Cuma

kadınlar ihmale gelmez!

nihayet olanlar oldu hatta “beklediğimiz oldu” desek daha doğru olur; babiş isyan etti üstelik bunu yazılı olarak da belgeledi!

biliyorsunuz haftalardır “kızlar”la ilgileniyoruz, dikkatlerini çekmeye çalışıyoruz, yapmadığımız numara kalmadı!

birbirinden çekici gezi planları yaptık birbirinden dehşetli yemekler önerdik; ne kuru fasulyeciler kaldı ne ciğerciler ne dürümcüler de kimse köprü başına kadar bile gelmedi!


olsun canları sağ olsun; biz umutlarımızı kaybetmiş değiliz! elbette her “rejim”in sonu gelir, ortalık demokratikleşir, serbest dolaşım serbest bırakılır, dileyen dilediği yere gider, canı çeken canının çektiğini yer içer!

neyse, dönelim babiş’e de meramımızı anlatalım… uzun zamandır babiş’e “düzgün, birbirinden ilginç, vay bee!” dedirtecek yemekler yapamıyoruz. (tırnak içindeki ibareler de zaman zaman babiş’in dile getirdiği yakarışlar.)

eee tabii bunda hafta sonu gezmelerinin de payı yok değil! “suri sultani’ydi, eminönü’ydü, tahtakale’ydi yok efendim sultanahmet’ti” deyip gezeceğimize; kadıköy çarşısı’dan pırasa, kabak alsaydık ve de eve gelip yeni dökme tencerelerimizin başına geçseydik daha iyi olmaz mıydı?


ya da aklımızı başımıza toplayıp da her akşam bir başka çeşit hazırlayıp dolaba koyduğumuz, sokak kapısına da “unutma!” diye not astığımız sandviçlerimizin çeşitlerini çoğaltsaydık daha iyi olmaz mıydı?

yapmadık tabii bütün bunları, üstelik işi iyice boşlayıp “son zamanlarda” bir de unutkan olunca, olanlar oldu ve babiş de dayanamayıp bu sabah durumu yazılı olarak belgeledi "bana sandviç hazırlamamışsın. kendi sandviçimi kendim hazırladım"ı bir kağıda yazdı, getirip görünen bir yere, banyo aynasına astı, okula öyle gitti!bu utanç da bize yeter artık!

sağlıkla…

1 yorum: