babiş! eee evimize zaten gelen giden pek olmaz, ki şöyle dört başı kahvaltı keyfi yapalım! dört gözlü bakır yumurta sahanımıza tereyağını gösterir gibi değil sahiplenir gibi atıp, her bir çukura bir yumurta kıralım ya da ister rafadan ister katı pişirelim yumurtaları ya da ya da bir kaç domatesi rendeleyip, bir kaç acı biber bir kaç yeşil soğan bir kaç dal maydanozla bir menemen yapalım, ekmeği bana bana yesinler, şamandıralar atsınlar sularına; bu arada biz de boşalmış ince belli bardaklara çaylar boşaltalım! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ancak olmuyor arkadaş ne yapsak olmuyor, kısmet! bunların hepsi hoş bir tablo olarak mutfakta asılı duruyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sabah yine uyandık, şükürler olsun, babiş'le birlikte sabah rutinlerini yapmaya koyulduk, kendimize kahvaltı hazırlarken taze biber, sahici çeri, sıcak suya yatırılmış urfa peynirini masanın üstüne yığdık bir yandan ekmek kızarttık bir yandan da hani olmaz ya istenmez ya yine de demiş olmak için bir soru attık orta yere, "babiş kahvaltı ister misin?" dedik seslendik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIC3i8d8S3I/AAAAAAAAByM/FCfkH8KnxCI/s1600/egg.bmp" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TIC3i8d8S3I/AAAAAAAAByM/FCfkH8KnxCI/s320/egg.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;hayret bu kez yanıt geldi ama soruya soruyla karşılık veriyor, "ne varrr?" şimdi bu sorunun cevabı belli ama çocuk kısmıyla fazla laubali olmamak lazım sonunda baba kız ilişkimiz sürüyor daha arkadaş olmadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendimizi sakinleştirdik, o mükellef hayallerden vaz geçip en olacak reçeteleri sunduk, "kızarmış ekmek ve zeytin, istersen yumurta yaparım, omlet, yağda yumurta, katı yumurta!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karşı yanıt geldi ki "o kadar açmış ki her şeyi yiyebilirmiş hatta omlet bile ama yok yok en iyisi yağda yumurta bir de kızarmış ekmek isterim, çay istemem!" der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi sevindik o sevinçle iki yumurta kaptık dolaptan, kendimize kızarttığımız ekmekleri bir yana ayırdık ki soğusunlar, babiş'e görünümü daha güzel iyi kesilmiş ve iyi kızartılmış ekmekler sunalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim biz ekmekleri kızartırken bir yandan da yumurtaları kırdık tavaya, tahta kaşıkla da akını sarısına karıştırdık, bekledik ve piştiler! sunduk tepsiyi ki, yenilsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birazdan, "bu ne yaa!” dedi bir ses ki tanıdık geliyor taaa salonunun ortasından! tabii sabah mahmurluğu ile durumu önce kavrayamadık ancak soru açıldı ki istenilen yumurta o yumurta değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapmışız bir hata tabii sormamışız, "yumurtanızı nasıl istersiniz?" diye çünkü bizim bildiğimiz yağda yumurta ile babiş'in istediği sahana kırılıp olduğu yerde bırakılacak yumurta aynı yumurta değil, anlaşıldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5434010625392583045?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5434010625392583045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/olmus-bir-hata.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5434010625392583045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5434010625392583045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/olmus-bir-hata.html' title='olmuş bir hata!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TICzL1SWv-I/AAAAAAAAByE/PHVIpNElG7M/s72-c/golden_egg_350.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4011114401362303455</id><published>2010-09-01T10:38:00.003+03:00</published><updated>2010-09-03T16:52:14.248+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>zindelendik!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TH4Cgd7CI_I/AAAAAAAABxY/VEzo1Cvxkjg/s1600/karides.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TH4Cgd7CI_I/AAAAAAAABxY/VEzo1Cvxkjg/s400/karides.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;tatil bitti yani başladığı yerde sonlandı, divandan kalkıp mutfağa yöneldik, sorumluluklarımızın başına geçtik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında dinlenmesini bilene bir gün bile çok, hakkını verirsen on gün mavi yolculuğa eşittir ki bir yıl yeter adama... şu an o zindelik içindeyiz ki bu yıl bize çok lazım; babiş dershaneye başladı, eee okul birkaç güne kadar açılacak, dersler dersler arada dershane bütün bir yıl gece gündüz testler stresler ardından sınav bu arada biz boş durmayacağız mutfağın mönüsüne yeni reçeteler eklemek gerek; gezilecek, görülecek et ve balık ağırlıklı yemekler geliştirilecek daha neler daha neler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;söz etmiştik, “tavuk beyti geliştiriliyor” diye, devam ediyor alıştırmalar en son aklımıza ceviz geldi onu deneyeceğiz, bu arada&amp;nbsp;son zamanlarda baba kızın deli gibi sevdiği arpa şehriyeyi önümüze gelen her ete katma huyumuz gelişti,&amp;nbsp;hatta bizi neredeyse kontrol altına almak üzere, durduramazsak şehriye iştahını&amp;nbsp;sonrası felaket!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen gün getirip tavukları önce haşladık sonra kızarttık sonra haşlama suyuna salça, tereyağı katıp neredeyse yarım paket şehriye döktük ki babiş’in iştahı görülmeye değerdi o kadar abarttı o kadar abarttı ki şehriye sevmeyi, aç kaldık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz de kendimize onun sevmediği bizim bayıldığımız ne yazık ki derinde bir yerlerde duran karides yaptık; önce mantar, domates ve tereyağını birbirine kattık, suları çekilince karidesleri ekledik az biraz beklettik ki hemhal olsunlar tamm tabağa alırken de hatırladık ki keşke taze kaşar da olaydı, rendelerdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4011114401362303455?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4011114401362303455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/zindelendik.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4011114401362303455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4011114401362303455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/09/zindelendik.html' title='zindelendik!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TH4Cgd7CI_I/AAAAAAAABxY/VEzo1Cvxkjg/s72-c/karides.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-695192373902400216</id><published>2010-08-30T07:37:00.000+03:00</published><updated>2010-08-30T07:37:44.126+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>tatil!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THs0xb_toGI/AAAAAAAABww/yc3ksKe6Xd4/s1600/IMG_8351.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="232" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THs0xb_toGI/AAAAAAAABww/yc3ksKe6Xd4/s400/IMG_8351.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;daha ayağımızı suya sokmadık! hoş bu gidişle sokacağımız da yok ya lafın gelişi işte anlayın... diyoruz ki bir martı olsak belki kısmet o zaman!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;sağlıkla...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-695192373902400216?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/695192373902400216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/tatil.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/695192373902400216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/695192373902400216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/tatil.html' title='tatil!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THs0xb_toGI/AAAAAAAABww/yc3ksKe6Xd4/s72-c/IMG_8351.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2597595595596762675</id><published>2010-08-27T08:21:00.003+03:00</published><updated>2010-09-03T16:57:02.182+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>daha onay alamadık!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THdKqj267wI/AAAAAAAABwg/yyN3IjkRZds/s1600/beyti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="230" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THdKqj267wI/AAAAAAAABwg/yyN3IjkRZds/s400/beyti.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;bize dur durak yok! yeni yılın hazırlıkları şimdiden başladı bile... mutfağın nuh'u nebi'den kalma mönüsü gözden geçirildi, yeni tatlar için ar-ge çalışmalarına hız verildi, arada dış mutfaklara bile geziler düzenleniyor tarif hırsızlığı yapılıyor! şimdiden elimizde bir iki yeni tat var bile!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;ancak yeni tatların var olması yetmiyor, biliyorsunuz "onay" gerekiyor; makam onaylayacak ve o tat sıraya girecek arada adı anılıp pişirilme izni alınacak sonra afiyetle yenilecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hatırlarsınız bir ara arada söz etmiştik 'tavuk kebabı üzerinde çalışıyoruz" diye. eh şimdilerde kıvama geldi kebap yavaş yavaş sonuç alıyoruz ama daha onay verilmedi! şimdilik zaman zaman sunuşlar yapıp aldığımız yorumlarla da düzeltmeler yapıp yeniden sunuyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavuk kebabı ilk aklımıza geldiğinde sadece fikri vardı kendi yoktu. ki fikrin ortaya çıkması da aslının hiç aklımızdan çıkmamasıdır! dedik ki, "ola ki ona yakın bir lezzeti evde yakalarız!" fikir güçlü olunca ilk tavukçukların satıldığı dükkana girildi, bir kaç parça göğüs seçildi ve eve gelindi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavukçuk çok nazenin olduğundan bir parçasını makinede kıyma yapmak kolay oldu, gerisi de geldi: iki çay kaşığı biber salçası, bir çay kaşığı tuz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bilirsizin her daim ilk buluşlar zahmetlidir üstelik güven vermez adama ama bizim kebap tahta yassı şişler üzerinde hiç de kötü durmadı, ızgaraya konuldu yine istifini bozmadı, taş gibi sım sıkı durdu kızardı ancak ağzımıza atınca anladık ki yeniyor yenmesine de bu kuruluğunu nasıl izah etmeli yoksa bir ısırık kebap bir yudum ayran nereye kadar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzatmayalım aradan günler geçti bu kez bir cesaret babiş'e de evde kebap teklif edildi, "olur deneriz!" denildi ve ikinci tavuk kebabının malzemesine bu kez çekilmiş kuyruk yağı konuldu yeniden pişirildi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş beğendi hatta bir kaç tane birden yedi ama daha onay vermedi! sanki haklı da bir kaç malzeme eksik ama ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2597595595596762675?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2597595595596762675/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/daha-onay-alamadk.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2597595595596762675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2597595595596762675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/daha-onay-alamadk.html' title='daha onay alamadık!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THdKqj267wI/AAAAAAAABwg/yyN3IjkRZds/s72-c/beyti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8731722609202979743</id><published>2010-08-23T00:55:00.003+03:00</published><updated>2010-09-03T17:17:38.770+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>vişneli muffin!</title><content type='html'>tabii ki babiş geldi evine, serin ya ortalık! tabii ki yine istediği saatte uyandı istediği saatte kalktı, kalkar kalkmaz da babasını aradı, ki adam sabah beş’te kalkmış işe gitmiş, işini bitirmiş vapurda; telefon çaldı, “babiş nerdesin?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öğlen olunca hafta sonları genelde denizin ortasında oluyoruz yine orda yakaladı; uykudan yeni kalkmış belli, karnı aç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THGcZU69y3I/AAAAAAAABwQ/FLnQsxtD1a0/s1600/IMG_9435.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THGcZU69y3I/AAAAAAAABwQ/FLnQsxtD1a0/s400/IMG_9435.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;baba denizin ortasında ve de kızı açsa evde, en iyisi martılardan simit çalmaktır! iyi de, hırsız bir baba iyi bir örnek değil! &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;en iyi çare, çare üretmektir bu konuda da ana babaların üstüne yoktur!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;öyle yaptık ne yemek istediğini sorduk. yine bize yapılacak en büyük kötülüğü yaptı yine bizi çaresiz bıraktı, “kafana göre takıl!” dedi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;huyumuz kurusun! biz kafamıza göre takılırsak o kadar çok fikir var ki üretecek; “öğlen saati patlıcan ezme de olur, midye dolma da; ha bak börek en iyisi, kıymalı olmaz ama bilgeoğulları’nın peynirli su böreğini sever; ya da en iyisi bu sefer sürpriz yapalım beyaz fırına uğrayalım!”&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;öyle yaptık ama seçenek çok fırında, fırın ya neyi pişirmişlerse sürmüşler tezgaha: kıymalı poğaça, sandviçler, kekler, pastalar, börekler türlü çeşit!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda karar kıldık ki ıspanaklı börekle patatesli, babiş’in ağız tadına uyar! aaa o da ne vişneli o şeyden var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;“şundan şundan bir de şundan istiyoruz!” dedik, tezgahtar biraz aksi onu da ramazan’a havale ettik, istediklerimizi paketlettik!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;öğlen mahmuru bir kız kapının arkasında, öğlen yorgunu bir baba kapının dışında karşılaştılar, eve girildi! baba elindekileri verdi, haydi bir “günaydın” öpücüğü, kucaklaştılar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THGaZxBelEI/AAAAAAAABwI/J2HSfqGTXL4/s1600/muf.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="356" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THGaZxBelEI/AAAAAAAABwI/J2HSfqGTXL4/s400/muf.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sonrası inanılmaz!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;“ay sen benim ne sevdiğimi biliyorsun! vişneli muffin! unutmamışsın! duygulandım şimdi! ağlayabilirim!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocuklar bir tuhaf? sanıyorlar ki babalar çocuklarının, “vişneli muffin” sevdiğini unutur! olsa olsa ismini akıllarında tutamaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8731722609202979743?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8731722609202979743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/visneli-muffin.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8731722609202979743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8731722609202979743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/visneli-muffin.html' title='vişneli muffin!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/THGcZU69y3I/AAAAAAAABwQ/FLnQsxtD1a0/s72-c/IMG_9435.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1988781337936910650</id><published>2010-08-21T06:30:00.000+03:00</published><updated>2010-08-21T06:30:55.589+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>nice yıllara babiş!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TG9IMn4YNlI/AAAAAAAABvo/0RFJRKApcME/s1600/2521278380_d230632788.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TG9IMn4YNlI/AAAAAAAABvo/0RFJRKApcME/s320/2521278380_d230632788.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;“ah be zaman!&lt;br /&gt;sen büyüdükçe ben yaşlanıyorum!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sözleri biri mi demişti de kulağımızda kalmış yoksa şimdi biz mi uydurduk, bundan emin değiliz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir ekim sabahından bu yana aradan birlerce, onlarca zaman geçmiş; on sekizini babiş’le, çokçasını kendimizle harcamışız; geriye ne kaldı. onu da hesabı tutan bilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lafı babiş’e yemekler’e getireceğiz, uzatmamız ondan, bağışlayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“salçalı tavuk çorbası”ndan bu yana kısacık ama dolu dolu iki yıl geçmiş daha doğrusu geçip gitmiş de biz ancak şimdi farkına varıyoruz! halimiz doğum günlerini hepten unutan hayırsızlardan az biraz hallice çünkü unutmuşuz ama şimdi hatırlıyoruz babiş’e yemeklerin doğum gününü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl unuturuz? temmuzun son günleriydi, babiş hızla büyüyordu, büyüdükçe çenesi daha çok açılıyordu, bir yandan yemek ister bir yandan söylenirdi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“biraz yağsız olmuş!”&lt;br /&gt;“ekşisi az!”&lt;br /&gt;“çok sıcak!”&lt;br /&gt;“suyu az olmuş!” &lt;br /&gt;“nefissss!”&lt;br /&gt;“eline sağlık babiş!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani doğum için her şey hazırdı; yemek pişiyor, babiş artık yediğine laf edebiliyor ve babası işsiz, canı sıkılıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanal dünyaya 30 temmuzda doğdu babiş’e yemekler! ağzını ilk açtığında da &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/07/salal-tavuk-orbas.html"&gt;“salçalı tavuk çorbası!”&lt;/a&gt;dedi. onu ilk okşayıp seven de &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/07/salal-tavuk-orbas.html"&gt;“mis kokulu lezzetler”&lt;/a&gt; oldu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş her gün pişirdi; mantı açtı, &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/09/aa-sen-mant-m-atn.html"&gt;“hayret!”&lt;/a&gt; aldı; dolma doldurdu, &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/10/paz-dolmas.html"&gt;“bravo!”&lt;/a&gt; dediler; babiş bazen &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/10/kriz-ynetimi.html"&gt;“kriz”&lt;/a&gt; yönetti; bazen de &lt;a href="http://babiseyemekler.blogspot.com/2008/10/ayda-rraa-yanyorrr.html"&gt;“çayda çıra yanıyor!”&lt;/a&gt; arsızlığına vurup oynadı; neredeyse haftada iki, üç kez, pişirdiklerini yazdı, babiş’in yorumunu aktardı, arada hatta çoğunlukla “beni rezil ediyorsun!” diye fırça yedi ama yılmadı; yıllar ayları, aylar haftaları, haftalar günleri geride bıraktı; babiş’e yemekler iki yaşını doldurdu, üç’üne bastı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda olan oldu tek kişilik “muhalefet”in sesi kısıldı hatta çıkmaz oldu hatta hatta utanmasa saf değiştirip, “babiş şu an sitede otuz yedi kişi on line!” diyecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1988781337936910650?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1988781337936910650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/nice-yllara-babis.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1988781337936910650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1988781337936910650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/nice-yllara-babis.html' title='nice yıllara babiş!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TG9IMn4YNlI/AAAAAAAABvo/0RFJRKApcME/s72-c/2521278380_d230632788.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-3883833173404680597</id><published>2010-08-20T00:20:00.000+03:00</published><updated>2010-08-20T00:20:30.535+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>sabrın sonu!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TG0WDpvIdPI/AAAAAAAABvQ/Xpyg9faKwJ4/s1600/IMG_8340.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TG0WDpvIdPI/AAAAAAAABvQ/Xpyg9faKwJ4/s400/IMG_8340.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;“tu,&lt;br /&gt;ti,&lt;br /&gt;ta&lt;br /&gt;tu!” dedi ve gitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dayandı dayandı, dayanma sınırının sonuna kadar dayandı ve gitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş, ağustos’un bu kadar sıcak olacağını “öngöremeyen”; dolayısıyla bir klima almayı bile “akıl edemeyen”; hala çocukluğundan kalma “berber vantilatörü” ile yazı geçirmeye çalışan babasını bırakıp gitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"tu,&lt;br /&gt;ti,&lt;br /&gt;ta,&lt;br /&gt;tu!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-3883833173404680597?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/3883833173404680597/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/sabrn-sonu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3883833173404680597'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/3883833173404680597'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/sabrn-sonu.html' title='sabrın sonu!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TG0WDpvIdPI/AAAAAAAABvQ/Xpyg9faKwJ4/s72-c/IMG_8340.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6907231892782882344</id><published>2010-08-18T16:01:00.002+03:00</published><updated>2010-09-03T17:02:02.481+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tavuk yemekleri'/><title type='text'>tavukçuk!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGvYkLsOgXI/AAAAAAAABvI/GCX86O-NYJ8/s1600/tavuk.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="287" ox="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGvYkLsOgXI/AAAAAAAABvI/GCX86O-NYJ8/s400/tavuk.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;bizim eve tavuk pek girmez, nedenini de babiş pek sormaz biz de söylemeyiz! arada bir eser birkaç parça ya da bir bütün “tavukçuk” alır, çorba yapar; çok çok estiyse kırk yılda bir de fırına gösteririz o kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavuğu sevmediğimizden değil! uysal hayvandır, çalışkandır kafasını kaldırmadan bütün gün işini yapar, iki dönüm araziyi silip süpürür ne kene bırakır ne bit pire ne de solucan; arada horozun horozlanmasını bile görmezden gelir sadece yumurtlarken söylenir onu da şimdilerde ne duyan var ne gören! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir de “tavukçuklar” var ki gün yüzü görmemiş, ne kene bilir ne bit pire ne arpa yemiştir ne buğday; horozu bile tanımamıştır; işte onları gördüğümüzde çarşı pazarda görmezden geliriz acırız hallerine! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen aklımıza düştü, ki aslını, alasını beyoğlu’na yolumuz düştüğünde yeriz, “tavuk beytiyi becerebilir miyiz!” dedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir parça tavukçuk göğsü aldık ilk kendimizde denedik ki, “dile” düşmeyelim! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;valla fena olmadı yenilir gibi ama az biraz kuru geldi babiş’ten onay alarak yaptığımıza ise gizlice kuyruk yağı ekledik sonra söyledik! babiş beğendi beyti çalışmamızı ki evin mönüsüne aldık üçüncüde de başarılı olursa size de tarifini veririz söz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tavukçuk geçen gün yeniden imdadımıza yetişti hem de “aferin!” aldık ki bu ender belirtilen bir lütuftur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi bu babiş iyi hoş da her çocuk gibi “nazından niyazından ne zaman ne yapacak ne yiyecek ne tepki verecek?” bilinmediğinden çoğu zaman elleşmeyiz! ancak ona kalsa doğru değil elimiz hep üzerinde!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine böyle bir günde “bak öğlen oldu, kalkmış mıdır acep, karnı aç mıdır?” telaşına düştük, yoldan yokladık ki yeni kalkmış kahvaltı niyetine mi öğlen yemeğine mi kestiremediğimiz yiyecekler ister, kararı da bize bırakır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babasının kararsızlığını bilmez değildir ama çocuk işte ilk elden aklına nerden gelecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizi aldı mı bir telaş, koca çarşının içinde dört dönüyoruz; balıkçının önünden bir kez geçiyorsak, şarküteri dükkanlarından gözümüzü alamıyoruz, manava ise ancak fındık fıstık niyetine bakıyoruz ki “tazeleri çıkmış mıdır?” diye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii sonunda olanlar oldu kendimizi bir et dükkanına attık üç parça tavukçuk göğsü aldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eve gidiyoruz ama kafamızda üç farklı fikir var, “isterse beyti yaparız ya da şiş; yok karnı çok açsa tavada alelacele çeviririz, adı yok ama karnı doyar!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapıdan girdik ki babiş her hal halimizi beğenmedi, ilk iki öneriyi geri çevirdi, üçüncüsü içinse, “babiş sen otur! ne ki ben yaparım!” dedi, bize de sadece tavukçuğu doğramak kaldı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş, tavada önce birkaç damla zeytinyağı gezdirdi, tavukçukları tavaya gösterdi, gösterir göstermez de “ben piştim!” diyenlere kekik ve biberiye ekledi, bir de küçük salata yaptı; bizim kararsızlığımız devam ettiğinden tavukçukla dolaptaki yiyecekler arasında gidip geldiğinden “menemen mi tavukçuk mu aç kalmak mı?” üçlemesinden kurtulamadığımızdan tek başına sofraya oturdu; kaldık bir başımıza ki aç ve hala kararsızız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda baktık olmuyor her zaman yaptığımızı yaptık kendimize ceza verdik, bir küçük parça tavukçuğu babiş’in tavasına attık, cezamızı hafifletmek için de az biraz salça ekledik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada babiş de bir yandan yemeğini yedi bir yandan yediğimize baktı, “kuş kadar yiyorsun babiş!” dedi, dertlendi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6907231892782882344?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6907231892782882344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/tavukcuk.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6907231892782882344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6907231892782882344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/tavukcuk.html' title='tavukçuk!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGvYkLsOgXI/AAAAAAAABvI/GCX86O-NYJ8/s72-c/tavuk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2789018721790910107</id><published>2010-08-16T06:42:00.000+03:00</published><updated>2010-08-16T06:42:38.705+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>keşke yapmasaydı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGVRq2KGyJI/AAAAAAAABuc/_-GD_KXYL7E/s1600/balik.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGVRq2KGyJI/AAAAAAAABuc/_-GD_KXYL7E/s320/balik.jpg" width="89" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;anlatsak şimdi kimse inanmaz; biz ilk balığı babiş'in doğduğu köy’de yedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yanlış anlaşılmasın bizim kentimizde de balık vardı, sadece yiyemiyorduk çünkü balıklarımız kutsaldır! yiyeceğine ellerinle beslersin onları onlar da sevgilerini taa yanına kadar gelip belli eder hatta gülümsediklerini görmüşlüğümüz var; “balık gülümser mi?” derseniz ona da bir şey diyemeyiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yani dememiz o ki balık bizim için çok değerli ve kutsal! ancak bu kente gelip de köy’e yerleşince, ki kırk yıl oldu, baktık herkes balık yiyor; sabah akşam olmasa da en azından haftada bir, iki; yemesek olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;önce en küçüğüyle başladık, adı "kıraça!" ki, istavrit'in çocukluğudur hem ucuz hem de bol olur yaz kış; ister yağda kızart ister ızgara olsun ancak adı hamsi oldu mu balığın tavadan şaşmayacaksın; sarıkanat, çinekop ve de lüfer yalnız ızgaraya yakışır; palamut mevsimindeyse hem ızgara hem tava hem de buğulamaya iyi gider az biraz da kılıç şiş yemişliğimiz var ama tadını hatırlamıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"böyle böyle" derken türlü çeşit balıkları yerken geride kalanları, boylarını poslarını, tazesini bayatını, mevsimlerini, salatalarını; hatta hangisinden yanak alınacağını öğrendik, öğrendikçe ona göre yedik, sevdik balığa az kaldı damak tadımız değişecek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözün kısası kırmızı et-beyaz et-balık üçlemesinde "balık!" dendi mi çok titizleniyoruz ama gelin görün ki çocuk milleti laftan anlamaz ister büyüsün ister büyür gibi görünsün çocuk çocuktur gerçi kızları az biraz büyür ama erkekleri çocuk gelir çocuk gider!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizimki de kız ya yavaş yavaş büyüyor ama sonunda büyüyor önce büyük balık yiyen çocuk şimdi küçüğe de burun kıvırmıyor ama şimdilerde "ben ızgara balık severim!" iddiasında ki, bizi de bu pişirme tekniğine uymamakla suçluyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zan altında kalmak hoş bir şer değil ama savunma yapmak için de mevsim uygun değil! gel çık işin içinden bunu bir çocuk'a anlat!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlatamadık tabii ve sonunda kültür balığı iki çuprada karar kıldık, elektrikli ızgarayı yağladık, balıkların da sırtlarını sıvazladık, yatırdık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGVSEVMXsmI/AAAAAAAABuk/7QZiTmQV0MI/s1600/salata.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; cssfloat: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="350" ox="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGVSEVMXsmI/AAAAAAAABuk/7QZiTmQV0MI/s400/salata.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;“engine yakın” balık bilgimiz ve de damak tadımızla balığın pişmesi için gözünün pörtlemesi yeterlidir bizce ama bu babiş’i kesmez "kömür"e yakın ızgara, kızartma sever! onun için balıklardan birini kömür olsun diye bekledik, beklerken marulu altlık yapıp, az biraz domates, taze nane ve maydanozla bir salata yaptık ki, bol limon bol zeytinyağı gezdirsen yeterli! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada sofra kurma görevini bile kimselere devretmedik asli işimizi sürdürdük, bıçak-çatal yerleştirdik masaya intizamla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık eminiz ki her şey tamam baba-kız afiyetle, ağız tadıyla balık yiyecek arada dedikodu yapacak vakit kalırsa günlük işlerden konuşacağız! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle de oldu nitekim, balığı yedik yemesine ama keşke babiş "biliyorum yanlış ama ben balığıma limon sıkacağım" demeseydi, bunu yapmasaydı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2789018721790910107?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2789018721790910107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/keske-yapmasayd.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2789018721790910107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2789018721790910107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/keske-yapmasayd.html' title='keşke yapmasaydı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGVRq2KGyJI/AAAAAAAABuc/_-GD_KXYL7E/s72-c/balik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1915808333815967535</id><published>2010-08-14T07:23:00.000+03:00</published><updated>2010-08-14T07:23:39.063+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>dünün özeti</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGYZ5q8E1wI/AAAAAAAABu8/P9G6Jpm2y2w/s1600/gamvekeder_kiyamet2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGYZ5q8E1wI/AAAAAAAABu8/P9G6Jpm2y2w/s320/gamvekeder_kiyamet2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;neyse ki korkulan olmadı, iki kıyamet de kopmadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eve gittik ki ortalık güllük gülistanlık hatta babiş limonata yapmaya bile kalkmış!&amp;nbsp;bu arada "fazla şekerli oldu, ne kadar da zormuş limonata yapmak!" itirafıyla bir gerçeğe de ulaşmış! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kıyamet sözcüsüne de bir sözü var "bence gitsin kendini toraslardan aşağı atsın!" der. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1915808333815967535?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1915808333815967535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/dunun-ozeti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1915808333815967535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1915808333815967535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/dunun-ozeti.html' title='dünün özeti'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGYZ5q8E1wI/AAAAAAAABu8/P9G6Jpm2y2w/s72-c/gamvekeder_kiyamet2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-6966371750511103930</id><published>2010-08-13T00:29:00.004+03:00</published><updated>2011-12-27T14:56:38.342+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>kıyamet ne zaman kopacak?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGRnf3bFMCI/AAAAAAAABuE/VGZlzPICaos/s1600/Apocalypse2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGRnf3bFMCI/AAAAAAAABuE/VGZlzPICaos/s400/Apocalypse2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;babiş dedi ki akşam, "bu gece yarısı kıyamet kopacakmış!" tv'de "bi adamlar"&amp;nbsp;söylemiş hatta saatini bile vermişler; o da arkadaşlarıyla kararlaştırmış bekleyeceklermiş gece yarısını! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birkaç söz söyledik, anlatmaya çalıştık ki "kıyamet dediğin öyle geldim, geliyorum demez durduğu yerden hiç kopmaz!" anlatamadık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gitti geldi, tepemizde bir kaç kez daha söylendi, beklemeye başladı kıyameti; arada da laf sokuşturdu yanımıza geldiğinde, "öyle cool baba pozları kesme, sen de korkuyorsun itiraf et!" dedi, "cool" ne demek bilmediğimizden ses etmedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arada mutfağa gidip geliyoruz ama&amp;nbsp;mutfak bizim mutfak değil, bıraktığımız gibi hiç değil; sanki biraz sonra kıyamet kopacak, "aman boşver babiş'i!" der gibi tencere tava, tabak çanak&amp;nbsp;dağ gibi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş'e dedik ki sonunda, "dua et bu gece kıyamet kopsun yoksa yarın akşama kopacak kıyametin yanında hiç kalır!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-6966371750511103930?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/6966371750511103930/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/kim-bilir-ne-zaman-kopar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6966371750511103930'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/6966371750511103930'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/kim-bilir-ne-zaman-kopar.html' title='kıyamet ne zaman kopacak?'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGRnf3bFMCI/AAAAAAAABuE/VGZlzPICaos/s72-c/Apocalypse2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2082964074495206568</id><published>2010-08-11T00:17:00.003+03:00</published><updated>2010-09-03T16:56:14.270+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>"mutfağı ağlatmışsın!"</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGFLDd1pRlI/AAAAAAAABtY/n9112lAe7ag/s1600/incik.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" mx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGFLDd1pRlI/AAAAAAAABtY/n9112lAe7ag/s320/incik.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;insan ilişkileri ihmale gelmez, hele hele “yaptım oldu!” anlayışıyla hiçbir yere varılmaz! nitekim de varılamadı, “iyi gidiyor!” sandığımız ilişkilerimiz meğerse altan alta ocakta unutulmuş tencere dibi gibi kaynıyormuş, ruhumuz bile duymadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaç zamandır çalışıyoruz ya; haliyle pişirme ve yedirme işleri de eskisi kadar mükemmel gitmiyor! haftada bir alışveriş yapıp dolaba bir şeyler koyuyoruz, babiş de canının çektiğini çekip alıyor, pişiriyor ya da biz denk gelirsek ocağın üstünde ateşe gösteriyoruz yemek oluyor! yani karnımıza iyi kötü bir şeyler giriyor; düşüncemiz, “Allah ne verdiyse yiyoruz, karnımız doyuyor, şükürler olsun!” biçiminde! ancak başkalarının değilmiş, somut bir örnekle anladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ayıptır söylemesi birkaç zamandır dolabımızın derinlerinde, eti daim yumuşak olası kasabımız hulki’nin armağan gibi verdiği üç parça inciğimiz vardı; “bir gün denk gelir babiş’e arpa şehriyeli incik pişiririz” diyorduk, nitekim o gün geldi çattı her hal ki, “incik yer misin?” sorusu yanıtsız kalmadı, kabul gördü, pişirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;reçetesini size de vereceğiz ama kafanız karışmasın diye hemen belirtelim ki türlü çeşit kuzu incik tarifi var ve hepsini de insanlar uyguluyor kimsenin de şikayeti yok! bizimkisi ise bizim uydurmamız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç dört parça inciği (bu seferki kemiksizdi) beş altı bardak suda haşlıyoruz; baktık ki bıçağın ucu ta derinlere kadar rahat rahat iniyor, kalan suyu bir kaba alıyoruz ki eti kavuralım, iki yemek kaşığı tereyağında çevirelim az biraz sonra da yarım yemek kaşığı salça (ev yapımı) ve artan suyu ekleyelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arpa şehriyenin sınırı yok evde yarım paket kalmıştı onu yıkayıp kullandık ve inciklerin başından hiç ayrılmadan şehriyeleri evire çevire pişirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada arpa şehriyeli kuzu inciğin yanına bir tek sarımsaklı cacık yakışıyor haberiniz olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;masayı babiş kurdu hemen oturduk! bundan sonrası ise bizim için hem keder hem de sevinç doluydu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kızımız bir yandan yemek yedi bir&amp;nbsp;yandan söylendi; “çoktandır dalga geçiyordun!”, “………………”, “bu sefer var ya kendini aşmışsın!” dedi ve son noktayı da&amp;nbsp;özlü sözüyle koydu: mutfağı ağlatmışsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lafın ardından da&amp;nbsp;tabağımıza yöneldi, ağır aksak yiyen babasının hızından faydalandı "kaç çatal yürütebilsem kar kardır" dedi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2082964074495206568?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2082964074495206568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/mutfag-aglatmssn.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2082964074495206568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2082964074495206568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/mutfag-aglatmssn.html' title='&quot;mutfağı ağlatmışsın!&quot;'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TGFLDd1pRlI/AAAAAAAABtY/n9112lAe7ag/s72-c/incik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5396690413721945033</id><published>2010-08-09T00:18:00.004+03:00</published><updated>2010-08-09T00:40:37.597+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>babalar strateji dehası olmalı!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TF8e9LO84fI/AAAAAAAABtE/GfSpsNxXxD8/s1600/images.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="400" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TF8e9LO84fI/AAAAAAAABtE/GfSpsNxXxD8/s400/images.jpg" width="269" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;iyi de bizde nerde o deha? bırakın stratejiyi taktik bile bilmeyiz! ne eğitimini almışız ne bu konuda pratiğimiz var; üstelik topu topu bir çocuk babasıyız yani hülasası yani dememiz o ki süzersek sözlerimizi biz çocuk eğitimi konusunda zır cahiliz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayır yeni keşfetmedik bu durumu biliyorduk da ama demek ki unutmuşsuz, dalgadan, belki sıcaklardan; ancak gerçek yüzüne bir kez daha tokat gibi çarpınca ayılıyorsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi efendim biz sinemaya gitmeyiz yani sinema konusunda&amp;nbsp;da cahiliz! gerçi çocukken çok gitmişliğimiz var, sabahın onunda girer, beş film birden seyreder akşamın karanlığında çıkardık artık Allah ne verdiyse kovboy, aşk, hint aşk filmleri!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu günlerde di caprio'nun temmuz ayında vizyona giren son filmi 'the inception' ('başlangıç') filmi vizyonda, duyduk ki seyredilesi bir seyirlikmiş, bitimiz kanlandı babiş'e&amp;nbsp;"sinemaya gidelim mi?" dedik, der demez de olumlu yanıt aldık hatta babiş arkadaşlarıyla filme gitmeyi bile erteledi cuma akşamı için sözleştik, rezervasyon bile yaptı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;buraya kadar her şey güzel ve hoş! sonununda gitme vakti geldi çattı ki baba-kız dışarıya çıkacağız önce bağdat caddesinde piyasa eyleyecek ardından yemek yiyecek ve seyre gideceğiz filmi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işten çıktık, hava sıcak, eve geldik ki bitmişiz ama sözümüz söz&amp;nbsp;babiş de bizi bekliyor zaten o hazırlanırken duşumuzu aldık ve kendimizce en rahat kıyafetimizi giydik, kırmızı tişört-lacivert şort!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekledik! bilirsiniz kadınlar beklenir hem de ses çıkarmadan; zaten beklemeye dayanamayan, dırdırlanan erkek, kadın gözünde bitmiştir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eh epeyce bi zaman geçti, babiş odasından çıktı ki bir peri! beyaz bir elbise giymiş, takmış takıştırmış, ayağında sandaletleri; bir bize baktı bir kendine, "bu ne kılık baba ya; bana yakışmıyorsun" dedi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;strateji yoksunluğu&amp;nbsp;/ bileceksin ki bir kadınla&amp;nbsp;dışarıya çıkacaksın,&amp;nbsp;kadını stratejinin en orta noktasına oturtacaksın, kendini değil!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;taktik yoksunluğu / giyimini kuşamını ona soracaksın, fikir danışacaksın, alternatifler sunacaksın, "ne giysem acaba?"&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim hemen kılığımızın değiştirilmesine karar verildi, pazarlık yapıldı, lacivert bir tişörtte "eh" razı olunundu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yola koyulduk, ki bizim kararımız "dolmuşla gitsek!" öyle de oldu, inilecek durakta inildi, meşhur barlar sokağından dizi dizi yiyecek içecek dükkanlarının önünden geçildi, geçilirken fikir beyan edildi, "hafif bir şeyler yesek!"; karşılık alındı ki, "olur!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir italyan lokantasının önünden geçtik, iskenderci'ye razı ettik babişi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;strateji yoksunluğu / bileceksin ki bir kadınla yemeğe çıkıyorsun! o ne söylerse söylesin iyi bir yerde yemek ister; baştan hedefini belirleyeceksin!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;taktik yoksunluğu / alternatif sunacaksın, çok çok alternatif ama sonunda kararı ona bırakacaksın!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iskender güzeldi! "göbekli baba" tespitine daha fazla vurgu olmasın diye bir buçuk yerine bir yenildi, afiyetle kalkıldı ama iskendercinin hemen italyan lokantasının yanı başında olması bir felaketti; hele ki seçilen masa ve sandalyenin sırf esiyor diye kıyıda kenarda olması affedilmezdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;caddeye çıktık salınıyoruz! gelen geçen babiş'e bakıyor ki, Allah nazardan saklasın kuğu gibi süzülüyor! ama&amp;nbsp; huzursuz, "baba niye herkes bana bakıyor!" dedi, durdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anlattık ki&amp;nbsp;kendisine bakılması doğal, hem bize de bakan oldu ama niyetleri başkaydı sanki, pek yakıştıramadılar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sinemaya vaktinden önce gidildi, biletler alındı, bekleme salonunda önce kadife koltuklara oturuldu ardından tahta sandalyelere!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;al sana bir tartışma konusu daha! gerçi haklı babiş "hiç kadın kısmı tahta sandelyelere oturtulur mu?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;strateji yoksunluğu / kadın güzel görünmek zorundadır, bir erkeğin kaba fikirlerine maruz bırakılamaz! onun için nereye oturtacağını önceden belirleyeceksin!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;taktik yoksunluğu / kadife koltuklarda önce oturulur sonra havaların ne kadar sıcak olduğundan söz edilir, aslında tahta sandalyelerin iyi fikir olabileceğinden dem vurulur,&amp;nbsp;serin tutacağına laf getirilir, kararı kadın verir!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"film başlıyor!" uyarısı geldi, koltuklar bulundu, pozisyon alınıp gömülündü, reklamlar izlendi ve film başladı dakikalar dakikaları kovaladı; ilk yarı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"baba bana popcorn!", "evladım hava sıcak patlamış mısırlar tuzlu ve yağlı! su almaya gidiyorum!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;strateji yoksunluğu / sinemada popcorn yenir! yani senin bildiğin ismiyle patlamış mısır ya da pat pat!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;taktik yoksunluğu / önce havaların sıcaklığından söz edilir, tuzun bu havalardaki olumsuz etkilerinden dem vurulur en iyisinin su olduğu altan alta anlatılmaya çalışılır!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;filmin ikinci yarısı da sürükleyiciydi, soluksuz izlendi ve bitti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha kapıya çıkılmıştı ki baba olan aldı sazı eline ki sanırsın kırk yıldır sinema salonlarında yatıp kalkıyor; "aksiyon sahneleri uzundu, yokkk canım öyle şimdiye kadar çevrilmiş ilk üç film içine falan giremez kim uydurmuş ki bunu?" yanıt,"saçmalama! hayatımda gördüğüm en güzel filmdi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;strateji yoksunluğu / kadının fikri her zaman doğrudur; bunu bilecek ve unutmayacaksın!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;taktik yoksunluğu / hemen fikrini soracaksın, dinleyeceksin dinleyeceksin arada sana da fikir beyan etmen için fırsat verilirse, "aslında ....." diyecek ama rengini belli etmeyeceksin!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;film iki buçuk saat, bunun önü arkası var, haliyle yorgun düşmek doğal ki bir an önce eve gitmek gerek "hadi&amp;nbsp;dolmuşa binelim", "aman baba dolmuşla taksi aynı para!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;strateji yoksunluğu / kadın intikamını alır, unutmayacaksın!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;taktik yoksunluğu / "gelirken dolmuşla geldik, hadi taksiyle dönelim" diyeceksin!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim taksiyle dönüldü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5396690413721945033?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5396690413721945033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/babalar-strateji-dehas-olmal_09.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5396690413721945033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5396690413721945033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/babalar-strateji-dehas-olmal_09.html' title='babalar strateji dehası olmalı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TF8e9LO84fI/AAAAAAAABtE/GfSpsNxXxD8/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8631545144323197948</id><published>2010-08-06T12:17:00.000+03:00</published><updated>2010-08-06T12:17:38.519+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>çok sıcak çookk!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFvSQoxaLWI/AAAAAAAABsk/Tv9YrYp3HUM/s1600/it.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="300" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFvSQoxaLWI/AAAAAAAABsk/Tv9YrYp3HUM/s400/it.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;hal böyle olunca haliyle babiş evden kaçtı, arkadaşının havuzuna!&lt;br /&gt;bizse evde isek aşağı yukarı bu haldeyiz ama o kadar da değil yani çok yaklaşmıyoruz neme lazım pozisyonunda, tepeden alıyoruz rüzgarı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işe erken çok erken gidip akşam çok geç geliyoruz ki yolda güneşle karşılaşmayalım zaten selam sabahı da kestik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi hayırlısı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8631545144323197948?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8631545144323197948/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/cok-scak-cookk.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8631545144323197948'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8631545144323197948'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/cok-scak-cookk.html' title='çok sıcak çookk!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFvSQoxaLWI/AAAAAAAABsk/Tv9YrYp3HUM/s72-c/it.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1373881379247903874</id><published>2010-08-05T00:13:00.004+03:00</published><updated>2010-09-03T16:56:28.658+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>sonunda avdet etti!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFnWeNCvwdI/AAAAAAAABrE/LWr40liZl2I/s1600/mantar.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="216" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFnWeNCvwdI/AAAAAAAABrE/LWr40liZl2I/s400/mantar.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sürpriz yapacakmış annesi, “kızım haber ver öyle git ayıp olur!” demiş, telefon etti, eve geleceğini söyledi öyle geldi babiş! yalnız gelmeden de, “akşam ne yiyeceğiz?” demeyi unutmadı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;malum havalar sıcak, “yiyecek içecekle uğraşmak istemiyormuş!” ki haklı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee biz de hazırlıklıyız tabii sabahtan, “babiş nasıl olsa düşer bugün!” tespitiyle bonfile indirdik buzluktan, bir alt kat aşağıya “dinlensin” diye! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akşam kapıdan girdik ki ilk soru, “beni özledin mi?” oldu, özlediğimizi belli ettik, bir öpücük kondurduk yanağına ve yaşam kaldığı yerden devam etti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o uzun zamandır istediği ama izleyemediği “vanilyalı” bir film izledi, biz mutfağa yöneldik! önce istiridye mantarı tavada çevirdik, kırmızı biber ekledik tam tavadan indirecekken sarımsak ekledik bir diş ki tadı kalsın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra sonra eti lime limeye yakın doğradık, tavada çevirdik; pişince de yan yana ekledik et ile mantarı; babiş’in, “niye karıştırmadın?” sorusuna da “estetik kaygısıyla” yanıtını verdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFnW722MOYI/AAAAAAAABrM/5PMOxa4eypk/s1600/mantar+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="267" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFnW722MOYI/AAAAAAAABrM/5PMOxa4eypk/s400/mantar+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;o filminin kalan yarısını elindeki tabakla izledi, bizse tv’nin karşısında memleket meselelerini çözmeye çalıştık!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş; "avdet etti!" demek yani döndü geldi demek, evine!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1373881379247903874?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1373881379247903874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/sonunda-avdet-etti.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1373881379247903874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1373881379247903874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/sonunda-avdet-etti.html' title='sonunda avdet etti!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFnWeNCvwdI/AAAAAAAABrE/LWr40liZl2I/s72-c/mantar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-1672010411725218014</id><published>2010-08-02T19:32:00.000+03:00</published><updated>2010-08-02T19:32:48.632+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>kimin ki anası babası vardır!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFbxqF_gjXI/AAAAAAAABqc/VM1s4XOFWQY/s1600/makarna.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="267" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFbxqF_gjXI/AAAAAAAABqc/VM1s4XOFWQY/s400/makarna.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;her şey yolunda gidiyordu, babiş sonunda bitmek bilmeyen tatilinden dönmüş; döner dönmez de dediğini yapmış, ayaklarını uzatıp uzun uzun dinlenmiş hatta bazı akşamlar babasına o çok sevdiği makarnadan bile yapmıştı!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;önce kurutulmuş domates, biber ve patlıcanı birkaç saat suda bekletmiş ardından salça, tane karabiber, sarımsak iyi su ekleyip kaynatmış sos hazırlamış; makarnayı tam sekiz dakika haşlayıp, suyunu süzmüş, tencereye alırken sosu eklemiş, kaşar rendeleyip sofraya getirmişti! şükürler olsun daha ne olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama kiminki anası ve babası vardır dertlidir, hatta bu işin ustadı sözü daha da ileriye götürüp der ki, “kiminki anası ve babası vardır, o hastadır!” artık anlayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim babiş de zaman zaman ana babasından dertlenir hatta babasından daha çok dertlenir çünkü büyük babiş birlikte yaşadıkları için onu rahat bırakmaz sanki ev arkadaşıymış gibi davranır, evi hadi vazgeçti hiç olmaza odasını toparlamasını ister, yediğini olduğu yerde bırakmasını istemez, “şunu döktün şunu kaldırmadın!” der dırdır eder!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eee kız haklı kim ister hizmetli gibi gün on iki saat çalışılsın da evde dirlik düzen olsun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fırtına geliyorum diyordu da ne zaman nerden geleceği belli değildi nitekim bir akşam üstü babiş’in açtığı kapıdan içeri girdi ve babiş’in yüzünde patladı; “evladım bak her şey yerli yerinde duruyor; bari yediğin kapları makineye koysaydın, bir hafta oldu bavulun yerli yerinde duruyor, sıkılmıştır!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii bu durumda büyük babiş haksız; hiç işin, sıcak havanın hele hele yorgunluğun yükü eve taşınır mı hadi taşındı diyelim bütün yük babiş’ın sırtına yüklenir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş de bunun altında kalmadı tabii söylendi, “evin bütün yükü benim üstümde, bulaşık makinesini ben boşaltıp ben dolduruyorum, çamaşır makinesini ben dolduruyorum ben boşaltıyorum, renklisi ayrı beyazı ayrı eee ütü de yapıyorum daha ne yapabilirim?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş bunları söyledi söylendi durdu kendini savundu ancak anlam veremediğimiz her lafının arasında niye gülümsüyordu onu çözemedik! sormadık da “şimdi ayıp olur” diye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFbyNMLuIaI/AAAAAAAABqk/cHcNhl9vjjA/s1600/beyti.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" bx="true" height="230" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFbyNMLuIaI/AAAAAAAABqk/cHcNhl9vjjA/s400/beyti.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="left" class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;ve tabii kavga ayrılıkla bitti, sabahında evden gideceğini daha çok uzun zaman da gelmeyeceğini söyledi, gitti!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;şimdi kandırmak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ama nafile! hatta onun için ar-ge çalışmalarına bile hız verdik mutfağa girdik, tavuklu beyti formülü geliştirdik telefonda da belki kanar diye uzun uzun anlattık “bana mısın” demedi! belirsizlik sürüyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-1672010411725218014?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/1672010411725218014/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/kimin-ki-anas-babas-vardr.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1672010411725218014'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/1672010411725218014'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/08/kimin-ki-anas-babas-vardr.html' title='kimin ki anası babası vardır!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TFbxqF_gjXI/AAAAAAAABqc/VM1s4XOFWQY/s72-c/makarna.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7855601110215961270</id><published>2010-07-28T00:56:00.001+03:00</published><updated>2010-09-03T17:03:24.783+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>"nuh" deyip, "peygamber" dememek!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9UNw54edI/AAAAAAAABmo/Ut7dslRPoNA/s1600/IMG_8593.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9UNw54edI/AAAAAAAABmo/Ut7dslRPoNA/s400/IMG_8593.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;şükür kavuşturana, babiş geldi! &lt;br /&gt;on sekiz gün, dört yüz otuz iki saat; yirmi beş bin dokuz yüz yirmi dakika; bir milyon beş yüz elli beş bin iki yüz saniye geçmiş onu görmeyeli!&lt;br /&gt;bi hasret bi hasret sormayın gitsin; iki saat önce havaalanına gittik, “gazete, çay, kahve” derken, karnımız acıktı en berbat fast food’tan yedik, tavukluydu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda ”iç hatlar geliş”ten babiş elinde bavuluyla gözükünce her şey yerli yerine oturdu, kızımızı aldık, eve getirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eve geldi ama daha sokak kapısından girince bir feryat bir bağırış, çağırış, “evimi özledim; odamı özledim; banyoyu bile özledim!” demekte…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii şimdi ilk gün ayıp olur, “durduk yerde laf işitmeyelim” diye soramadık “niye banyomu bile” diye! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa banyomuz derli topludur, kat kat çoğunlukla kar beyaz havlular, temiz bir sabun lavaboda durmakta; fırçamız, tıraş bıçağımız yerli yerinde; babiş banyoda saatler geçirmemişse ne saç teli ne suda eriyen kil ne de her yana dağılmış kozmetik vardır banyoda; zaten huyumuz değil titiz adamız lavaboda kıl, tüy olmaz hatta klozetin kapağını bile açık durmaz sıklıkla; ki “unutulmuş”sa sorun bile olmamıştır aramızda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda babiş dedi ki, “birkaç gün evden çıkmayacağım, ayağımı uzatıp yan gelip yatacağım, kimse bana elleşmesin!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9U9kGF9jI/AAAAAAAABmw/3HRMp0mx8xs/s1600/IMG_8610.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9U9kGF9jI/AAAAAAAABmw/3HRMp0mx8xs/s400/IMG_8610.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;elleşmedik tabii ekmek torbasını kapıya asıp işe gittik! mümkün olduğu kadar da geç geldik; gelirken de kadıköy çarşından onun en sevdiği mezelerden aldık, ki kadınbudu köfte, patlıcan salatası, kara lahana dolması, paçanga ve beyaz peynir; kendimize de rakı ki babiş’le hasret giderirken bir kadeh parlatırsak hiç fena olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9VVs_hiBI/AAAAAAAABm4/yuNMS29v4k0/s1600/IMG_8596.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9VVs_hiBI/AAAAAAAABm4/yuNMS29v4k0/s400/IMG_8596.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;alışverişimiz, “kendimizi aşmış” bulundu, sevinildi; hemen bahçedeki balkon yıkandı tarafımızdan, babiş börekleri kızarttı, bir yandan da mezeleri tabaklara dizdi; biz de saksılarımızdan domates, biber kopardık babiş’in avuçlarını doldurduk, ki belki bir heves, tadında şeker bulduğumuz domateslerin tadına bakar hatta kendisi için sakladığımız, “fransız kadınları neden bakımlı ve güzel!” haber kupürüne dalar da o dalgınlıkla domatesten bir ısırık alır ama nafile, babiş “nuh” diyor peygamber” demiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9V9D1DZFI/AAAAAAAABnA/rMRPLKR7jFc/s1600/IMG_8608.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9V9D1DZFI/AAAAAAAABnA/rMRPLKR7jFc/s400/IMG_8608.JPG" width="267" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7855601110215961270?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7855601110215961270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/nuh-deyip-peygamber-dememek.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7855601110215961270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7855601110215961270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/nuh-deyip-peygamber-dememek.html' title='&quot;nuh&quot; deyip, &quot;peygamber&quot; dememek!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE9UNw54edI/AAAAAAAABmo/Ut7dslRPoNA/s72-c/IMG_8593.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8424101913625048129</id><published>2010-07-26T11:04:00.002+03:00</published><updated>2010-07-26T23:36:24.465+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>sonunda ardıç ağacına çaput bağladık!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE09uKtDNhI/AAAAAAAABkQ/NIRrrXFjs34/s1600/adam.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" hw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE09uKtDNhI/AAAAAAAABkQ/NIRrrXFjs34/s400/adam.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;gide gide gittik, sonunda baksı’ya vardık! &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;yani bayburt-baksı arası bir buçuk saat; köyler, dereler arada da çoruh sizi takip ediyor, öyle keyifli öyle dehşetli! bir ara yolumuzu inekler bile kesti! akşam olmuş evlerine dönüyor yüzlerce inek; hatta her biri kapısının önüne gelince vuruyor kapıya başıyla giriyor içeriye! &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;ee tabii araçtakiler de bu kadar ineği bir arada görmemişler bi hayranlık bi hayranlık, çığlık, fotoğraf çekmeler! biz tabii çok inek, öküz gördüğümüzden oralı bile olmadık siz de fotoğrafsız kaldınız!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&amp;nbsp;neyse!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE0-jgcBB6I/AAAAAAAABkY/UxZjjxybYaQ/s1600/baksi+2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE0-jgcBB6I/AAAAAAAABkY/UxZjjxybYaQ/s400/baksi+2.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;baskı kırgız dilinde şaman demek ve baskı köyü 85 haneli! kala kala o kadar kalmışlar diğerlerini göçe vermişler!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;işte bu aşağıdaki adam da baksı’da doğup büyümüş, dağlarında çobanlık yapmış, mektebe gitmiş prof. dr. hüsamettin koçan!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;koçan yaz tatillerinde dağlarda çobanlık yaparken çoruh vadisine bakıp hayaller kurarmış! &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE0_a86xhPI/AAAAAAAABkg/uzkooXrHly8/s1600/baksi+4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE0_a86xhPI/AAAAAAAABkg/uzkooXrHly8/s400/baksi+4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;gün gelmiş büyümüş, okumuz ‘adam’ olmuş ve köyünün yoksulluğuna, göç yüzünden sürekli azalmasına kafayı takmış ve baksı’da bir müze kurmaya karar vermiş!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;eş dost, tanıdıklar, sanatçılar bir araya gelmiş, kafa kafaya vermiş aşağı yukarı bir on yılda müzeyi ayağa kaldırmayı başarmışlar! kimi eserlerini müzeye bağışlamış kimi para vermiş kimi de araç gereç bağışlamış!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE1AJoFfHXI/AAAAAAAABko/Pl-28hAdtoY/s1600/baksi+11+ana+bina.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="220" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE1AJoFfHXI/AAAAAAAABko/Pl-28hAdtoY/s400/baksi+11+ana+bina.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;sonunda müze ortaya çıkmış! pek güzel pek güzel! o kadar etkilendik ki bir de gün doğmadan gezelim istedik, herkesten önce yataktan kalktık, hüsamettin koçan gibi çoruh vadisine bakıp bakıp hayaller kurduk, sadece nehrin bir de sürekli öten bir kuşun sesini dinledik, mutlu olduk!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE1AkzXAwTI/AAAAAAAABkw/wQdAHnPbf5I/s1600/harika+1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE1AkzXAwTI/AAAAAAAABkw/wQdAHnPbf5I/s400/harika+1.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;hüsamettin hoca da erkenden kalkınca bir zamanlar şamanın hasır atıp altında oturduğu ardıç ağacına gittik, hatta iki çaput bağlayıp dilek tuttuk; biri babişe biri de kendimize artık kısmetimize ne düşerse?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;sağlıkla… &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE1BNPaEwDI/AAAAAAAABk4/VsmQ9nhUWQI/s1600/hoca+3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE1BNPaEwDI/AAAAAAAABk4/VsmQ9nhUWQI/s400/hoca+3.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;hamiş; seni unuttuğumu sanma allah akıl fikir versin!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: left;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8424101913625048129?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8424101913625048129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/sonunda-ardc-agacna-caput-bagladk.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8424101913625048129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8424101913625048129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/sonunda-ardc-agacna-caput-bagladk.html' title='sonunda ardıç ağacına çaput bağladık!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TE09uKtDNhI/AAAAAAAABkQ/NIRrrXFjs34/s72-c/adam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2415636985463694340</id><published>2010-07-23T00:08:00.000+03:00</published><updated>2010-07-23T00:08:48.677+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>kültür turizmi (2)</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEikf8v-3QI/AAAAAAAABhQ/Rj2mUqHPgRM/s1600/gelin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" hw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEikf8v-3QI/AAAAAAAABhQ/Rj2mUqHPgRM/s400/gelin.jpg" width="272" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;erzurum’a indik öğlen güneşi Allahtan her yan bulut, gölgelik! bir de gelin arabası; “anasının ilk geliniymiş!” damat öyle yazdırmış, bir fiyaka bir fiyaka gelene geçene inat! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iyi fikir; diyelim babişi baş göz ettik geldi istedi biri; önceleri naza yattık ama baktık olmadı! “ama baba!” dedi babiş; dayanamadık, “verdik gitti!” &lt;br /&gt;eh damat da eşek değil ya yazdırır her hal, “baba merak etme sen!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEilFVhLPgI/AAAAAAAABhY/0waz0URBSvc/s1600/harika+6.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="246" hw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEilFVhLPgI/AAAAAAAABhY/0waz0URBSvc/s400/harika+6.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;palandöken’i de görmemişiz; hadi bir öğlen yemeği, ardından orta kahveyle dağ havası aldık ayıptır söylemesi… ama ne dağ havası çek çek bitmez, öyle serin öyle dehşetli!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEilWmNa6FI/AAAAAAAABhg/G9ZsksgCnGY/s1600/IMG_7925.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEilWmNa6FI/AAAAAAAABhg/G9ZsksgCnGY/s400/IMG_7925.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;yolcu yolunda gerek “hadi bayburt’a bir iki bir iki!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEiloQZsI1I/AAAAAAAABho/60vlHvr4Ung/s1600/IMG_7930.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" hw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEiloQZsI1I/AAAAAAAABho/60vlHvr4Ung/s400/IMG_7930.JPG" width="267" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;erzurum-bayburt arası toplasan toplasan bir, bilemedin bir buçuk saat sonra yol ayırımı ver elini baksı köyü! amma önce mola gerek; kıtlama çay, dağ suyu boşa akar, içmeyen ya deli ya şükretmeyi bilmez, zavallı! söze ne gerek? peki fotoğraf çekmeyi unutana ne demeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEimAcm8ELI/AAAAAAAABhw/1t-dV0Gn3jg/s1600/IMG_7963.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="280" hw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEimAcm8ELI/AAAAAAAABhw/1t-dV0Gn3jg/s400/IMG_7963.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;hamiş; şimdi anlatsam hak verirsin hem fotoğrafın hem yazının tadını çıkarmak gerek!&lt;br /&gt;ama “merak kediyi öldürür”müş ne gam sen kedi değilsin ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEimazxQaOI/AAAAAAAABh4/ZuQEa4eSyVA/s1600/IMG_7974.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" hw="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEimazxQaOI/AAAAAAAABh4/ZuQEa4eSyVA/s400/IMG_7974.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2415636985463694340?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2415636985463694340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/kultur-turizmi-2.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2415636985463694340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2415636985463694340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/kultur-turizmi-2.html' title='kültür turizmi (2)'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEikf8v-3QI/AAAAAAAABhQ/Rj2mUqHPgRM/s72-c/gelin.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4120593220340426838</id><published>2010-07-21T23:51:00.001+03:00</published><updated>2010-07-21T23:52:22.233+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>kültür turizmi!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdcy0P6wzI/AAAAAAAABgI/w_gPRo9m6xg/s1600/foto+16.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" hw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdcy0P6wzI/AAAAAAAABgI/w_gPRo9m6xg/s400/foto+16.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;eee ‘çocuklar babalarına çeker’ diye bir kural yok ya? ya da var bize uğramamış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş güneye denize gitti; bizse topu topu iki gün de sürse "kültür turizm"i dedik, yeni açılan bir "köy"“ müzesine doğu’ya gittik! taa bayburtlara!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdbTjDxL_I/AAAAAAAABf4/y_hYclJqd7Q/s1600/harika.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="183" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdbTjDxL_I/AAAAAAAABf4/y_hYclJqd7Q/s400/harika.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;hamiş; daha şimdi geldik sen şu birkaç fotoğraf ile oyalan gerisi yarına artık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdcMP6rviI/AAAAAAAABgA/wyg1-f1zjSQ/s1600/cok+guzel.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="236" hw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdcMP6rviI/AAAAAAAABgA/wyg1-f1zjSQ/s400/cok+guzel.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4120593220340426838?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4120593220340426838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/kultur-turizmi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4120593220340426838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4120593220340426838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/kultur-turizmi.html' title='kültür turizmi!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TEdcy0P6wzI/AAAAAAAABgI/w_gPRo9m6xg/s72-c/foto+16.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-780120416840790022</id><published>2010-07-16T09:31:00.003+03:00</published><updated>2010-09-03T17:03:54.321+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeytinyağlılar'/><title type='text'>bamyanın nimetleri!</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TD_7Ui-sYRI/AAAAAAAABd4/VOUXl_KJMGI/s1600/IMG_7801.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" hw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TD_7Ui-sYRI/AAAAAAAABd4/VOUXl_KJMGI/s400/IMG_7801.JPG" width="267" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Peki, madem söz &lt;a href="http://mevsimlerdenroma.blogspot.com/2010/07/gecen-gun-taa-romalardan-yazan-populer.html"&gt;zeytinyağlı bamyadan&lt;/a&gt; açıldı; o zaman farz oldu bamya meselesine girmek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;babiş yok ya? ondan zahir her aklımıza geleni yapıyoruz, biraz eksen kayması yaşıyor gibiyiz! eve misafir çağırmalar mı dersiniz, hiçbir şey yemeden öğlen uykuları mı&amp;nbsp;sebepli sebepsiz evden çıkıp canımızın nereyi çekerse oralara gitmeler mi? artık haytalık adına ne varsa onu yapıyoruz!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;geçenlerde de atladık bir vapura hoopp eminönü’de karaya çıktık! az biraz sağı solu dolaştık yine yeni camii’yi ziyaret ettik, kaymaklı lokum aldık ulu çınarların gölgesinde nefsimizi körelttik&amp;nbsp;derken derken yeni keşiflere çıktık, 70 yıllık ankara lokantasına uğradık, ki öğlendi karnımızı doyuralım! &lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;aşçı tanıdık; bir muhabbet oradan bir muhabbet buradan derken söz dönüp dolaştırıp zeytinyağlı bamyaya geldi ki kendisinin uzmanlık alanı zeytinyağlı bamya ve&amp;nbsp;tarifi kitaplara girmiş!&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;neyse!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TD_59tQqMwI/AAAAAAAABdw/jXFCqjVKq2k/s1600/IMG_7803.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" hw="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TD_59tQqMwI/AAAAAAAABdw/jXFCqjVKq2k/s400/IMG_7803.JPG" width="285" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sağ olsun bizi kırmadı mutfağa, tezgahının başına geçti bamya pişirdi!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;önce bamyaların külahlarından başladı soydu temizledi sonra bamyaları limonlu suya yatırdı; ardından da bir tencerede sıvı yağ, soğan, havuç, sarımsak, tuz, karabiber, şeker çevirdi, su ekledi, az biraz fokurdamaya bıraktı, en son bamyaları ekledi; eh bir yirmi dakika pişirdi bir o kadar vakit de soğumaya bıraktı!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;zeytinyağlı bamya önümüze geldiğinde şekli de şemali de güzeldi güzel; yalnız yanarız yanarız bamyalara peşin peşin limon sıktığımıza yanarız!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş aklında olsun bir daha canın zeytinyağlı bamya çekerse haberim olsun!&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-780120416840790022?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/780120416840790022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/bamyann-nimetleri.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/780120416840790022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/780120416840790022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/bamyann-nimetleri.html' title='bamyanın nimetleri!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TD_7Ui-sYRI/AAAAAAAABd4/VOUXl_KJMGI/s72-c/IMG_7801.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-8140914000752535965</id><published>2010-07-13T08:03:00.002+03:00</published><updated>2010-07-13T08:04:38.473+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>saman gibi!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDvzldCGxgI/AAAAAAAABdY/T8ztTQI6Ya4/s1600/_MG_8259.JPG" imageanchor="1" style="cssfloat: left; margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="368" rw="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDvzldCGxgI/AAAAAAAABdY/T8ztTQI6Ya4/s400/_MG_8259.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;daha çok var babiş’in gelmesine; birkaç gün! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten iletişim dedikleri o ne olduğunu anlayamadığımız şey de koptu! çok çok akşamları arayıp acemi askerler gibi “çarşı” izin istiyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hal böyle olunca biz de kendimizi okumaya yazmaya, yemeye içmeye bir de blog komşularını ziyarete verdik, iyi de ettik; bir sürü güzel ve akıllı kızla tanıştık, onları sayfalarımıza taşıdık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada yalnız annelere de sık sık rastladık, onların da bebişleri tatile gitmiş, babaları tatile çıkarmış! durum bizdekinin tersi tabii az biraz garipsedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bunlar olurken ey okur sanmayasın ki asli işlerimizi aksattık, asla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi ayıptır söylemesi evimizde iyi kötü bir buzdolabımız var, içinde de bir derin dondurucu, dondurucunun içi de çoğunlukla babiş bir kez daha aynı şeyi yemesin diye arttırılmış yiyeceklerle dolu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte bu artırılmış birbirinden lezzetli yiyecekleri sıra ile tüketmeye çalışıyoruz ki yeni döneme yer açılsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen gün taa romalar’dan yazan, popüler mi popüler ünü daim olası bir hanımın blogunda rastladık, ki kendileri de çok sevgili oğlunu babası ile tatillere göndermiş, balık pişirmiş yanında da bir salata bir dilim bilmem ne ekmeği! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;canımız balık çekti, derin dondurucuda eşelendik birkaç arttırılmış kıraça ile istavrit arası balık bulduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii bizim kilo estetik, dolayısıyla beğenilme diye bir kaygımız olmadığından korkumuz da yok! bir keresinde babiş, “babiş göbeğinin hali ne böyle” dedi; dedik ki, “babalar göbekli olur” bu bahisten kurtulduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu nedenle balığı bol yağda kızarttık, salatanın da yağını limonunu esirgemedik, ekmeğimizi suyuna banıp karnımızı doyurduk; baba olmanın hazzını yaşadık, şükrettik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş, balık derin dondurucuya konulmuyor tadı berbat mı berbat haberin ola!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-8140914000752535965?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/8140914000752535965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/saman-gibi.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8140914000752535965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/8140914000752535965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/saman-gibi.html' title='saman gibi!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDvzldCGxgI/AAAAAAAABdY/T8ztTQI6Ya4/s72-c/_MG_8259.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-4136275140341014616</id><published>2010-07-09T10:34:00.001+03:00</published><updated>2010-07-09T18:25:06.334+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çorbalarımız'/><title type='text'>nasıl olmuş?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDbQsjmpBGI/AAAAAAAABcQ/1QI1kFh7SHc/s1600/_MG_8190.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" rw="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDbQsjmpBGI/AAAAAAAABcQ/1QI1kFh7SHc/s400/_MG_8190.JPG" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;babiş gitti! en az on gün yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu demektir ki çok çok özlem duyulacak ve çok çok da keyif çatılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;özlem duyulacak çünkü insan babiş’ini özlemez mi! keyif çatılacak çünkü “yine benim odamı toplamışsın!” ya da “ben şimdi ne yiycem?” yüksek sesli ünlemleri soruları duymak yok; bir ona bir bize iki çeşit yemek pişirme telaşları yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten babiş’in oda kapısını kapattık ki gelip geçerken gözümüz takılmasın içeride uyuyor sanalım. kapı kapalı olunca tertip ve düzenini kafamıza takmayalım daha ilk günden kızın arkasını toplamak adına en az yarım gün sürecek işlere girişmeyelim; babiş gelir gelmez de yeni fırçalar yemeyelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;başkalarının arkasından konuşmak bize yakışmaz! bakın dedikodu bizi nerelere getirdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halbuki niyetimiz dün gece aklımıza düşen mercimek çorbası için tarif vermekti; babiş olmadan nasıl boğazımızdan zor geçtiğini anlatmaktı; bu arada babiş mercimek çorbasını çok sever ama bizim gibi de sabahın köründe “köylüler gibi” çorba içmez! içerse de okul servisinde giderken &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çorba midesinde lıkır lıkır sallanıp duruyormuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii biz bütün bunları bildiğimiz için özgürlük özgürlüğü yaşamasını bilenindir özdeyişini (ki kendi özdeyişimizdir) yüksek sesle söyleyip hazırlıklara gece yarısı başladık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- pirzola kenarı kemikleri dolaptan çıkarıp bir süre suda beklettik ki kanları akıp gitsin, kemik suyumuz berrak olsun!&lt;br /&gt;- ardından kemikleri uzun uzun kaynattık, demlemeye bıraktık!&lt;br /&gt;- sabah oldu aklımızda mercimek çorbası, uyandık!&lt;br /&gt;- ilk önce suyu süzdük, suyu kemikten ayırdık.&lt;br /&gt;- bir küçük patates, bir küçük havuç, bir de orta boy kuru soğan doğradık suya.&lt;br /&gt;- bu arada mercimeği yıkadık. tencereye kattık.&lt;br /&gt;- üzerlerine de yarım limon sıktık!&lt;br /&gt;- en son tereyağı ve tuz ekledik. &lt;br /&gt;- baktık suyu azaldı çorbanın bir bardak sıcak su ile dengeledik.&lt;br /&gt;- en sonunda çorbayı karıştırıcıdan geçirdik ki ne havuç göze batsın ne patates!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda çorba hazır oldu hatta bize göre nefis oldu ama evde babiş olmadığından gerçek değerini öğrenemedik. olsaydı; “eline sağlık babiş nefis olmuş!” ya da “kendini aşmışsın!” ya da ya da (en kötüsü bunu işitmektir) “idare eder!” der, kanaat belirtirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-4136275140341014616?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/4136275140341014616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/nasl-olmus.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4136275140341014616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/4136275140341014616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/nasl-olmus.html' title='nasıl olmuş?'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDbQsjmpBGI/AAAAAAAABcQ/1QI1kFh7SHc/s72-c/_MG_8190.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-7710413531725526474</id><published>2010-07-06T09:29:00.004+03:00</published><updated>2010-07-06T10:40:05.050+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>sahtekar!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDLNJ7lbt4I/AAAAAAAABbg/hKhtwjhPWFI/s1600/P1000884.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" rw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDLNJ7lbt4I/AAAAAAAABbg/hKhtwjhPWFI/s400/P1000884.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;babiş bugün son sınavına giriyor! kapıdan çıkarken, “dua et!” dedi ve gitti! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkasından okunmuş, üflenmiş su yetiştirmeye çalıştık, “o suyu geçen sınavda içtim, kalmadı!” dedi ve bizi pet şişedeki bildik suyu, "kutsal su" diye pazarlamakla suçladı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sabah sabah “sahtekarlık”la suçlanmak hoş değil!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama şunu öğrendik bu deneyimle; demek ki sahtekarlar da kendileriyle yaşamanın bir yolunu eninde sonunda buluyor! baksanıza hiç sıkılmadan çayımızı keyifli keyifli yudumluyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir şekilde idare ederiz bu yeni sabıkayla ama bize ağır gelen, iki gün sonra da babiş’in tatile çıkacak olması ve gitmeden önce de “senden kurtuluyorum artık kendi başıma tatil yapacağım" demesi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hem tatili de “bedava”ya getirmiş arkadaşlarının yazlığına gidiyormuş, “ama babiş keşke biriktirdiğin mil puanlarıyla biletimi business class” alsaydın demekten de geri durmadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-7710413531725526474?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/7710413531725526474/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/sahtekar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7710413531725526474'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/7710413531725526474'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/sahtekar.html' title='sahtekar!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TDLNJ7lbt4I/AAAAAAAABbg/hKhtwjhPWFI/s72-c/P1000884.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2414285636652544405</id><published>2010-07-02T08:44:00.001+03:00</published><updated>2010-07-02T08:45:05.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='laf olsun'/><title type='text'>"aaa domateslere bak!"</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TC18W9bP7WI/AAAAAAAABac/b3x3OtogVc8/s1600/IMG_7724.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="267" rw="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TC18W9bP7WI/AAAAAAAABac/b3x3OtogVc8/s400/IMG_7724.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;domatesi çok severiz! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocukluğumuzda meyve niyetine çok yemişliğimiz vardır; yetişkin olduk bu kez sebze niyetine her fırsatta ya bir yemeğe koyduk ya söğüş yaptık ya çok bulduk derin donduruculara kaldırdık kış kıyamette yedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla, sevgi bu kadar büyük olunca, insan aşılamak istiyor yanındakilere yöresindekilere ki, sevsinler domatesi yesinler domatesi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu sevgi aşılama işini gerçi denedik, mutfağı birkaç gün boyunca “gerçek” domateslerle doldurduk, her taraf domates koktu, “ay babaaa iğrenç!” fırçaları da yedik ama olsun, domates sevgisinden, bu sevgiyi aşılamaktan vazgeçmedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bu yıl taktik değiştirip bahçe/balkonumuzu domates fideleri ile doldurduk, çeri’dir, çanakkale’dir, sırık’tır ne bulduksa mısırçarşı’ndan aldık; eve getirdik, saksılara diktik; biraz boy verdiler, taa yalovalar’dan getirdiğimiz domates sırıklarına bağladık, güneşe karşı dizdik ki kızarsınlar, güzelleşsinler ki albenileri olsun, sevilsinler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;günler böyle geçti, günler geceleri kovaladı ve bir gün babiş bahçe/balkona çıktı “kendisinin” olan limon ağacının tek limonuna sevgi gösterilerinde bulunurken, birden “aaa domateslere bak! babaaa kocaman olmuş bunlar!” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgi tohumları yeşerdi sanki ama yine de belli olmaz hele domatesler bir kızarsın (ki kızarmış çerilere el sürülmedi) belki yemez ama bakarsın o çok övündüğü zeytinyağlı fasulyenin içine koyar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2414285636652544405?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2414285636652544405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/aaa-domateslere-bak.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2414285636652544405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2414285636652544405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/07/aaa-domateslere-bak.html' title='&quot;aaa domateslere bak!&quot;'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TC18W9bP7WI/AAAAAAAABac/b3x3OtogVc8/s72-c/IMG_7724.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5605439486385536708</id><published>2010-06-28T19:47:00.001+03:00</published><updated>2010-06-28T19:48:39.271+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><title type='text'>şimdi sardalye zamanı ya!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TCjSH0kEbLI/AAAAAAAABZs/xKg90qJm76Y/s1600/P1090452.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ru="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TCjSH0kEbLI/AAAAAAAABZs/xKg90qJm76Y/s320/P1090452.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;bizim mönümüzde bir tek köfte var o da bildiğimiz köfte! başka köfteleri bilmeyiz! kusur mu? eee doğrusunu söylemek gerekirse tabii ki kusur! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balık köftesini, patates köftesini öğrensek fena mı olurdu? babiş’e arada sırada yapardık, değişiklik olurdu hem böylelikle de ikide bir laf sokuşturmalarla muhatap olmazdık; evimizde zaman zaman nasıl diyo şimdiler, “olumsuz enerjiler” bir yandan bir yana esip durmazdı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdilerde sardalye mevsimi ya; çarşıda gözümüze ilişti aldık bir kilo ayıptır söylemesi, eve getirdik! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii kilosu beş lira olan balığı balıkçılar temizlemez! zaten böyle bir şey teklif dahi edilmez! dolayısıyla geçtik tezgahın başına tek tek ayıkladık sardalyeleri, iskeletini etinden ayırdık, lop et ettik ki niyetimiz balık köftesi yapmak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada salona da seslendik ki balık köftesi yapacağız; “oleeyyy!” diye bir ses duyduk; işimize baktık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;balığı direkt derin bir kaba aldık, köfte baharı, tuz, un ekledik yoğurduk, az biraz su aldık tekrar yoğurduk sonra da top top edip una buladık yasıladık, tabağa dizdik ki sıva yağ ısına ve köfte kızartalım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim de öyle oldu köfteleri yağı soğutmadan kızarttık kağıt havlular serdiğimiz tabağa aldık, servise hazır hale getirdik; “açımmm” feryadını duyunca da yemek tepsisini hazırlayıp sunduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekliyoruz ki bir tepki gelsin; ki sıkıntılı andır, yüzyıllar gibi gelir adama!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında sonucu öğrendik! ses gelmiyorsa ya kötüdür ya idare eder! yine de dayanamadık seslendik, “babiş nasıl olmuş?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“valla kızma ama misina’daki daha güzeldi!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hamiş, bu misina lafı ikinci kez ediliyor alttan alta bu mekana gıcık olmaya başladım haberin olsun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5605439486385536708?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5605439486385536708/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/simdi-sardalye-zaman-ya.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5605439486385536708'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5605439486385536708'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/simdi-sardalye-zaman-ya.html' title='şimdi sardalye zamanı ya!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TCjSH0kEbLI/AAAAAAAABZs/xKg90qJm76Y/s72-c/P1090452.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-914453936936361901</id><published>2010-06-21T10:34:00.004+03:00</published><updated>2010-09-03T17:05:52.386+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><title type='text'>aslında kalkacaktım ama!!!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TB8VgIr74qI/AAAAAAAABW8/WRlbghg_voA/s1600/P1040543.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ru="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TB8VgIr74qI/AAAAAAAABW8/WRlbghg_voA/s320/P1040543.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;babiş bizim kızımız; o zaman biz de babayız! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi durum böyle olunca günlerden de pazar olunca üstelik de o pazara “babalar günü” denilince, insan ister istemez günü üstüne alınıyor; bir ağırlık bir ağırlık; beklentiler içinde bir merak bir merak! halbuki niyeyse?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi efendim işimiz gereği cumartesi ve pazar, kargalarla birlikte kalkıyoruz, işe gidip tam da babiş’in uyanma vakti eve dönüyoruz, dönerken de “şimdi babiş uyanır, babaaa ben ne yiycem?” der diye, suböreği alıyoruz, peynir alıyoruz, atıştırmalık artık ne varsa gözümüze kestirdiğimiz alıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gittik yine işe, dönüşte işini yapmış insan huzuruyla sallana sallana iskeleye yürüyoruz ancak aldı mı bizi bir derin düşünce günden dolayı; “bugün babalar günü, ister misin babiş erkenden kalkmış babasına kahvaltı hazırlamış olsun? evde babasının sevdiği yalova yumurtalarından var, bir kaç tanesini haşlar ya da tereyağına kırar, refika hanım’ın verdiği köy ekmeğini kızartır, babiş geldiğinde bana bana yer!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tamda da böyle düşündük ama düşünür düşünmez de hızla bu çılgın fikirden uzaklaştık, “aklı selim”i davet ettik düşüncelerimize, dedik ki; “ulan kız dün gece konsere gitti, çok geç geldi; üstelik bu gece de gidecek, yorgun olacak, uyuyacak; bütün gün seni mi düşünecek!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldik ki uyuyor babiş; o zaman gürültü etmemek lazım! hemen kedi olduk, mutfağın bir köşesine kıvrıldık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bekliyoruz ki babiş kalkar, hiç olmazsa yüzünü görürüz, belki “babalar günün kutlu olsun!” der, övgü alırız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;valla kalktı babiş, bizi görür görmez de boynumuza sarıldı; “babalar günün kutlu olsun babiş!” dedi, bir yandan da gözlerini ovuşturdu ekledi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında sana kahvaltı hazırlayacaktım, bir ara da kalktım ama çok yorgundum uyuya kalmışım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-914453936936361901?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/914453936936361901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/aslnda-kalkacaktm-ama.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/914453936936361901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/914453936936361901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/aslnda-kalkacaktm-ama.html' title='aslında kalkacaktım ama!!!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TB8VgIr74qI/AAAAAAAABW8/WRlbghg_voA/s72-c/P1040543.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-212961583754940322</id><published>2010-06-18T18:46:00.001+03:00</published><updated>2010-09-03T17:06:25.211+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='et yemekleri'/><title type='text'>ah refika hanım ah!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBuUyiMqrKI/AAAAAAAABWs/vV4A_EGb4CA/s1600/large.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" qu="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBuUyiMqrKI/AAAAAAAABWs/vV4A_EGb4CA/s400/large.png" width="268" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;geçen gün gözleri kömür karası, yüreği ak pak dünyalar tatlısı bir hanımla tanıştık, ahbap olduk; hatta bize sokak ortasında mutfak bile kurdu! kadayıf böreği pişirdi! ayrılırken de diş kirası olarak köy ekmeği, süzme yoğurt, mahalle yufkası, erişte ve daha dumanı üstünde yeni çıkmış kitabını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepsini aldık eve getirdik. ancak bir hata yaptık, kitabı ortalık yerde bırakıp işe gittik. öğlen gibi de evde ders çalışan babiş’le telefonlaştık, akşama bonfile yemeyi kararlaştırdık; dolaptan iki dilim çıkarırsa biz gelene kadar çözüleceğini söyledik, anlaştık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldik ki hanım tabağını hazırlamış, patates bile kızartmış, sofraya oturmak üzere, bize de der ki, “babiş senin et dolapta!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz sonra biz de acıktık, eti dolaptan aldık ki bir tasta, üstünde küçük küçük doğranmış kuru soğanlar, seçebildiğimiz kadarıyla biberiye, kekik var ve et sütün içinde neredeyse yüzmekte ancak kararında ne boğulacak kadar süt var ne ayakları yere değiyor! “hadi bakalım hayırlısı” dedik, tavada biraz istiridye mantar çevirmeye başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada salondan da arada sırada şöyle laflar geliyor, “baba refika hanımın bütün kitabını okudum, bitti kitap! eti marine ederken ondan da yararlandım!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mantarın suyunu çektirdik, birkaç damla zeytinyağı gezdirdik üstünde ve hemen aldık tavadan hem mantarı kurutmayalım hem bonfilemizi pişirelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bonfileyi serdik tavaya, boylu boyuna uzandı, üstüne de yorgan niyetine tastakileri örttük, kısık ateşte pişmeye başladılar. arada eti alt üst ettik, çevirdik, onu da kurutmadan tavadan tabağa aldık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada kimse bizimle birlikte yemek yemek istemediğinden yemeğimizi her zamanki yerimizde mutfakta yemeğe niyetlendik; yemek için masamıza oturduk, “bir küçük serçe keyfi” yapalım diye de bonfilenin yanına bir bira açtık, kurulduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlar ilk lokmamızda hayretlere düştük ki hayatımızda böyle bonfile yememişiz! İnanılmaz bir lezzet! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir kere et değil sanki pamuk sonra soğanlar öyle yakışmış ki yanlarına hele de iyice pişip bir de karamelize olmuşlar ki sormayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizde bir hayret bir hayret! o şaşkınlıkla tabaktan kafamızı kaldırdık ve dedik ki, “ babiş, eti nasıl marine ettin?” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karşılık:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;asla içine ne koyduğumu söylemem!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;alın size bir ders daha yani bilgi ve deneyim öyle ucuz şey değil her önünüze gelene anlatılmaz öyle ulu orta yazılmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-212961583754940322?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/212961583754940322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/ah-refika-hanm-ah.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/212961583754940322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/212961583754940322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/ah-refika-hanm-ah.html' title='ah refika hanım ah!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBuUyiMqrKI/AAAAAAAABWs/vV4A_EGb4CA/s72-c/large.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2468190266481307729</id><published>2010-06-14T11:52:00.000+03:00</published><updated>2010-06-14T11:52:59.607+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hamur işleri'/><title type='text'>kepekli ekmek!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBXtnJCceWI/AAAAAAAABWM/05YaCz9G1yk/s1600/P1090158.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" qu="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBXtnJCceWI/AAAAAAAABWM/05YaCz9G1yk/s320/P1090158.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;“insan ne oldum dememeli, ne olacağım? demeli” der eskiler. bizimki de o hesap… nereden nereye!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sözümüz “ekmek” üzerine; derdimiz de şu ki biz ekmeklerden önce “yuha” olanını tanıdık sevdik, ki babaannenin evine o zamanlar ekmekçi kadınlar gelirdi sabahın köründe, birkaç kez hamur yoğurur; sacın üstünde yüzlerce ekmek pişirir; üst üstü konulup kaldırılır; yenileceği zaman da sulanır, üstleri bir örtü ile örtülür, birkaç dakika sonra yumuşayınca da sofrada Allah ne verdiyse onlarla tüketilirdi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gel zaman git zaman sonra çarşıdaki taş fırınlardan yemeğine göre alınan “dırnaklı” ya da “açık” ekmek moda oldu, kadınlar bayram etti, eziyet devri sona erdi; hatta hatta bir zaman sonra “somun ekmek” de katıldı çarşı ekmeklerinin arasına, ramazanda sahur geceleri şenlendi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o günler çocuktuk sonra büyüdük, kalkıp kendi başımıza yürüdük buralara kadar geldik! geldik ama burada her öğün “somun ekmek” yiyorlar! kahvaltıda somun ekmek öğlen somun ekmek akşam somun ekmek! Bir de üstelik dilimliyorlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“bizim için yeni ama insanlık adına önemli bir adım olmalı ki” dedik dertlenmedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aradan yıllar yıllar geçti yeni yeni fırınlar açıldı yeni yeni ekmekler türedi ortalıkta kimine çiçek, alman kimine baton, kepekli, “sağlıklı ekmek” denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada makineleşme de hızla yol aldı ekmek makineleri boy göstermeye başladı ortalıkta…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hadi yeniden evlere dönüldü herkes deliler gibi ekmek yapmaya başladı; “ekmekçi kızlar”ın “ekmekçi ablalar”ın “ekmekçi bacılar”ın şanı şöhreti aldı yürüdü, kurumlarından, çalımlarından yanlarına yaklaşılmaz oldu; fikren zenginlediler, blogları oldu, sağa sola fikir satıp tarif dağıttılar, cevizli mi dersiniz çöl etmeği mi tava mı yoksa bin katkılı ekmek mi insan hangisini aklında tutacağını şaşırdı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bize gelince olduğumuz yerde ezildikçe ezildik içine çöken ekmeklere döndük bu yoğun bombardımandan etkilendik ilk gördüğümüz market rafından bir ekmek makinesi aldık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aklımızca artık biz de ekmeğimizi evde yapacağız fırıncıların “güven” vermeyen ekmeklerinden kurtulacağız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim soluğu mutfakta aldık makineyi çalıştırdık, aklımıza göre tariflere uyarak un ve su koyduk, maya ekledik tabii sonuç yenilir gibi olmadı, ekmek kovasını çöpe devirdik! yoksa ki öyle olmazmış önce pervaneyi çıkarmak gerekmiş! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;makine birkaç ay mutfağın bir köşesinde süründü; bir gün denk getirip yedek parçacılardan bir pervane aldık yeniden denedik; yine hüsran yine hüsran!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;böylelikle ilişkimiz hepten koptu makineyle kavuşma olmayınca sevdamız küllendi, ekmek aşkımız bir başka bahara kaldı! hatta hatta mutfağımızdan gelene geçene kendisini teklif ettik; kibarca “aa tabii alırım valla!” diyenler biraz sonra verdikleri sözü unutturup geldikleri gibi gittiler! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldık mı baş başa! mutfağımız dar, kafamızı çeviriyoruz göz göze geliyoruz, gözümüzü kapatıyoruz iş yapamıyoruz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aylarca sürdü bu azap sonunda dayanamadık gidip marketten 5 kg’lık bir torba un, paket paket kuru maya aldık bir cesaretlendik bir cesaretlendik sonunda ekmek yapma işine tekrar soyunduk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir paket mayayı döktük teknenin dibine, ölçüyle su ölçüyle tuz, şeker koyduk en üste de unu dolduktuk çalıştırdık; dön babam döndü pervane aldı hamuru bir aşağı bir yukarı dolaştırdı, durdu, tekrar çalıştı; dinlendi hamur, kabardıkça kabardı; baktık taşıyor, elimizle tıktık gerisin geriye yine kabardı yine tıktık, baktık olmuyor bir parça hamuru çekip kopardık sonunda nasıl oldu bilmiyoruz, pişti!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“fena olmamış” dedik yedik! babiş”e de ikram kibar davrandı, “eline sağlık!” dedi, umutlandık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;o ilk ekmeği bir haftada tükettik, umutsuzluğa kapılmadık yenisini yine aynı ölçülerle denedik! yine aynı şeylerle karşılaştık, hamurla boğuştuk pes etmedik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ta ki “acaba mayanın yarısını mı koysak? hımm bak burada yazıyor salak, maya unun üstüne konulacakmış, suyu da azaltabilirsin biraz” diye diye fikir geliştirdik!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonunda oldu, çabamız sonuç verdi, 5 kg’lık unumuzla her hafta bir ekmek yaptık, dilimleyip dilimleyip yedik, karnımız doydu; her seferinde ekmeklerin ucundan babiş de tattı ama “ben kepekli ekmek seviyorum!” dedi, son noktayı koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işte fotoğraftaki ekmek ilk kepekli ekmek; içinde de su, tuz, tereyağı, kepekli un ve maya var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“babiş kaç dilim yedi?” derseniz valla saymadık kepekli ekmek olduğu gibi durduğuna göre!&lt;br /&gt;sağlıkla…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2468190266481307729?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2468190266481307729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/kepekli-ekmek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2468190266481307729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2468190266481307729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/kepekli-ekmek.html' title='kepekli ekmek!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBXtnJCceWI/AAAAAAAABWM/05YaCz9G1yk/s72-c/P1090158.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2398337609104509049</id><published>2010-06-11T08:16:00.002+03:00</published><updated>2010-06-11T08:19:14.726+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dolma'/><title type='text'>mımm eline sağlık!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBHGmOqccBI/AAAAAAAABVU/heniygyaeGU/s1600/P1090139.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" qu="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBHGmOqccBI/AAAAAAAABVU/heniygyaeGU/s400/P1090139.JPG" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;yok şimdiye kadar hiç dert etmedik ne bulduysak ya sardık ya doldurduk; kimi yaprak kimi pazı sarması oldu bazen de biber bulduk biber dolması! renkleri de ha kırmızı ha yeşil ne gam! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaten dolma içinin de içi hiç sabit olmadı... karışanımız görüşenimiz yok ya ondan herhal elimizin altında ne varsa dolmanın içinde o oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aldığımız tek risk yiyen tarafından, ki oda ne yazık ki tek kişi, beğenilmesi beğenmezse yandığımızın resmidir. artık lafın bini bir para... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“gene şişirmişsin!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“yuhh sana hiç yakıştıramadım!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“ayy karnım aç zaten baba nerden bileyim nasıl olduğunu!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu kez de öyle oldu yani malzeme ne ise dolmada o var. markette dolmalık biber vardı onu oradan aldık gerisi mutfakta ne varsa!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kırık prinç var, koyduk; kuru soğan irice bir tane, bir çimdik tuz, az pul biber, bir domates kabuğu soyulmuş; et olarak da buzlukta kuzu eti var bir avuç onu kullandık ama et kıyma değil kuzu döşü! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolayısıyla eti en keskin bıçağımızla parça parça kesme tahtasının üstünde doğradık içe kattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yok yok dolmanın içinin tıka basa doldurulmayacağını biliyoruz artık o konuda usta sayılırız yarısına kadar doldurduk. Tenceremize altı biberi yan yana sıraladık üstlerine çıkacak kadar da su ekledik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neredeyse bir 40 dk kısık ateşte pişti dolmalar. bir yarım saat de kendilerini bulsun diye beklettik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve babiş okuldan gelir gelmez de iştahına sunduk, yedi hatta yaladı yuttu dedi ki;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“babiş bunun tadı çok güzel! eti de farklı! eline sağlık!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2398337609104509049?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2398337609104509049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/mmm-eline-saglk.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2398337609104509049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2398337609104509049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/06/mmm-eline-saglk.html' title='mımm eline sağlık!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TBHGmOqccBI/AAAAAAAABVU/heniygyaeGU/s72-c/P1090139.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5012462368613498424</id><published>2010-05-28T14:59:00.003+03:00</published><updated>2010-05-28T15:13:59.772+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatlı'/><title type='text'>bildiğimiz sufle!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S_-y4wAG1oI/AAAAAAAABM8/nqLBG9m4VnQ/s1600/P1080884.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 312px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S_-y4wAG1oI/AAAAAAAABM8/nqLBG9m4VnQ/s400/P1080884.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5476292359933580930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;hiç tatlı yemeyiz dolayısıyla tatlı da yapmayız. bu özelliğimiz bilindiğinden kimse de bizden tatlı istemez. çok çok, ‘baba bilgeoğlu’ndan baklava alsana!’ ya da ‘canım güllü lokum çekti hacı bekir’den alsana!’ serzenişlerini işitiriz ki bu da bizi vicdanen rahatlatmaya yeter, çarşıya koşarız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi gelelim bu girişi niye yaptığımıza; efendim bir keresinde işimiz gereği çikolata sufle pişiren bir aşçı ile tanıştık. bize sufle yaptı; dört kişi için malzemeleri de gram gram sıraladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 180 gram bitter çikolata, 58 gram tereyağı ile birlikte eritilir; 230 gram toz şekere iki yumurta kırılır, 40 gram un, yarım su bardağı krema, bir vanilya çubuğu içi bir tutam tuz, eriyen çikolata ile birlikte karıştırıcıda karıştırılır, dört eşit parçaya bölünür, önceden ısıtılmış fırında tam 26 dakika pişirilir; sprey krema ve espresso tozu ile servis edilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adam bunları söyledi dediğini de yaptı. bize de tattırdı! biz de geldik evde sufleyi anlattık. konu kapandı. aradan günler geçti, ta ki dün akşama kadar! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle oturuyoruz baba kız! birimiz kitap okuyor bir divanda, birimiz bir başka divanda internetten dizi izliyordu ki babiş birden, ‘baba sufle yapsana canım çekti!’ dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hoppala! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bizi aldı mı bir telaş! bir kere hayatımızda hiç tatlı yapmamışız! hadi yapmaya niyetlendik diyelim malzeme yok ki... nerede bitter çikolata nerede vanilya çubuğu nerede spey krema? ama bir yandan da yüreğimize geldi oturdu suflenin kara görüntüsü, çaresiz mutfağa yöneldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dolaptan bir çorba kaşığı tereyağı, birkaç parça çikolata aldık bir tavada erittik. derin bir kaba bir yumurta kırdık, bir çorba kaşığı toz şeker, bir çorba kaşığı un ve bir paket vanilya tozu ile birlikte elde çırptık! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geldik içeriye sufle yapılıyor haberini verdik ki, malzeme soruldu ve de ‘akıllım kabartma tozu konulmadan nasıl kabartacaksın?’ sorusunu karşılık olarak aldık ki şaşırdık, ‘doğru ya nasıl kabaracak?’ telaşına kapıldık1 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gittik yarım paket de kabartma tozu döktük karışıma ve bir yandan da fırını kötü kokulu yağlardan arındırdık, temizledik, 170 dereceye ayarladık (ki fırın allahlıktır hiç sanmıyoruz ki o kadar hassas olsun) karışımı bir bardağa döktük fırına sürdük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada salondan arada sırada, ‘sakın fırının kapağını açma!’&lt;br /&gt;‘bak kabarmaz sonra...’ seslenişlerine de bir yandan kulak verdik bir yandan da kulağımızı tıkayıp fırını açtık, bardağın durumuna baktık. içeriye seslenip talimat aldık...’madem açtın kapağı o zaman bir kürdan batır, keklerin pişip pişmediği öyle kontrol edilir’ talimatları verildi, kürdan batırdık ve sonunda bardağı fırından tutacak yardımı ile aldık görüntüyle az biraz umutlandık ama havaya da sokmadık kendimizi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemencecik bir tepsi hazırladık, sufleyi, yanına da krema koyup servis ettik; ilk kaşıkla da notumuz verildi: bildiğimiz sufle işte eline sağlık babiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5012462368613498424?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5012462368613498424/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/05/bildigimiz-sufle.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5012462368613498424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5012462368613498424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/05/bildigimiz-sufle.html' title='bildiğimiz sufle!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S_-y4wAG1oI/AAAAAAAABM8/nqLBG9m4VnQ/s72-c/P1080884.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-5281529751232568220</id><published>2010-05-10T16:45:00.004+03:00</published><updated>2010-09-03T17:07:12.998+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sebze yemekleri'/><title type='text'>sonunda kendini aştın!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S-gQh52v7gI/AAAAAAAABMg/1K_RpR1D2C4/s1600/bezelye.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5469639922093649410" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S-gQh52v7gI/AAAAAAAABMg/1K_RpR1D2C4/s400/bezelye.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 400px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 364px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;dedik ya pazartesileri evdeyiz! e o zaman pazartesileri yemek yapıyoruz. sanki çocuk diğer günler aç kalıyormuş gibi tabii abartıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bugün de ayıptır söylemesi mercimek çorba, burgur pilavı, bezelye yaptık ve mücver yaptık. sulu yemekleri, soğukları özlemişiz de ondan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;size bu dörtlü biraz basit gelebilir ama şu an sol taraftan gelen sesleri duysanız bize haksızlık ettiğinizi anlardınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mercimek çorbasının içinde yok yok: kemik suyu havuç, patates, soğan, mecimek ve tuz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bulgur pilavında ise gerçekten hiç bir şey yok: bulgur ve tereyağı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mücver ise uzun zamandır yapılmıyordu abartıldı: dereotu, taze soğan, taze sarımsak, maydanoz, kabak, yumurta ve un ve tuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bezelye sade suya tirit: tereyağı, bezelye, ev salçası ve kuzu gerdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gelelim dedikoduya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- yemekte ne var?&lt;br /&gt;- ne istersen?&lt;br /&gt;- nasıl yani?&lt;br /&gt;- mercimek çorba, bulgur pilavı, bezelye ve mücver!&lt;br /&gt;- vavvv kendini aşmışsın yani! on beş gündür yatıyordun, kendini affettireceksin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-5281529751232568220?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/5281529751232568220/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/05/sonunda-kendini-astn.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5281529751232568220'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/5281529751232568220'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/05/sonunda-kendini-astn.html' title='sonunda kendini aştın!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S-gQh52v7gI/AAAAAAAABMg/1K_RpR1D2C4/s72-c/bezelye.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2660430062299885038.post-2618430534477674515</id><published>2010-05-03T17:32:00.006+03:00</published><updated>2010-09-03T17:07:48.236+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zeytinyağlılar'/><title type='text'>üçüncü sınıf aşçı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S97ljm7WdAI/AAAAAAAABMY/wAP31g8Smoo/s1600/P1080658.JPG"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467059397582025730" src="http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S97ljm7WdAI/AAAAAAAABMY/wAP31g8Smoo/s400/P1080658.JPG" style="cursor: hand; display: block; height: 258px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;sabır... sabır... sabır...&lt;br /&gt;sabredeceksiniz... bekleyeceksiniz! çok bekleyeceksiniz... &lt;br /&gt;belki yıllar yıllar geçecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve bir gün öylesine, durduk yerde pattanadak orta yere, 'baba bana şakşuka yapsana!' diyecek... şaşıracaksınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gerçi tam da beklediğiniz bu değildir sizin, 'şakşuka' mezedir ve sizin nazarınızda basit bir meyhane mezesidir... çoklukla da sizin pek rağbet etmediğiniz bir meze... &lt;br /&gt;ama olsun içinde patlıcan, domates ve biber vardır ve de kızartılmışlardır... daha ne olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;siz değilmisiniz 'bu kız hiç patlıcan, domates ve biber yemiyor' diyen işte o gün geldi... geldi gelmesine hatta bir başka sofradan eve getirildi belli... ama olsun... sonunda o gün geldi. artık patlıcan yiyecek, şakşuka bile olsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu arada haftada bir gün de olsa artık hafta arası izinliyiz ve evdeyiz o nedenle küçük küçük de olsa yemek siparişleri verilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzatmayalım; patlıcan, biber ve domates alındı. hatta bir keresinde görüp yemiştik diye kabak ve patates de şakşuka malzemesine eklendi ve sırayla domates (kabuğu soyuldu), kabak, patlıcan, biber ve patates doğrandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;domates ayrı bir kapta pişirildi ardından diğerleri küçük küçüp doğranıp kızartıldı; bir tabağa alındı; üzerlerine domates eklendi ve soğumaya bırakıldı. ardından da dolaba kaldırıldı ki hanfendi (on sekizi bitirdi ya ondan öyle diyoruz) geldiğinde soğuk soğuk servis edilsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nitekim öyle de oldu. küçük hanım geldi... mönü sunuldu: kremalı mantar çorbası, şakşuka, baklaya ve pazıya yatırılmış zeytinyağlı enginar ve biralı ev yapımı ekmek... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mönü kabul gördü; önce çorba kızartılmış ekmekle servis edildi; aferin ve 'eline sağlık' iltifatları alındı... ardından soğuklara geçildi şakşuka ve enginar sunuldu... ve enginar da iltifat gördü sıra şakşukaya geldi ki şak şak diye ardı ardına yüzümüzde laflar patladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- içinde hiç patlıcan yok! patates ve kabak doğramışsın! onlar nerden çıktı? nerden gördün de akıl ettin? bir de hiç birisi yeterince kızarmamış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tabii suratımız allak bullak oldu. üçüncü sınıf lokanta aşçısının yüzüne döndü ama renk vermedik pişkinliğe vurduk ama malzemelerin yeterince kızarmadıklarına da hak verdik... çünkü biz az diri severiz patlıcanı, biberi... sandık ki bizim sevdiklerimizi başkaları da sever!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sağlıkla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2660430062299885038-2618430534477674515?l=babiseyemekler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/feeds/2618430534477674515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/05/ucuncu-snf-asc.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2618430534477674515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2660430062299885038/posts/default/2618430534477674515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://babiseyemekler.blogspot.com/2010/05/ucuncu-snf-asc.html' title='üçüncü sınıf aşçı!'/><author><name>mehmet saraç</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='25' src='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/TTB5-NwmsZI/AAAAAAAAB-o/y9dIzb1L7BM/S220/ms%2B1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_T0_LpkrwfPs/S97ljm7WdAI/AAAAAAAABMY/wAP31g8Smoo/s72-c/P1080658.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry></feed>
