Cuma

daha onay alamadık!


bize dur durak yok! yeni yılın hazırlıkları şimdiden başladı bile... mutfağın nuh'u nebi'den kalma mönüsü gözden geçirildi, yeni tatlar için ar-ge çalışmalarına hız verildi, arada dış mutfaklara bile geziler düzenleniyor tarif hırsızlığı yapılıyor! şimdiden elimizde bir iki yeni tat var bile!

ancak yeni tatların var olması yetmiyor, biliyorsunuz "onay" gerekiyor; makam onaylayacak ve o tat sıraya girecek arada adı anılıp pişirilme izni alınacak sonra afiyetle yenilecek!

hatırlarsınız bir ara arada söz etmiştik 'tavuk kebabı üzerinde çalışıyoruz" diye. eh şimdilerde kıvama geldi kebap yavaş yavaş sonuç alıyoruz ama daha onay verilmedi! şimdilik zaman zaman sunuşlar yapıp aldığımız yorumlarla da düzeltmeler yapıp yeniden sunuyoruz!

tavuk kebabı ilk aklımıza geldiğinde sadece fikri vardı kendi yoktu. ki fikrin ortaya çıkması da aslının hiç aklımızdan çıkmamasıdır! dedik ki, "ola ki ona yakın bir lezzeti evde yakalarız!" fikir güçlü olunca ilk tavukçukların satıldığı dükkana girildi, bir kaç parça göğüs seçildi ve eve gelindi!

tavukçuk çok nazenin olduğundan bir parçasını makinede kıyma yapmak kolay oldu, gerisi de geldi: iki çay kaşığı biber salçası, bir çay kaşığı tuz!

bilirsizin her daim ilk buluşlar zahmetlidir üstelik güven vermez adama ama bizim kebap tahta yassı şişler üzerinde hiç de kötü durmadı, ızgaraya konuldu yine istifini bozmadı, taş gibi sım sıkı durdu kızardı ancak ağzımıza atınca anladık ki yeniyor yenmesine de bu kuruluğunu nasıl izah etmeli yoksa bir ısırık kebap bir yudum ayran nereye kadar?

uzatmayalım aradan günler geçti bu kez bir cesaret babiş'e de evde kebap teklif edildi, "olur deneriz!" denildi ve ikinci tavuk kebabının malzemesine bu kez çekilmiş kuyruk yağı konuldu yeniden pişirildi!

babiş beğendi hatta bir kaç tane birden yedi ama daha onay vermedi! sanki haklı da bir kaç malzeme eksik ama ne?

sağlıkla...

3 yorum: