biber dolma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biber dolma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma

mımm eline sağlık!

yok şimdiye kadar hiç dert etmedik ne bulduysak ya sardık ya doldurduk; kimi yaprak kimi pazı sarması oldu bazen de biber bulduk biber dolması! renkleri de ha kırmızı ha yeşil ne gam!

zaten dolma içinin de içi hiç sabit olmadı... karışanımız görüşenimiz yok ya ondan herhal elimizin altında ne varsa dolmanın içinde o oldu.

aldığımız tek risk yiyen tarafından, ki oda ne yazık ki tek kişi, beğenilmesi beğenmezse yandığımızın resmidir. artık lafın bini bir para...

“gene şişirmişsin!”

“yuhh sana hiç yakıştıramadım!”

“ayy karnım aç zaten baba nerden bileyim nasıl olduğunu!”

bu kez de öyle oldu yani malzeme ne ise dolmada o var. markette dolmalık biber vardı onu oradan aldık gerisi mutfakta ne varsa!

kırık prinç var, koyduk; kuru soğan irice bir tane, bir çimdik tuz, az pul biber, bir domates kabuğu soyulmuş; et olarak da buzlukta kuzu eti var bir avuç onu kullandık ama et kıyma değil kuzu döşü!

dolayısıyla eti en keskin bıçağımızla parça parça kesme tahtasının üstünde doğradık içe kattık.

yok yok dolmanın içinin tıka basa doldurulmayacağını biliyoruz artık o konuda usta sayılırız yarısına kadar doldurduk. Tenceremize altı biberi yan yana sıraladık üstlerine çıkacak kadar da su ekledik.

neredeyse bir 40 dk kısık ateşte pişti dolmalar. bir yarım saat de kendilerini bulsun diye beklettik.

ve babiş okuldan gelir gelmez de iştahına sunduk, yedi hatta yaladı yuttu dedi ki;

“babiş bunun tadı çok güzel! eti de farklı! eline sağlık!”

sağlıkla...

Cumartesi

bir günlük misafir ağırladık!

babiş bir günlüğüne eve avdet etti. yani geri geldi ve de gitti. babayla yaz günü birlikte olmak ‘sıkıcı’ tabii ki! hak verdik.
bizim derdimiz özlediğini ve de ziyaretimize geleceğini belirten bu bir günlük misafiri, ‘misafir’ gibi ağırlamaktı.
sabahtan başladı koşturmaca. ne de olsa gelen ‘ağır’ misafir. beklentisi de ona göre. dalga geçmeye gelmez.
sabah daha kargalar daldan yere inmemişken, pazarcılar domatesi, hıyarı; bulurlarsa peyniri kahvaltıya katık etmeyi düşünürken, en önemlisi de güneş ortalığı kasıp kavurmadan salı pazarı’nın yolunu tuttuk. istanbul’da bu salı pazarı. bize yakın. bir gün anlatırız. değer çünkü.
neyse pazarda akşam monüsüne uygun malzeme aranıp bulunacak ve de alışveriş eksiksiz tamamlanacak ki bir daha dışarıya çıkılmasın!

- kırmızı biber, kuru soğan, taze nane, çamfıstığı, kavun ve salatalık, alınacak.

çünkü akşama aklımızdaki monü;

- göbek salata,
- zeytinyağlı biber dolma,
- kağıtta pirzola
- ve meyve olarak da gecenin bir yarısı sunulmak üzere kavun, vardı.

şimdi meyve ve sebze zamanı ya her şey bol pazarda ve ucuz. fiyatına bakmadan önümüze ne çıkarsa aldık. bulmuşken közleyip de kaldırmak için patlıcan, taze ceviz, fındık…
kendimizi eve attığımızda ‘iyi ki atmışız’ yoksa eriyip yok olmak üzereydik. az biraz soluklanıp mutfakta yer açıp ilk olarak babişin sevdiği biçimde zeytinyağlı biber dolma yapma çabasına giriştik. bu arada babiş, biber dolmasını kırmızı biberlerle seviyor ondan kırmızılar!

malzeme

- bir kg kırmızı biber
- 100 gr pirinç
- yarım su bardağı zeytinyağı
- 2 baş soğan
- yeterince çam fıstığı
- 4 dal taze nane
- bir limon suyu
- bir tatlı kaşığı toz şeker ve de bir çimdik tuz.

hazırlanışı

- iri doğranmış soğanlar zeytinyağında çevrildi
- çamfıstıkları ilave edildi
- pirincin suyu süzülüp eklendi. az biraz birlikte kavruldular ve de limon suyu, toz şeker, tuz ilave edilip soğumaya bırakıldılar
- biberler temizlenip içleri çıkarıldı ardından da sıkı olmamak kaydıyla tekrar harçla dolduruldu
- pişirme kabına dizildiler tek tek yan yatırılarak
- su eklendi üstlerine çıkacak kadar
- ve de suyu çekinceye kadar pişirildiler.

sonuç: rezalet! bir önceki biber dolmasında dik koymuştuk dolmaları tencereye. şimdi yatırdık. ne akılsa? biberleri yatırınca içleri dışarı çıktı. oldu mu sana biber dolması pirinç lapası. neyse ki biberlerin içinde yeterince pirinç vardı Allahtan!
dolmaları bu kez dik aldık servis kabımıza!!! soğumaya bırakıp sonra da dolaba kaldırdık. çünkü babiş soğuk sever!

akşam babişin tepsisi hazırlanıp da kendisine sunulunca doğru mutfağa kaçtık!
‘babiş ellerine sağlık! dolmalar nefis olmuş! yalnız yoğurt yok mu evde?” deyince de rahatladık.

sağlıkla.