Perşembe

meyhane pilavı

babiş’ten bugünlerde çok çekiyoruz! elinden şaşırmış bir haldeyiz. ne pişireceğimizi ne yiyeceğimizi bilmez bilmez dolanıp duruyoruz ortalıkta.

büyüdü ‘adam’ oldu ya, ya ‘geliyorum’ deyip, yemeğe gelmiyor ya ‘yemeyeceğim’ deyip biraz sonra ‘karnımmm acıkkkkkktııııı açım aççç’ deyip evin her yerinden sesinin en yüksek perdesiyle ses veriyor.

kızımız olmasa yapacağımızı biliriz ama ne çare ki sonunda babiş!

geçen akşam, ‘dışarıda meyveli yoğurt yedim, midem bulandı, canım bir şey istemiyor, sana biftek çıkardım akşama’ dedi. ‘iyi’ dedik, kendimizi biftek ve salata sofrasına fikren hazırladık.

ancak gelin görün ki, akşam eve vardığımızda bir yandan ders çalışıyor bir yandan sosyal medyadaki hareketliliğe katkıda bulunuyordu.

tam bifteği demir tavamıza atacaktık ki, içimize bir kurt düştü, seslendik salona, ‘babişşş meyhane pilavı yapsam yer misin?’

‘yerim’ demez mi?

siz olsanız ne yaparsınız?

tabii ki önce meyhane pilavı teklifini götürmez, hadi diyelim ki götürdünüz, ‘yerim’ yanıtına ‘zıkkımın kökünü ye’ karşılığını verirdiniz.

biz bir şey diyemedik tabii. kız sizin değil bizim kızımız. aç uyumasına gönlümüz razı gelmez.

neyse!

başladık meyhane pilavının hazırlığına…

- iki biftek dilimini önce boylamasına üçe dörde şerit şerit kestik,

- sonra küp küp doğradık dilimleri,

- etlerin dökme tenceremizde önce suyunu çektirdik,

- sonra bol tereyağı ile kavurduk,

- küp doğranmış bir baş soğanı ekledik üstlerine hepsini birlikte kavurduk,

- yarım yemek kaşığı ev salçası ekledik üstlerine,

- ardından da yıkanmış pirinç ekleyip,

- sıcak su çektik üstlerine,

- en son da pişmeye yakın meyhane pilavımız, toz tarçın ve iki çimdik tuz ilave edip,

- 10 dk dinlenmeye bıraktık.

babiş pilavları yoğurtlu yer, dolayısıyla bir tabak dolusu meyhane pilavını salona yoğurtla tepsi içinde servis ettik.

biz de pilavımızı mutfakta her zamanki yerimizde, yeşil soğan, turp ve de ayran eşliğinde yedik bitirdik.

bekledik ki içeriden hiç olmazsa, ‘eline sağlık babiş’ teşekkürü gelsin.

tabii ki bizimki ‘nafile’ bekleyişiydi.

babiş o kadar sms, tweet, eposta arasında ne yediğini niçin yediğini biraz önce aç mıydı tok muydu nereden hatırlayacak?

sağlıkla…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder